Abdurrahim Karakoç

Abdurrahim Karakoç

Taksim muharebesi kime ne kazandırır?

Taksim muharebesi kime ne kazandırır?

Var bir bildikleri kesinlikle..
İşçiler özel bayramlarını (!) ille de Taksim Meydanı’nda kutlamak istiyor..
Niye? Türkiye’nin başka alanlarına kıran mı girdi?
Bana göre maksat kutlamaktan ziyade, “kurtlamak” olsa gerek..
Medya denilen illet yangına gazyağı stokluyor. Yeni cinsten körükler yığıyor..
İktidar geri durur mu? Vali’nin ağzıyla resti görüyor ve yaptırmam zılgıtını çekiyor..
Baykal’ın söyledikleri gülünç mü gülünç.
Diyor ki:
“Bırakın şu yasakçılık anlayışını.. Otuz yıldır yasakçılığı savunmak doğru mu?”
Doğru değildir elbet.. Amma siz aynı yasakçılığı başörtüsü için, Kur’an kursları için, kılık-kıyafet için kaç senedir devam ettirmiyor musunuz?
“Tencere dibin kara, seninki benden kara..”
Mesele bu kadar basit, fakat, safkan laikçi, ağırsıklet gazetelerimiz, gazetecilerimiz olmadığı için sesimiz cılız çıkıyor..
Beni güldüren, sayın Baykal’ın yasakçılığa karşı olması..
Sanki yasakçılık yüzünden Anayasa Mahkemesi’ni, Danıştay’ı günde üç-beş defa rahatsız eden kendileri değil..
Amma Baykal ve arkadaşları mazurdurlar..
Kendilerine itibar etmeyen milleti yasaklarla boğmaktan bayağı zevk alıyorlar sanırım..
Kim milli değerlere sahip çıkıyorsa, hemen defterini dürmenin yollarını ararlar..
İşte size müşahhas bir örnek:
Gen. Kur. Başkanı sayın Yaşar Büyükanıt geçen gün Rahşan Ecevit ebenin elini öptü.. Kemal-i edep ve saygılı bir el öpme seyrettik..
Acaba öpülen el “sabetayist” olduğu iddia edilen solcu bir siyaset sembolu olmasaydı da, başörtülü bir şehit anası olsaydı, solcu geçinen ve bilumum fiillere muhalefet eden medyamız, daha açık bir ifade ile sayın Baykal ne fırtınalar koparırdı?
Vaktiyle Düzce Valisi, Bülent Ecevit’in elini öpünce, kendimi tutamadım, “Devlet, siyasetçinin elini öpmez” diye eleştirmiştim.. Evet, vali devletin temsilcisi, Ecevit bir siyasetçiydi..
Ve şimdi:
Genelkurmay Başkanı üniformasıyla eğilerek siyasetçilikten başka hiçbir özellik taşımayan Rahşan Ecevit’in elini öpüyor..
Benim ne düşündüğüm önemli değil, Rahşan hanımın yerinde başörtülü, alnı secdeli bir Anadolu ninesi olsaydı, medyamızın tavrını merak etmez miydiniz?..
Bir başka husus daha var:
TEMA Vakfı kurucu başkanı Hayrettin Karaca generallerimizin ağaç diktikleri alanda AKP genel başkanına vermiş-veriştirmiş.. Generallerimiz şiddetli alkış yapmışlar..
Şiddetini bilmiyoruz alkışın, amma siyasi bir konuşma yapılıyor, ülkenin Başbakan’ı hakaret derecesinde eleştiriliyorsa, devletin maaşlı bürokratları, yani askerler alkışlama memurluğu mu yapacaklar?.
Sözgelimi, bir kişi generallerimizin huzurunda demokrasiyi, parti içi hukuku ayağının altına alarak çiğneyen Deniz Baykal hakkında sözler söyleseydi, orada bulunan generallerimiz yine alkışlarlar mıydı?
Hiç zannetmiyorum..
O zaman şöyle düşünürüm:
Safkan laikçi ve ağırsıklet siyasetçiler, medya mensupları bizim ülkede gerekçesiz bir saygıya layıktırlar..
Aksi olursa, yani Sosyaldemokrat mı, Postaldemokrat mı her ne ise itiraz eder endişesiyle tedbiri elden bırakmayanlar ülke çoğunluğunu ya adam saymıyorlar, ya da tarafgirlik yapıyorlar..
Sendikalara Taksim Yasağı uygulayan iktidara ateş püsküren sayın Baykal, Gen. Kur. tarafından uygulanan “akredite” yasağına veya komedisine ne buyururlar?
Ne buyuracağını biliyorsunuz..
CHP kurultayında aday olmak dahi yasaklanmıştır.. Hür düşünceye çelik kelepçeler vurulduğunu bilmeyen var mı?

AKP sayesinde benzine zam geliyor
CHP laiklikle zamları dengeliyor
Bir garip ülke olduk, ayıplıklar içinde
Bakınız yasaklara, yasak kimden geliyor?


Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Abdurrahim Karakoç Arşivi