H.Celal Güzel

H.Celal Güzel

Bir demokrasi ve hukuk manifestosu

Bir demokrasi ve hukuk manifestosu

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın, AYM'nin 46. kuruluş yıldönümü münasebetiyle yaptığı konuşma, son dönemde antidemokratik dayatmalarla ve
hukuk dışı uygulamalarla karartılan gönüllerimizi bir nebze olsun ferahlattı.
Prof. Dr. Sami Selçuk'un, 1999'da Yargıtay Başkanı olarak yaptığı açış konuşması, üçüncü binin başında sunulmuş gerçek bir 'Demokrasi Bildirgesi' idi. Bu tarihten dokuz yıl sonra, Haşim Kılıç'ın yaptığı konuşma da, bir 'Demokrasi ve Hukuk Bildirgesi' oldu. Bu arada, Selçuk'un düşüncelerinden çırpıştırılarak hazırlandığı anlaşılan Ahmet Necdet Sezer'in, AYM Başkanı iken yaptığı 1999 ve 2000 yıllarındaki konuşmalar, ona Cumhurbaşkanlığı yolunu açtı. Lâkin, ne yazık ki Sezer, Cumhurbaşkanlığı döneminde, söylediklerinin tam aksini uyguladı.
***
AYM Başkanı Kılıç'ın tarihî konuşmasını, herkesin altını çizerek ve üzerinde düşünerek tekrar tekrar okuması lâzımdır. Her biri özlü birer ders mahiyetindeki sözlerinden çok önemli gördüğümüz bazı cümleleri nakletmek istiyoruz:
1. YENİ ANAYASA: 'Anayasalar(...) iktidarların gücünü bireyler lehine sınırlayan(...) temel hukuk belgeleridir.
'Demokratik, lâik, çoğulcu, katılımcı, insan onuru ve hukukun üstünlüğü temeline oturan, katı ideolojik dogmalardan arınmış, değişime
açık, toplumun değerleriyle bütünleşmiş ve uzlaştırıcı bir anayasa özlemi tüm toplum kesimlerince dile getirilmektedir.'
'Bürokratik yapıyı özgürlükçü demokratik işleyişe engel olmaktan çıkarıp, ulusun demokratik iradesinin gerçeklemesi yönünde kullanan(...)
bir anayasanın hazırlanması gerekir.'
2. YARGI: 'Mahkeme kararları elbette tartışılabilir ve eleştirilebilir. Demokratik hukuk devletinde bunun aksi düşünülemez. Yargı kararlarının eleştirilmediği yerde, yargının kendisini yenilemesi ve geliştirmesi mümkün değildir.'
'Ancak, yargı kararlarının eleştirilmesi hakarete ve güven zedelemeye dönüştüğünde, kurumsal ve toplumsal barışın bozulması kaçınılmazdır.'
'Yasama, yürütme ve yargı organlarının hareket alanlarını genişletme çabaları güçler arası çatışmanın en belirgin sebebidir.'
'... ülkemiz aleyhine verilen kararlar (AİHM'de), ağırlıklı olarak, yargı yoluyla gerçekleştirilen hak ihlâllerine dayanmaktadır.'
'Hukukun üstünlüğü yargıcın üstünlüğü anlamına gelmez. Anayasaların ve yasaların bağlayıcılığı vatandaştan önce devlet organları ve yargı mercileri için geçerlidir.'
'Yargı belirli bir dereceye kadar değil, mutlak anlamda tarafsız olmak zorundadır. Belirli bir noktadan sonra tarafsızlığını yitiren yargıç, o noktadan itibaren artık yargıç değildir. Verdiği kararın hukukun üstünlüğü ve adâlet ile bir ilgisi olamaz. YARGIç, KENDİSİNE ANAYASA ve YASALARLA VERİLMİŞ GöREVLER DIŞINDA MİSYON üSTLENEMEZ. Unutulmamalıdır ki, hukukun dışına çıkmakla korunabilecek bir sistem esasen korunmaya değer değildir.'
3. DüŞüNCE öZGüRLüĞü: '... Anayasa mahkemelerinin aslî görevi, anayasal devletin teminatı olarak, ferdin hak ve özgürlüklerini devlet otoritesi kullanan diğer kurumlar karşısında korumaktır.'
'İnsan onurunu temellendiren, demokratik hukuk devletinin olmazsa olmaz koşullarından biri de kuşkusuz, düşünceyi ifade özgürlüğüdür.'
'Bireyin yerine geçerek onun ne düşünmesi ya da nasıl hissetmesi gerektiğine karar vermek ancak 'dayatma' kavramıyla tanımlanabilir. Oysa, demokrasiler tartışma ve aykırılıkların olmayışı üzerine değil, tam tersine, onların varlığı ve etkinliği üzerine kuruludur(...) Düşünceyi ifade özgürlüğünün 'içinden düşün' mantığına indirgenerek hapsedilmesi, bu özgürlüğün ortadan kaldırılmasıyla eşdeğerdedir(...)
Herkesin aynı şekilde düşünmeye ve inanmaya zorlandığı bir ülkede çoğulcu demokrasiden bahsetmek mümkün değildir.'
***
Başkan Kılıç, ayrıca 'Hukuk dışı yollardan güç alarak rejimi ya da ülkeyi kurtarma girişimlerinin ülkenin batışını hızlandırmaktan başka işe yaramayacağı bilinmelidir' diyerek 'halâskârlara' da atıfta bulunuyor.
Diğer taraftan, 'Anayasa yargısının ulus iradesiyle bağlantısının kurulması gerekliliği' ne temas ederek, 1961 Anayasası'nda olduğu gibi AYM üyelerinin bir kısmının parlamento tarafından seçilmesi gerektiğini söylüyor.
'Mutlak iktidar'ın yozlaştırma tehlikesine işaret eden Kılıç'ın, AYM'nin çoğunluk iktidarını sınırlandırma işlevi sözünün ters şekilde yorumlanmaması lâzımdır.
Lâkin, Kılıç'ın bu birbirinden değerli görüşleri içinde, Anayasa'nın AYM'nin görev ve yetkileri arasında belirtmediği, '... AYM'nin Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter yapısını koruma ve gerçekten demokratik, lâik, sosyal bir hukuk devleti olması yolundaki gayretleri' (s. 8) şeklinde ifade ettiği görevini yadırgadığımızı söylemeliyiz. Bu ifadeyi, 'Yargıç, kendisine anayasa ve yasalarla verilmiş görevler dışında misyon üstlenemez' sözüyle çelişik görüyoruz.
***
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ı, bir demokrasi ve hukuk manifestosu niteliğindeki bu güzel konuşması için tebrik ediyoruz.
Bu konuşmanın, AYM'nin diğer üyeleri tarafından da dikkatle değerlendirilmesini ve kararların buna göre alınmasını diliyoruz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
H.Celal Güzel Arşivi