28 Mayıs 2017 Pazar2 Ramazan 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • İslam beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah"tan başka ilah olmadığına ve Muhammed"in O"nun kulu ve elçisi olduguna şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kabe"ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak. (Tirmizi, İman 3, (2612))
  • " Kim Allah'a inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır." (Buhâri,
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:35Güneş 05:29Öğle 13:08İkindi 17:05Akşam 20:34Yatsı 22:19
    • 17°C Adana
    • 15°C Adıyaman
    • 11°C Afyon
    • 10°C Ağrı
    • 13°C Amasya
    • 10°C Ankara
    • 18°C Antalya
    • 16°C Artvin
    • 15°C Aydın
    • 14°C Balıkesir
  • BIST: 97.533 -0.18
  • Altın: 145,781 1.23
  • Dolar: 3,5801 0.37
  • Euro: 4,0019 0.03

Asker'den medet uman tek CHP'li Batum mu?

Abdulkadir Özkan

CHP'li Batum'un sözlerini Vatan Gazetesi'nde ilk gördüğümde Mısır'daki gelişmeler üzerine söylemiş diye düşünmüş, öyle kabul etmiştim. Aynı sayfada iki haber daha vardı ve o haberlerde de askere gönderme yapılıyordu. Birisi AK Partili bir sözcüye aitti... 28 Şubat süreci ve 27 Nisan e-muhtırasına gönderme yapılıyordu. Diğerinde ise bir CHP'li sözcü Mısır olayları ile Türkiye arasında bir mukayese yapıyordu. Ancak Batum'un sözlerinin doğrudan doğruya TSK'yı hedef aldığını görünce inanmak istemediğimi belirtmek istiyorum... Şaşırmamın sebebi yıllar yılı darbecilere alkış tutmasalar da sessiz kalmak suretiyle destek veren bir siyasi hareketin genel başkan yardımcısının adeta askere karşı cephe açar mahiyette bir yaklaşımın içinde olması. Daha doğrusu askeri kağıttan kaplana benzetmesi. Bir bakıma tahrik ederek askeri siyasete müdahaleye çağırmasını anlamak mümkün ama Amerika ile ilişkilerin TSK'yı bu hale getirdiğini söylemek aslında Batum'un varmak istediği hedefe ters düşüyordu. Belki de bir kızgınlığın ve öfkenin ifadesiydi o sözler. Orasını özür dileme açıklamasında da fazlaca izah etmiyor.

Her ne ise Batum'un bu açıklaması ciddi bir tepkiye yol açtı. Ve TSK'dan yapılan açıklama siyasilere asker üzerinden siyaset yapılmaması istendi. Diyebiliriz ki Batum ve onun gibi düşünenlere bir ders verildi.

Konu üzerinde daha bir süre tartışmalar yapılacak, pek çok şey söylenecektir. Hatta şimdiden CHP'nin Batum'dan biran evvel kurtulması çağrıları yapılmaya başlandı. Ancak; bu çağrılar akla hemen şu soruyu getiriyor: CHP Batum'dan kurtulduğu takdirde yıllardan beri var olan alışkanlığından kurtulacak, gerçekten kendisini iktidar yapmayan halkı cahillikle suçlamaktan vazgeçecek midir? Kısacası halkın iradesine saygı duyacak, gerçekten egemenliğin kayıtsız şartsız millette olduğu prensibini içine sindirecek, sindirebilecek midir? Lafı uzatmanın anlamı yok... CHP içindeki demokratik söyleme ters ve hayata geçiremeyen, içine sindiremeyen kişi tek kişi Batum mu?

Bu soruya evet demek mümkün mü?

CHP toplumun büyük bölümüne ters düşen laiklik anlayışını çağdaş anlayış içinde yeniden yorumlayabilecek, ona göre söylem geliştirebilecek midir? Söz gelimi devletin bütün inançlar karşısında tarafsız kalması gerektiğini savunabilecek mi yoksa içine saplanılmış, dindarlığı çağ dışılık olarak gören laikçilik anlayışını sürdürmeye devam edecek midir? İnsanları laikler laik olmayan diye ayırmaktan CHP kendisini kurtarabilecek midir? Batum CHP'den dışlandığı takdirde CHP kendi anlayışını bu millete inanç diye dayatmaktan vazgeçebilecek mi? Kısacası toplumun genel değerlerine ters düşen CHP bu yaklaşıma sadece Batum ile mi geldi.

Böyle bir şey yok. CHP yıllardan beri bildiğimiz CHP. Demokrasi anlayışı bile sadece belli bir grubu tatmin ediyor. Özgürlükler konusunda bile hep kendi anlayışını topluma dayatan bir CHP söz konusu. Bu bakımdan CHP öncelikli olarak kemikleşmiş anlayışını gözden geçirmeli, toplum ile kucaklaşabilmelidir. Eğer toplumun yüzde 20'lik kısmı ile kucaklaşmayı toplum ile kucaklaşmak olarak kabul eden anlayış sürecekse bırakın bir de Batum kendine göre konuşsun. Konuşsun ki bu millet CHP'nin iç yüzünü daha kolay anlama imkanı bulsun.

Ve yıllardan beri CHP, TSK'yı günlük siyasetin içinde görme ve çekme çabalarının artık sonuç vermeyeceğini bizzat TSK tarafından yapılan açıklama ile o dönemin kapandığını belki öğrenme fırsatı bulur. Bu arada toplumsal hayatta değişim istenen noktaya gelmiş olmasa da önemli bir mesafe kazandığı bu vesileyle görülmüş olsun... Öyle ya bir siyasi partinin sözcüsü yıllardan beri sahip olunan alışkanlıkla askeri siyasete müdahaleye davet ederken bizzat asker, "Bizim üzerimizden siyaset yapmayın. Kendi işinize bakın" anlamına gelebilecek bir açıklama yapıyor. Yani bazı sivil görünümlülerin aslında ne noktada bulunduklarını toplum olarak görme fırsatı ortaya çıkıyor.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.