12 Aralık 2017 Salı24 R.Evvel 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:40Güneş 08:12Öğle 13:05İkindi 15:22Akşam 17:44Yatsı 19:10
    • 18°C Adana
    • 10°C Adıyaman
    • 8°C Afyon
    • -1°C Ağrı
    • 10°C Amasya
    • 5°C Ankara
    • 16°C Antalya
    • 9°C Artvin
    • 11°C Aydın
    • 8°C Balıkesir
  • BIST: 108.673 -0.44
  • Altın: 153,107 -0.12
  • Dolar: 3,8275 0.27
  • Euro: 4,5102 0.11

Tarihi bilmek iyi de, çözüm siyasette!

Haşmet Babaoğlu

Günümüzün popüler kültür modası tarih! Bazı gazetelerin "tarihten sorumlu" yazarları var. Bütün görevleri okura "her şey tekerrürden ibaret" duygusu vermek sanki!
Ekran tarihçileri ayrı âlem!
Öyle "ben bilirim, başkası bilmez" havaları, öyle küstah dilleri var ki, onların yanında ekrana çıkan akademisyen tarihçiler pek saf, pek çelimsiz kalıyorlar.

***
İyi de...
Bu kadar tarih konuşmak (hatta buna bazen "tarihe tapınmak" bile diyebiliriz) ne işe yarıyor?
Yeni açılan defterler, tarih tartışmaları sayesinde kırılan tabular, geçmişe dair ortaya dökülen şaşırtıcı detaylar önemli ama acaba bugüne bakışımızı değiştiriyorlar mı?
Pek sayılmaz!
Neden?
Çünkü herkes ihtiyacına göre sağa sola çekiştirip duruyor tarihi.
Herkes işine geleni dinliyor, gerisine kulağını tıkıyor.

***

Deniyor ki, bugünü anlamak için tarihi bilmek gerekir. Doğru!
Ama her zaman değil!
Adalet bir kez çekip gitmişse...
Zulüm defalarca barışı ezip geçmişse...
Tarihi tartışıp durmak bazen adaletsizliği ve savaş dinamiklerini çoğaltır.
Gerçek şu ki...
Daha iyi bir dünyayı geçmişe bakarak değil, geleceğe bakarak şimdi, bugün, burada kurmak zorundayız.

***

Eduardo Galeano bir gece Madrid'de bindiği taksinin şoförüne sorar: "Kuzey Afrikalı Müslümanlar İspanya'ya ne getirdiler?"
Hiç duraksamadan Faslı göçmenleri kastederek cevaplar taksici:
"Dert!"
Bu cevap karşısında Galeano susup tarihe doğru dalar.
Kuzey Afrikalı Müslümanların geçmişte İspanya'ya sekiz asır, otuz iki kuşak boyunca uygarlık ışığı taşıdıklarını anlatsa, ne anlamı olacaktır!
***
İspanyolcadaki dört bin sözcüğün...
Cebir ve trigonometrinin...
Tadını pek sevdikleri sirke, hardal, kimyon, safran, tarçın, köfteli yemekler ve meyve kurularının...
Bugün hâlâ birçok şehrin ve arazinin su ihtiyacını karşılayan sulama sistemlerinin...
Katolik dönemin engizisyon etkisine rağmen günümüz İspanyol'unda hâlâ varlığını sürdüren hoşgörü duygusunun...
Ve daha ne çok şeyin o Kuzey Afrikalı Müslümanlardan miras olduğunu anlatsam şimdi, diye düşünür Galeano...
Madridli taksicinin bugüne bakışına bir çare olabilir, onu değiştirir mi?
Hayır! Tarih, bu sorunu hiçbir zaman aşamamıştır.
Cevap daima siyasettedir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.