21 Kasım 2017 Salı2 R.Evvel 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:21Güneş 07:51Öğle 12:57İkindi 15:26Akşam 17:49Yatsı 19:13
    • 13°C Adana
    • 9°C Adıyaman
    • 3°C Afyon
    • 6°C Ağrı
    • 11°C Amasya
    • 5°C Ankara
    • 15°C Antalya
    • 12°C Artvin
    • 5°C Aydın
    • 6°C Balıkesir
  • BIST: 103.912 -2.19
  • Altın: 161,198 -0.08
  • Dolar: 3,9233 1.34
  • Euro: 4,6062 0.86

Mübarek sonrası, demokrasi vaat ediyor mu?

Hüseyin Gülerce

Tunus, Yemen, Mısır, Ürdün; halk yönetimlere başkaldırıyor. Tek bir ülkesinde demokrasi olmayan Arap dünyası sarsılıyor. Asıl soru şudur: Gelecek; demokrasi vaat ediyor mu? Bu isyanlardan sonra yönetimi, seçmen iradesi belirleyecek mi? Hukukun üstünlüğü sağlanacak mı? Herkesin hesap vereceği, şeffaflığın hâkim olacağı ve adil gelir dağılımının sağlanacağı bir demokrasi kurulabilecek mi? Kimse hayaller kurmasın, yakın bir tarihte gerçekleşmesi zor bir ihtimal bu. En az birkaç nesil alır...


Ortadoğu artık eskisi gibi olmayacak. ABD'nin Mübarek'ten yana tavır koymaması da bunu anlatıyor. Tamam da, Avrupa ve Amerika ne kadar samimi? Batı, Arap dünyasında gerçekten demokrasi istiyor mu? Sandıktan ya İslamî akımların temsilcileri çıkarsa? Ya Mısır'da Müslüman Kardeşler iktidar olursa? Irak'a İsrail'in güvenliği için giren ABD'nin, ya hesapları bozulursa?

Batı'nın çifte standartları vardır. Kendisi için demokrasi ister fakat sömürgelerinde asla... Batı için önemli olan menfaatleridir. Diktatörlükler, aile yönetimleri tercihe şayandır. Yönetici azınlıklar ile anlaşmak, iş bitirmek, halkı temsil eden iktidarlara göre daha kolaydır.

Evet, ABD'nin, Ortadoğu'ya demokrasi getirme amaçlı bir Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) vardı. Rafa kaldırılır gibi olmuştu. Acaba bu olup bitenler, yenilenmiş BOP uygulamaları mıdır? Olan bitende ABD'nin rolü nedir? Bilmiyoruz. Sular durulunca anlayacağız.

Mısır'ın geleceği, Arap-İsrail ilişkilerini, bu ilişkiler Ortadoğu'yu, Ortadoğu'nun geleceği de dünya barışını ilgilendiriyor. Küresel ölçekte yeni bir dönemin başladığını söyleyebiliriz.

Türkiye için tarihî fırsatlar da doğabilir. Tahrir Meydanı'nda Erdoğan'a yapılan tezahürat, Türkiye'ye duyulan sempatiyi de anlatıyor. (Mısır'daki isyandan, direniş çıkartmaya çalışan CHP'nin kulakları çınlasın...) Perişan İslam coğrafyasında, demokraside ilerlemeye kilitlenmiş ve dünya ile entegre olmaya kararlı bir Türkiye; bu coğrafya için örnek olabilir.

Başta Mısır, Arap dünyasındaki gelişmeler, bize Türkiye'de ağır aksak da ilerlese, demokrasinin kıymetini bir daha anlatmalıdır. Bunu AK Parti iktidarını kastederek söylemiyorum. Bazılarının eleştireceğini biliyorum ama söylemeliyim. Geldiğimiz demokratik aşamada, çok partili hayata geçme kararı alan İsmet İnönü'nün de payı var. Sebep, samimiyet ne olursa olsun İnönü, Cumhuriyetimiz için bir dönüm noktası olan bu tarihî kararı alabilmiştir. Siyasileri eleştirirken, yaptıkları doğruları da görebilmeliyiz. Yine, Türkiye'nin AB üyeliği konusunda hemen bütün hükümetler, taşın üstüne bir taş koymuş, demokrasi çıtasının yükselmesine destek vermişlerdir. Eğer siyaseti abartıp, sen-ben kavgalarına düşülmeseydi, bir de vesayetten yana olanlar, demokrasiye saygılı olma kararı alabilseydi, şimdi Türkiye çok daha ileride olurdu.

Mısır, Ürdün ve Tunus'taki gelişmelerin hatırlattığı bir gerçek daha var. Sadece yönetimler açısından değil, toplumlar açısından da İslam coğrafyasında ciddi problemler bulunuyor. 57 Müslüman ülke, bugün dünya nüfusunun yüzde 24'ünü oluşturuyor ama dünya üretiminin ancak yüzde 7'sini sağlıyor. Gelir adaletsizliğinde, pek çok İslam ülkesi en başta bulunuyor. Peygamberimiz (sas) "Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir." derken, bu vurdumduymazlık, bu nemelazımcılık, bu bencillik ne kadar yüz kızartıcı... Birkaç asırdan beri bilimde, teknolojide en gerilerdeyiz. Dinimiz ilmi, aklı, mantığı tavsiye ettiği halde, çalışmayı ibadet saydığı halde, fakirlik bizde, ayrılıklar bizde, cehalet bizde... İşte Irak; bir gün Şiilerin camii bombalanıyor, öteki gün Sünnilerin... "Bize ne oldu böyle?" deyip Müslümanlığımızı sorgulamıyoruz. Başkalarını suçlamak kolay da, "Allah, işini hakkıyla yapanları sever" düsturunu neden unutuyoruz? "Müminler birbirinin kardeşidir" ipine neden sarılmıyoruz?

İnsanla başlayan problem, yine insanla çözülür. Yaşatmak için yaşayan muhabbet fedailerine ihtiyacımız var..

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.