17 Ağustos 2017 Perşembe11 Zilkâde 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 04:32Güneş 06:09Öğle 13:15İkindi 17:02Akşam 20:09Yatsı 21:38
    • 33°C Adana
    • 37°C Adıyaman
    • 30°C Afyon
    • 26°C Ağrı
    • 31°C Amasya
    • 22°C Ankara
    • 31°C Antalya
    • 27°C Artvin
    • 35°C Aydın
    • 31°C Balıkesir
  • BIST: 106.638 -0.21
  • Altın: 145,346 0.19
  • Dolar: 3,5163 -0.28
  • Euro: 4,1231 -0.08

İşkenceye girer

Mehmet Şeker

Ata toprakları deriz Orta Asya'ya... Oralarda birkaç ülkede görev yapmış bir arkadaşımız, trafik polisleriyle ilgili tecrübelerini aktardı.

"Burada polislere saygı göstermek ve taleplerini yerine getirmek gerekir" dedikten sonra, polislerin avcı gibi pusuya yattıklarını ve mutlaka bir miktar para koparmaya çalıştıklarını söyledi.

Bazen gerçek olaylar, fıkralardan daha ileridir.

İşte onlardan biri...

*

Trafik polisi, durdurduğu arabanın belgelerinde bir eksiklik bulamayınca direksiyondaki adama bakar.

Emniyet kemeri takılıdır, bir kusuru, hatası da yoktur.

Şoföre kızarak şöyle söyler:

"Üç kuruş para vermemek için kendini niye böyle bağlıyor da boş yere eziyet ediyorsun?"

*

Her ne yaparsa yapsın, başında dikilen trafik polisinin isteğini yerine getirmekten kaçamayacağını bilen şoförler de işi uzatmanın gereksiz olduğunu bilir...

Boş yere çabalamaz ve üzerine düşen miktar ne kadarsa ödeyip kurtulur.

Bu gibi durumlarda, yani efendice ödemesini yapanlara, polis memuru takdirle bakar ve bazen de helallik ister.

En azından "helal-haram" diye kavramların varlığından haberdar demek ki.

"Helalliğini ver haa" uyarısıyla karşılaşan şoförler, ilk zamanlar şaşkınlıktan ne diyeceğini bilemez.

*

Arkadaşımız Adem Bey, şöyle söylüyor:

"O saniye donup kalıyor insan...

Ne diyeyim?

Haram olsun bu para diyecek halimiz yok ya!"

*

Helalleşmenin en münasip olanı, eşitler arasındaki olsa gerek.

Biri yatay, diğeri dikey durumda ise...

Biri musalla taşında, diğerleri etrafında dikiliyorsa...

Biri patron, diğeri işçi ise...

Makam ve konum itibariyle biri üstte, diğeri aşağıda ise...

Bu gibi dengesiz durumlarda alınan helallikler ne derece geçerlidir, onu ulemaya sormalı.

*

Ömrün boyunca adamın hakkını yemişsin...

Engellemek için, yok etmek için, elinden gelen ne varsa ardına bırakmamışsın...

Bu durumu ikiniz de biliyorsunuz...

Üstün konumda iken karşısına geçip "Hakkını helal et" sözüyle baskı altına sokuyorsun...

Böyle bir durumda alacağın cevap ne olursa olsun, heybende durmaz.

*

Unutmayalım ki baskı altında alınan ifadeler geçersizdir, çünkü işkenceye girer.

O kadar ki bazen aşırıya kaçar ve sağ olanı öldürür.

Ölü olanı diriltir mi, o tarafı derin mesele.

*

Helal-haram ve işkence konularıyla alakalı değil ama "mezardan çıkma" üzerine bir hikâye ile sözü tamamlayalım.

Ata topraklarından söze başladık, ataların topraktan çıkmasıyla parantezi kapatmış olalım...

1964'te Pepsi reklâmında "Canlanın, siz Pepsi kuşağındansınız" diye bir slogan kullanılır.

Tercümanların dikkatsizliği yüzünden bu slogan Almanca'ya şu şekilde tercüme edilir:

"Mezarınızdan diri olarak çıkın."

Çince'ye ise şöyle çevrilmiştir: "Pepsi, atalarınızı mezarlarından çıkarır."

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.