Rahim Er

Rahim Er

Fos modern darbe

Fos modern darbe

Yeniçeri askerinin, Sultan Genç Osman’ı devirmeleri, IV. Murad’a kan kusturmaları, III. Ahmed’e Patrona Halil isyanıyla Sadrazam İbrahim Paşayı idam ettirmekle kalmayıp tahtta değişiklik yaptırmaları, III. Selim’i şehid etmeleri....
Tanzimat askerinin, Sultan Abdülaziz Han’ı şehid etmesi...
Meşrutiyet askerinin, düzmece 31 Mart Vak’asıyla Sultan II. Abdülhamid’i çekilmek zorunda bırakması....
Cumhuriyet askerinin, 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat 27 Nisan hareketleri...
Bunların hepsi, meşru nizama, meşru iktidara karşı isyandır ve darbedir.
Bunların hiç birinde halk desteğinin d’si yoktur.
Hepsi ordu içindeki cuntacı zorba bir grubun eylemidir.
İsyancılar, devrine göre sarıklıdır, feslidir, kalpaklıdır, şapkalıdır.
Fakat kafa aynı kafa, hırs aynı hırs, zihniyet aynı zihniyettir.
İsyancılar, yine devrine göre ya şeriat yürürlükte olduğu halde ‘şeriat isterük’ diye yürüyüp cami kurşunlanmış, veya uhuvvet, müsavat, adalet diye Fransız ihtilal kopyacılığı yapmış, yahut Atatürkçülük hakim olduğu halde laiklik, ilke ve inkılaplar elden gidiyor yalanı söylenmiş ve cami bombalama cinneti yaşamıştır.
Bu darbelerin çoğunda yüz kızartıcı ve ibretlik sahneler vardır:
Genç Osman, yeniçerinin tefessüh ettiğini/ ıslah edilemeyecek kadar bozulduğunu fark etmiştir. Bir şeyler yapacaktır. Bunu sezen yeniçeri ağaları daha çabuk davranırlar. Sultan Halife, uyuz denecek kadar bakımsız bir atın üstünde Yedikule Zindanlarına götürülürken bazı yeniçeri hayâsızları ‘ne güzelmiş!’ diye padişahın bacaklarını çimdiklemişlerdir.
IV. Murad ve III. Ahmed’in sadrazamları parçalanmıştır.
Orduyu çağa uydurma çabasının bedelini ödeyen III. Selime’e yapılan suikastte Hanedan bitme tehlikesi yaşamıştır. İsyancıların baskın yaptığı sırada Cevri Kalfa, o tarihte veliahd olan II. Mahmud’u kaçırmasaydı devlet başsız kalacaktı. Veliahd, Hanedan’ın tek erkek mensubuydu. Devlet-i aliye, Hanedan üzerine bina edilmişti. tahta çıkacak kimse kalmadığında kopacak kargaşayı düşünmek lazım. Abdülhamid, Selanik’e sürgün edilir. Ve orada Alatini isminde bir Yahudinin köşküne hapsedilir. Sen misin Filistin’i Yahudilere vermeyen? 1961’de idamından iki saat evvel ise Adnan Menderes’e prostat muayenesi yapılır.
28 Şubat,’a gelince...
28 Şubat isyanı, TSK’nın iradesini gasp eden bir avuç cuntacının bu milletin bin yıldır hayat üslubu olan her türlü değerini yok etmek için ona savaş açmasıdır. Milleti öz değiştirmeye zorlama hareketidir. Cuntacılar yalnız değildir. Arkalarında Kabakçı Mustafa’nın arkasında olduğu gibi, Abdülhamid’e yapılan isyanda olduğu gibi Selanik unsuru vardır. 28 Şubat, Türk Ordusunun değil, Selanik medyası, Selanik sermayesi ve cepheden kaçıp Beyoğlu’nda zamparalık yapan bozulmuş Yeniçeri’nin devamı cuntacı subayların yüz karasıdır.
Teknik ve teknolojik olarak TSK’yı İsrail’e bağımlı hale getirmek üzereydiler.
28 Şubat hem Türk Ordusunun sadık mensuplarına ve hem de bu devletin sadık vatandaşlarına zulüm üstüne zulüm yapmıştır.
Bu cuntacılar, kadınların baş örtüsündeki iğneden korkacak kadar da korkaklardı.
Bütün gayretlerine rağmen milleti, ordusundan da devletinden de soğutamadılar.
Fakat içlerinde 28 Şubat bin yıl yaşayacak diye hayal görenler oldu.
Bir de yaptıklarına şatafatlı bir kulp taktılar:
Post Modern Darbe!
Rejimleri, 10 Sene bile dayanamadı. Millete dayanmayan zamana dayanabilir mi?
Onun Post değil, Fos Modern Darbe olduğu bugün gayet net şekilde görülüyor.
Fos Modern Darbeciler, hakim önüne çıkmalı.
Davacı kim olacak?
Herkesten önce TSK.
TSK dipli köşeli iç temizlik yapmalıdır. 5 Asırdır devam eden bu Yeniçeri damarı kurusun artık. Bu dejenere olmuş yeniçeri, hiç bir zafere imza atamadı ama hep milletiyle, onun maneviyatıyla ve devletiyle kavga etti.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Rahim Er Arşivi