Rahim Er

Rahim Er

Başbakanlıkta 8. yıldan 12. yıla doğru

Başbakanlıkta 8. yıldan 12. yıla doğru

Bir gencin, bir kitle partisinin il başkanı olması önemlidir. O il İstanbul’sa daha önemli. Tayyip Erdoğan’ın siyasette ilk imtihanı İstanbul il başkanlığıdır. İl başkanlığından sonra belediye başkanlığı geliyor. İstanbul büyükşehir, devasa hedef.
Her siyasetçi gibi bir parti genel başkanı olarak Recep Tayyip Erdoğan için asıl hedef, herhalde Başbakanlıktı, oraya yürüyordu. AK Parti’yi kurduğu yıl partisi tek başına iktidar oldu. Beş düzine parti arasından sıyrılmak kolay mı? Hele rakiplerinden büyük farkla önde olmak zorların zoru...
Hedefi haliyle Başbakanlıktı. Oraya çetin merhaleleri aşarak çıktı:
Adaletin katli, hapisler, mülevves manşetler, kurmaca ana haberler, diş gıcırdatmalar, kalem ve süngü darbeleri, gözdağı vermeler ve daha neler ve neler. O kadar ki partisi iktidar oldu kendisi kenarda beklemek mecburiyetinde kaldı, yasaklıydı.
Sayın Erdoğan, bildiğimiz, bilmediğimiz birçok engelleri aşa aşa 8 sene evvel bugün 15 Mart 2003’te ‘Başbakan’ sıfatını kazandı. 20’li yaşlarda kendine tayin ettiği hedefe 50’li yaşlarda vardı. Demek ki hayatta pişme dönemi 30 seneden az olmuyor. 8 yıldır bilâfasıla Başbakanlığı, dur-durak bilmeden, gece-gündüz demeden üstün muvaffakiyetle götürüyor. Bu zaman zarfında girdiği bütün genel ve mahalli seçimlerden oylarını artırarak çıktı. Bir de referandum zaferi var. Bu zaman zarfında bir dünya lideri doğdu. İslam âleminin de sözcüsü oldu. Yine bu zaman zarfında Türkiye, bir Bölge Gücü ve büyük devlet itibarına kavuştu. Öyle görünüyor ki 12 Haziran 2011 genel seçimlerini de açık ara kazanacak.
Bu başarının sırrı nedir? Bunun sırrı halk adamı ve Hak adamı olmaktır.
Ailesi, çoluk çocuğuyla halktan biri gibi yaşamak, samimi olmak, Ramazanda kenar semtteki fukara evinde iftar açmak, cumada semtin manavıyla camide omuz omuza durmak, cenaze evinde Kur’an okuyabilmek, söylediği her sözün, attığı her imzanın, verdiği her kararın, yaptığı her icraatın ahiretteki hesabını düşünmek , çok çalışmak, dünya ile yarışmak, yabancılar önünde aşağılık kompleksine düşmemek, dünya önünde başını dik tutabilmek.
Bu vasıflar halkla maya, doku, niyet ve hedef birliğidir.
Bugün 15 Mart 2011, Başbakan Erdoğan’ın günüdür. Başbakanlık merdivenlerini ilk tırmandığı, hayal ettiği hedefe vardığı tarih. Önümüzdeki dönemde 2011 yılı 12 Haziranından 2015’e kadar Başbakanlığı götürecek, inşallah.
Sonrasında bir hedef daha var, Çankaya. Veya Başkanlık.
Seçimlerden sonra Anayasa ve Başkanlığı tartışmaya hazır olalım. Çok kuvvetli ihtimalle 2023’te Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı yahut Başkanlık makamında Recep Tayyip Erdoğan oturacaktır. Orası en nihai hedef midir? Değildir.
İl Başkanlığı, Belediye Başkanlığı, Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı/Başkanlık, bunlar vesile. En nihai hedef, gaye başka. Tahammül edilmez zahmetlerin bir sebebi var: ‘İlahi ente maksudi ve rıdake matlubi/Allahım! Benim maksadım sensin, ben senin rızanı istiyorum.’ Bir mü’minin gayesi, o mümin ister sokaktaki vatandaş olsun, isterse Başbakan, Allah rızasıdır.
Bilmem hatırlayan var mıdır? Tayyip Erdoğan, Başbakan olduktan sonra TGRT’de kendisiyle yaptığımız ilk canlı yayında bize ‘Başbakanlık dediğin nedir?’ demişti. Bu sözü, Fatih’in Sare Hatun’a verdiği cevaptan haberdar biri söyleyebilir. İşte ‘Başbakanlık dediğin nedir?’ cümlesinin açıklaması şu yazdıklarımızdır, İ’layı kelimatullahtır. Bu ülke insanı, niyeti hizmet, gayesi Allah rızası olanları seviyor.
Açık ve net şekilde hakikat budur, sır buradadır... Allah’ın başarı bahşettiğine kimse mani olamaz.
Yabancılaşmış zihniyetin köy muhtarlığını çok gördüğü insan, Başbakanlıkta 8 yılı arkada bıraktı, şimdi 12. yıla doğru, oradan da daha öte hedeflere yürüyor...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Rahim Er Arşivi