21 Ocak 2017 Cumartesi23 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükâfat vardır.(Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap ve cezayı yalanlatıyor?Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?(Tin 4-8)
  • “Benim misâlimle sizin misâliniz, şu temsile benzer: Bir adam var ateş yakmış. Ateş etrafı aydınlatınca, pervaneler (gece kelebekleri) ve aydınlığı seven bir kısım hayvanlar bu ateşe kendilerini atmaya başlarlar. Adamcağız onları kurtarmaya (mâni olmaya) çalışır. Ancak hayvanlar galebe çalarak çoklukla ateşe atılırlar. Ben (tıpkı o adam gibi) ateşe düşmemeniz için belinizden yakalıyorum, ancak siz ateşe ateşe koşuyorsunuz”Buhârî, Rikâk 26
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:47Güneş 08:17Öğle 13:22İkindi 15:51Akşam 18:15Yatsı 19:39
    • 14°C Adana
    • 9°C Adıyaman
    • 0°C Afyon
    • 3°C Ağrı
    • 1°C Amasya
    • -1°C Ankara
    • 14°C Antalya
    • 1°C Artvin
    • 9°C Aydın
    • 5°C Balıkesir
  • BIST: 83.067 0.93
  • Altın: 146,530 -1.16
  • Dolar: 3,7912 -1.01
  • Euro: 4,0490 -0.54

Doğa bize ne anlatmaya çalışıyor?

Haşmet Babaoğlu

Çok alametler beliren bir çağda yaşıyoruz.
"Uygar akıl", "yüksek teknoloji", "toplumsal ilerleme" üzerine kurulu güvenli yaşam efsanesi fena halde sarsılıyor.
Nasıl mı?
Şimdi baştan alalım...
Daha doğrusu, ilk büyük darbeye gidelim...
2005 yılındaki Katrina Kasırgası'na...
***

Katrina 23 Ağustos 2005'te Bahamalar üzerinde başladı.
O sırada Amerika "biz bu kasırgalara alışığız" havasındaydı.
Kasırga tam beş gün sonra New Orleans şehrini vurup sular altında bıraktığında bütün ülke şaşkınlık içindeydi!
Şehri koruyan su setleri çökmüştü.
Ama daha beteri, devlet ve insanlık namına ne varsa, onlar da çökmüştü.
Süper güç bir hafta boyunca mahsur kalan vatandaşlarına ulaşamamış; bir spor salonuna sığınan 15 bin kişi aç susuz kalmış, cesetler toplanamamıştı!
Devlet ilk yardım bölgesinde hastane kurmayı becerememiş fakat yağmacılık nedeniyle New Orleans'ın dış mahallerinden birinde acil hapishane inşa etmişti!
Üstelik bizim 17 Ağustos depreminde onca çaresizlik içinde gösterdiğimiz toplumsal dayanışmanın kırıntısını bile gösterememişti o zengin toplum!
Doğa dediğin, terörist değildi ki...
Gidip bir başka coğrafyada masumların üzerine bombalar yağdırarak kuyruğu dik tuttuğunu sanasın!
***

Şimdi de 11 Mart Japonya depremi bu türden "uygar akıl" ve "gelişmiş toplum" mitlerini kökünden sarsıyor.
Her on dakikada bir internet sitelerine akan yeni görüntüler Japon mühendisliğinin kabaran okyanus dalgalarına çare olamadığını ortaya koyuyor.
Sadece o kadar değil...
Japonlarla ilgili bütün dünyadaki yaygın inançlar ve basmakalıp yargılar da yerle bir oluyor!
Yavaş yavaş anlaşılıyor ki...
Japonların felaketler sırasında Batılılar gibi paniklemeyişinin modern deprem bilinci ve toplumsal disiplinle ilgisi yok! Bu tavır daha çok kadim Şinto ve Zen Budizm inançlarından kaynaklanıyor.
Uzakdoğu dövüş sanatları uzmanı ve seyahat yazarı Robert Twigger dün Independent' teki yazısında ilginç bir noktanın altını çizmişti.
"Japonlar her zaman bizden daha kadercidir. Acı çekerler ama içlerine atarak. O yüzden paniklemezler" diye yazmıştı Twigger ve şunları eklemişti: "Birçok Japon yer sarsılmaya başladığında asla kaçmaya kalkışmayacağını söyler. Neden mi? Cevapları açıktır; çünkü bunun bir anlamı yoktur!"
İyi de, bu düzeyde kaderci bir toplumda her felaket sonrası nasıl oluyor da sağ kalanlar canla başla çalışıp ülkeyi ayağa kaldırıyor?
Yoksa biz modern Türklerin de zihnine musallat olan iddia yanlış mı? Yani kadercilikle toplumsal ilerleme birbirine karşıt şeyler değil mi?
***

Sorular çok...
Cevaplar cılız...
Farkında mısınız, doğa sanki bize bir şeyler anlatmaya çalışıyor?
Hayır! Kendisiyle ilgili değil, İNSAN'la ilgili bir şeyler.
Demek ki...
Yeni bir bakışla...
Kültüre, tarihe, topluma ilişkin sorgulayıp öğrenmemiz gereken çok şey var.
Belki çoktandır kapağını açıp okumaya yanaşmadığımız kitapları en baştan ve yeni bir gözle okumanın zamanı da gelmiştir!

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.