17 Ekim 2017 Salı27 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:45Güneş 07:11Öğle 12:57İkindi 15:57Akşam 18:29Yatsı 19:49
    • 30°C Adana
    • 23°C Adıyaman
    • 15°C Afyon
    • 12°C Ağrı
    • 16°C Amasya
    • 18°C Ankara
    • 30°C Antalya
    • 11°C Artvin
    • 26°C Aydın
    • 22°C Balıkesir
  • BIST: 107.479 0.94
  • Altın: 151,616 -0.15
  • Dolar: 3,6610 0.47
  • Euro: 4,3049 0.04

Sağlık... Ne yapsan, olmuyor!

Haşmet Babaoğlu

Yarısı Fırat'ın sularına gömülmüş ıssız bir köy.Terk edilmiş.
Herkes çekmiş gitmiş. Bir kişi gelmiş.
60 yaşlarında bir adam. Dinç, güler yüzlü.
Tek başına olmaktan memnun.
Belgeselci soruyor: Neden burada yaşıyorsunuz?
Cevap: Emekli olduktan sonra sağlığım için burada yaşamayı seçtim.
Belgeselci yine soruyor: Elektriğiniz bile yok. Sıkılmıyor musunuz? Teknolojiye ihtiyaç duymuyor musunuz, özlemiyor musunuz?
Kurulmuş makine gibi anlatmaya başlıyor adam..
Şehrin özlenecek bir tarafı yok. Burada çok sağlıklıyım. Şehir insanın sağlığını bozuyor. Teknoloji çıktı hastalıklar arttı...
Belgeselci en sonunda gülmeye başlıyor: "Öyle güzel anlatıyorsunuz ki, neredeyse her şeyi bırakıp buraya yerleşmeye karar vereceğim.
***
Ne ilginç değil mi?
Belgeselci genç kadınla, terk edilmiş bir köyde inzivaya çekilmiş adam sağlık konusundahemen anlaşıyor!
Farkındasınız, değil mi? Bunun "her şeyin başı sağlık" kavrayışıyla pek ilgisi yok!
Bu basbayağı...
Şehirde veya dağ başında, nerede yaşarsak yaşayalım zihinlerimizi teslim alan "her şeyin başı, ortası, sonu sağlık" takıntısı!
Ben ekran karşısında takılıp kalmış onları izlerken kendi kendime mırıldanıyorum tabii..
"Be kardeşim!" diyorum içimden hayal kırıklığıyla...
"Besbelli ki kaçmışsın, o ıssız köye! Belki kendinden, belki başkalarından; belki canını sıkanlardan, belki canını sıktıklarından kaçmışsın... Ama hepsi bu muydu? O ıssızlığın ortasında bütün aradığın sağlığınsa, ne cılız bir tercih bu! Nasıl 'eksik' bir varoluş!"
***
Arayan bir insan...
Hisseden, düşünen, mutlu olan ve mutlu eden bir insan...
Sağlık işte bütün bunları mümkün ve nitelikli kılabildiği için değerli, değil miydi?
Günümüz insanı ise sağlıktan başka bir şey aramıyor; başka bir şey düşünmüyor, en büyük mutluluk sağlık, en büyük "başarı" sağlık!
Sonuç?
Kısır döngü!
Sağlık sektörü sürekli her an sağlığımızı yitirebileceğimizi söylüyor. Tehlike hep bir adım uzağımızda!
Çevremiz sağlığımızın düşmanlarıyla dolu.
Bütün çırpınmalarına karşın içine kapatıldığı döner çemberden bir türlü çıkamadığı için yorgun düşen kobaylar gibiyiz!
Yazık bize!
Hani "Sağlık olsun" diyeceğim de...
Olmuyor bir türlü!

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.