23 Temmuz 2017 Pazar28 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:54Güneş 05:45Öğle 13:18İkindi 17:12Akşam 20:38Yatsı 22:19
    • 35°C Adana
    • 37°C Adıyaman
    • 28°C Afyon
    • 33°C Ağrı
    • 30°C Amasya
    • 29°C Ankara
    • 32°C Antalya
    • 22°C Artvin
    • 37°C Aydın
    • 33°C Balıkesir
  • BIST: 106.843 0.10
  • Altın: 142,689 1.13
  • Dolar: 3,5367 0.45
  • Euro: 4,1209 0.62

Ali Kaptan, Galip Bey, babalar...

Haşmet Babaoğlu

Aklı yalanda, dolanda, uçkurunda babalar...
Güç manyağı, mafya bozuntusu babalar...
Çocukları tarafından pas pasa; kalbini çalan kadın tarafından şapşala çevrilen babalar..
Evin küçük çocuğu kadar sorumsuz fakat bir yandan da sevgi dilenen babalar...
Toplumca bu adamlarla meşgulüz!
Sürekli onları tartışıyoruz.
Heyecanlanmayın canım! Mahalleden değil, yeni televizyon dizilerinden söz ediyorum.
***

Çok açık ki, "babalık"la hesaplaşmaya başladık.
Neden babalar gemilerini kurtaran kaptan olmaktan çıkıp Ali Kaptan olmaya başladılar?
Neden Galip Bey'in öz oğulları ve karısı mağlup?
Ve daha bir sürü soru...
Hepsi de kendi babalarımıza, kendi babalık hallerimize kadar uzanıyor.
"Canım bütün bunlar alt tarafı dizi hikâyeleri" diyecek olan varsa, bu görüşe katılmadığımı bilsin.
Diziler güncel kişilik çatışmalarımızın ve toplumsal hastalıklarımızın semptomlarıdır.
Bu yüzden hiç hafife alınmamalılar!
***

Şu an Türkiye toplumunun ruh hali yeni yetmeleri andırıyor.
Şükür! Çocukluk geride kaldı, yani geçmiş nihayet geçti.
Fakat gelecek, yani yetişkinlik bir türlü gelmiyor sanki!
Bir yandan bize hep "yabancı" veya "uzak" kalan babamızın kişiliğimizi baskı altında tutan iktidarıyla çatışıyoruz! Öte yandan da babalığın bizi kollayıp koruyan müşfik yanına müthiş bir özlem duyuyoruz!
Yeni kuşak diziler işte bu çatışmayı ekrana yansıtıyorlar.
***

Keşke birileri de çıkıp baba gibi babaları anlatsa...
Sırtına aldığı ağır aile yükünü hiç sızlanmadan taşıyan babaları...
Onca itilip kakılmaya karşın vicdanını koruyan; kimseye "erk" gösterisi yapmadan erkek olabilen babaları...
Gündelik emeği ve içten şefkatiyle bu toplumu ayakta tutan babaları anlatsa...
Eski zamanlar gibi değil ki! Artık eve ekmek götürmek kadar kişisel arzularını sık sık "gezmeye" götürmek de ihtiyaçlar arasında yer alıyor.
Böyle bir çağda hem ailesine ilgisini hem de kişiliğini yitirmeden ayakta kalabilen bir baba olmak başlı başına yiğitlik örneği!
Onların filmleri, dizileri de çekilse kötü mü olur!
(Bu vesileyle o müthiş film Biutiful'daki-pisliğin ortasında açan babalık çiçeği-Uxbal karakterini saygıyla selamlıyorum.)

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.