24 Ocak 2017 Salı25 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükâfat vardır.(Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap ve cezayı yalanlatıyor?Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?(Tin 4-8)
  • “Benim misâlimle sizin misâliniz, şu temsile benzer: Bir adam var ateş yakmış. Ateş etrafı aydınlatınca, pervaneler (gece kelebekleri) ve aydınlığı seven bir kısım hayvanlar bu ateşe kendilerini atmaya başlarlar. Adamcağız onları kurtarmaya (mâni olmaya) çalışır. Ancak hayvanlar galebe çalarak çoklukla ateşe atılırlar. Ben (tıpkı o adam gibi) ateşe düşmemeniz için belinizden yakalıyorum, ancak siz ateşe ateşe koşuyorsunuz”Buhârî, Rikâk 26
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:45Güneş 08:15Öğle 13:23İkindi 15:54Akşam 18:18Yatsı 19:42
    • 3°C Adana
    • -3°C Adıyaman
    • -4°C Afyon
    • 2°C Ağrı
    • -4°C Amasya
    • -10°C Ankara
    • 3°C Antalya
    • 1°C Artvin
    • 7°C Aydın
    • -1°C Balıkesir
  • BIST: 83.048 -0.02
  • Altın: 146,881 0.24
  • Dolar: 3,7605 -0.81
  • Euro: 4,0391 -0.24

Japonlar depreme karşı şerbetli

Mehmet Şeker

Japonya 8,9'luk depremle sarsıldı. Ardından tsunami dedikleri dev dalgalar, önüne gelen ne varsa yuttu.

Kayıtlara göre son 140 yılın en büyük depremi.

Peşinden gelen artçı sarsıntılar bile hatırı sayılır depremler.

Japonlar'ın depreme dayanıklı yapıları ve nasıl davranacaklarını bilmeleri sayesinde can kaybı fazla olmayabilir.

O depremi duyan herkesin aklına gelen ilk soru, elbette "Ya bizde olsaydı o büyüklükte bir deprem" şeklinde.

* * *

Allah korusun, Türkiye için tam anlamıyla felaket olur.

Sıradan bir deprem bile başlı başına bir felaket iken, böylesine büyüğü için o kelime hafif kalır.

Bize 17 Ağustos 1999'daki 7,4'lük deprem bile fazla gelmişti.

O depremi yaşayanların, etkisinden uzun süre kurtulamadığını biliyoruz.

17 Ağustos'un ardından bir de Kasım'ın 19'unda Düzce merkezli deprem yaşamıştık.

* * *

İlkinin nasıl sonuçlar doğurduğunu görenlerden biri, Kasım'daki sallantı sırasında çok korkmuş.

Binanın yıkılacağını, enkaz altında kalacağını sanmış.

"Herkes canını kurtarsın" diyerek ikinci kattaki evinin penceresinden atlamış.

Karısı, kızı, oğlu arkasından bakakalmışlar.

Adamın bacakları kırılmış.

Sallantı az sonra geçmiş.

Aşağıda adam inleyip duruyormuş.

"Kurtarın benii... Doktor çağırın..."

Yukarıdan karısı seslenmiş:

"Geber!"

* * *

17 Ağustos depreminde Japonlar bize yardıma koşmuşlardı.

Şimdi yardım sırası bizde.

Kızılay, İHH, Kimse Yok mu Derneği ve diğer kuruluşlar hemen harekete geçti.

Dostluk zor günde belli olur.

* * *

Japonya, deprem bölgesinin tam merkezinde yer alıyor.

O yüzden "depremle beraber yaşamayı" çok iyi biliyorlar.

Neredeyse adamlar depreme karşı şerbetli.

Ama böyle büyük sarsıntılar ve dev tsunamiler sebebiyle, Japon adaları bir zaman sonra bütünüyle suya gömülebilir.

O durumda Japonlar'ı buraya davet edebiliriz.

Topraklar geniş ne de olsa; hepimize yeter.

* * *

Türkponya yaparız ülkenin adını.

Veya Türkiponya, Türkaponya...

Bir harf için kavga edecek değiliz ya.

Anlaşırız bir şekilde.

Ne de olsa biz onları severiz, onlar bizi.

Ayyıldızın yanına bir Japon güneşi koyar, kardeş kardeş yaşarız bir arada.

Anadilde eğitim problemi de kolayca çözüme kavuşur o zaman.

Ne Kürt meselesi kalır, ne Ergenekon davası.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.