24 Mart 2017 Cuma26 C.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Biz, insanlara belli zaman aralıklarıyla okuyasın diye Kur’an’ı parçalara ayırdık ve onu bölümler halinde indirdik.” (İsra, 17/106)
  • “Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” (Buhârî, "Fezâilü’l–Kur’ân", 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:27Güneş 06:54Öğle 13:18İkindi 16:43Akşam 19:28Yatsı 20:48
    • 11°C Adana
    • 9°C Adıyaman
    • 5°C Afyon
    • -4°C Ağrı
    • 5°C Amasya
    • 2°C Ankara
    • 16°C Antalya
    • 4°C Artvin
    • 11°C Aydın
    • 7°C Balıkesir
  • BIST: 89.764 -0.05
  • Altın: 145,514 0.17
  • Dolar: 3,6255 0.24
  • Euro: 3,9111 0.07

Bütçeden tarıma 10, faize 84 milyar pay

Abdulkadir Özkan

Bu ülkede geçmişte ekilmeyen arazilere destek verildi ve bunun yanlışlığını çeşitli kereler dile getirdim. Tarımda desteğin araziye değil üretime verilmesi gerektiğini, üretimin ancak böyle artacağını, öbür türlüsünün çiftçiyi tembelliğe ve yanlış yollara sevk edeceğini ısrarla ifadeye çalıştım. Bugün gelinen noktada ise çiftçiye hangi ürünler için ne kadar destek verileceği önceden ilan edilmek suretiyle hem çiftçi belli ürünleri ekmeye yönlendiriliyor hem de yanlış yollara sapılmasının önüne geçilmeye çalışılıyor.

Çiftçiye verilen desteğin yeterli ya da yetersiz oluşu, destek verilen ürünlerin ülke gerçeklerine uygun tespit edilip edilmediği ayrı bir araştırma ve tartışma konusu. Ancak, geçmişin yanlış uygulamasına -tamamen kaldırılmış olmasa da- son verilmiş olması iyi bir gelişmedir. Yalnız uygulanan çiftçi destek şekline itiraz edenler, yanlışlığı üzerinde duranlar da olabilir. Söz gelimi hangi ürüne ne kadar destek verileceği şimdiden açıklanıp ödemenin önümüzdeki sene verilecek olması desteği destek olmaktan çıkartabilir. Bir başka ifade ile büyük çiftçilerden ziyade orta ve küçük çiftçilerin dayanma gücünü aşabilir. Bir diğer husus ise tarımda elde edilen ürünlerin genellikle faturasız pazarlandığı desteğin kesilen faturaya göre alınacağı düşünülecek olursa uygulamada zorluk, çiftçinin beklentisinde ise tatminsizlik ortaya çıkabilir. Tüm bunlara rağmen önümüzdeki yıl için çiftçilere yapılan destek ödemesi için 9.8 milyar lira ayrılmış olması iyi bir gelişmedir. Ayrılan bu paranın da elde edilen ürüne göre dağıtılacak olması da çiftçiyi teşvik ve yıllardan beri ekmeye değer bulunmayan arazilerin ekilmesini sağlaması bakımından önemli olabilir.

Ancak esas üzerinde durmak istediğim husus başka. 2010 yılı bütçesinden ürün desteği olarak 5.7 milyar lira ödeme yapılmış. 2011 Bütçesine ise 6 milyar lira ödenek konulmuş. Peki başlığa aldığımız 9.8 milyar nereden çıktı, diye sorabilirsiniz. Ürün destekleme olarak bütçeye 6 milyar konulurken faiz farkı gibi diğer desteklerle birlikte yapılacak ödemenin 9.8 milyar lirayı bulduğu belirtiliyor. Bende bu rakamı 10 milyar olarak yuvarlayarak başlığa aldım.

Ancak bütçede ayrılan diğer harcama kalemlerine bakıldığında ortaya üzüntü verici bir manzara çıkıyor. 2011 bütçe harcamaları 312 milyar lira olarak belirlenmiş durumda. Bu rakamdan çalışan personele 84 milyar lira ödenecekken faize de 84 milyar lira ayrılmış. Buna karşılık kamu yatırımları 21 milyar, çiftçinin üretiminin desteklenmesi için de 9.8 milyar lira öngörülüyor.

Yani tüm kamu personeline ücret ve sosyal yardımlar dahil ayrılan ödenek ile faize ayrılan ödenek bir birine eş. Bu arada kamu yatırımları için öngörülen rakam ise faize verilecek paranın dörtte biri seviyesinde. Bu rakamlara bakarak ekonominin çok iyi yolda olduğu, krizin zararsız atlatıldığını söylemek mümkün olabilir mi?

Bu rakamlara bakarak uygulanmakta olan ekonominin para babalarını kolladığını, ülke gelirlerinin önemli bir kısmının sadece zenginlere aktığını söylemek haksızlık mıdır?

Birileri çıkıp dünya gerçekleri dikkate alındığında başka türlü bir uygulama düşünülemez diyebilirler. Ben de onlara sizin beyniniz başka türlü düşünmeyi, başka uygulamaları kabul etmiyorsa size ne diyelim, derim. Vahşi kapitalizmin ülkemize yansıması olan uygulanan ekonomik politikaların ülkeyi getirip borç bataklığına sapladığını, 73 milyonun sadece devlete borç verenlerin faizleri için yırtınırcasına çalışmak zorunda kaldığını söylersek haksızlık mı etmiş olacağız?

Farklı düşünenler artık vahşi kapitalizmin ülkelere ve toplumlara geçici rahatlık sağlarmış gibi görünse de uzun vade ülkeleri küresel sermayenin esiri haline getirdiğini görmek durumundadırlar. Küreselleşme ve globalleşme sloganlarının arkasına gizlenen kürsel sermayenin yönlendiricileri bilinmelidir ki tüm dünyayı sömürmektedirler. Yaptıkları iş kılıfına uydurulmuş tefeciliktir. 2011 yılı bütçesindeki harcama kalemleri bunu gösteriyor.

İşin bir başka boyutu ise bütçenin gider kalemlerinde zaman içinde değişikliklerde söz konusu olabilir. Söz gelimi borç faizlerinin bir kısmını ertelemek söz konusu olamaz ama zaten kuşa dönmüş olan kamu yatırımlarından kesinti gündeme gelebilir. Hatta çiftçi destek fonları bile tırtıklanabilir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.