19 Ekim 2017 Perşembe28 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:47Güneş 07:13Öğle 12:56İkindi 15:55Akşam 18:26Yatsı 19:46
    • 31°C Adana
    • 25°C Adıyaman
    • 19°C Afyon
    • 16°C Ağrı
    • 19°C Amasya
    • 21°C Ankara
    • 27°C Antalya
    • 19°C Artvin
    • 28°C Aydın
    • 24°C Balıkesir
  • BIST: 108.164 1.16
  • Altın: 151,464 0.02
  • Dolar: 3,6587 -0.36
  • Euro: 4,3309 0.05

Olan hep sivillere oluyor

Abdulkadir Özkan

Dünyanın neresinde ve hangi ülkesinde ister demokrasi getirmek, ister bir başka ülkenin saldırısından kurtarmak adına olsun ABD'nin başını çektiği koalisyon güçlerinin harekete geçmesi söz konusu olmuşsa orada sivil halk zarar görmüş, binler milyonlarca sivil bazen yanlışlıkla(!) bazen özellikle hedef alınarak vurulmuştur. Kısacası yeryüzünde mazlumlar kurtarıcıların hedef tahtası haline getirilmiştir. Bu gidişle bir süre sonra kurtarıcıların saldırısı sonucunda kurtarılacak kimse kalmayacaktır.

Olayın Vietnam boyutu ayrı bir konu olmakla birlikte ABD ve yandaşları ne zaman bir kurtarma operasyonuna kalkışırsa hatırlamamak mümkün değildir... Çünkü kurtardıklarını ileri sürdüklerinin de hayatını karartmış, Amerikalı askerler komünistlerden koruduklarını ve kurtardıklarını ileri sürdükleri topraklarda sayıları milyonlarla ifade edilen babasız çocuk bırakıp çekilmişlerdir. Diyebiliriz ki Amerika ve yandaşlarının Müslüman ülkelere yönelik kurtarma operasyonları denizde boğulmakta olan bir hanımı kurtarıp kıyıya çıkardıktan sonra tecavüz etmek gibidir. Vietnam savaşında dost ateşi ile ölenlerin kesin sayısını hiçbir zaman bilmek mümkün olmamıştır. Irak ve Afganistan hala saldırıların hedefi olmakta. Güya direnişçilere karşı mücadele verilirken hergün pek çok sivil hayatını kaybetmektedir. Kaldı ki direnişçiler de sivillerdir. Bunun son örneği ise Libya'dır. ABD ve müttefikleri önce Kaddafi yönetimine karşı bir hareket oluşturmuş ondan sonra da Libya halkını muhalifler ve Kaddafi yanlıları olarak ikiye ayırmışlardır. Sanki muhalif ve Kaddafi yanlıları Libya'nın insanları değilmiş gibi. Ve yine sanki Libya ya da işgal ettikleri bir başka ülkede taraflar iki cepheye ayrılmış yerleri belli ve birbirilerine karşı savaş açmışlar. Bu taraflardan birine destek için hava desteği verdiğini ileri sürenler ülkeyi bombalarken sivilleri özellikle çatışan güçlerden ayırarak nokta ateşi ile sadece Kaddafi yanlılarına zarar veriliyormuş gibi bir görüntü veriyorlar.

Söylenen muhalifleri Kaddafi güçlerinin saldırılarından korumak... Halbuki muhalifleri silahlandıranlar da bugün Kaddafi güçlerinden korumak istediklerini ileri sürenler. Diyelim ki Irak ve Afganistan bu ülkelerdeki muhalifleri iktidar güçlerine karşı korumak için işgal edildi. Bu iddianın gerçekle bir alakası yok ama haydi doğru kabul edelim.

Peki bir ülkenin iç sorunlarına bir başka ülkenin müdahale hakkı olabilir mi? Bunun uluslararası hukukta yeri var mı? Bir ülkenin içinde ABD ve yandaşları kendilerine göre düşman kabul ettikleri ile yandaş kabul ettiklerini neye göre ayırıyorlar? Bu mümkün mü? Söz gelimi muhaliflerin hakim olduğu bölgelerde Kaddafi yanlıları, Kaddafi'nin hakim olduğu yerlerde de muhaliflerin bulunması mümkün olmaz mı? Kısacası bir ülkeye gerçekleştirilen her dış müdahalede bilinmelidir ki ister muhalif ister iktidar yanlısı olsun sivillerin zarar görmesini, ölmesini önleyemezsiniz. Bunun aksini söylemek herkesi aptal yerine koymak anlamına gelir. Bu sömürgeci güçler her saldırıda kurtarmak adına gittiklerini ileri sürdükleri sivilleri öldürüyorlar.

Ne var ki bu genellikle dünya kamuoyuna yanlışlıkla vurulmalar olarak yansıyor. Bu yansıyanlar ise gerçeğin yanında devede kulak kalmaktadır. Onlar sadece gizlenemeyenlerdir. Yoksa her saldırıda onlarca sivil hayatını kaybetmektedir. Söz gelimi ABD ve ortaklarının işgalinden bu yana Irak'ta hayatını kaybeden sivillerin sayısı milyonlarla ifade edilmektedir. Afganistan'da da hergün sivillere dönük saldırı olmaktadır. Olay sadece Afganistan ile de sınırlı kalmayıp bir takım gerekçelerle insansız uçaklarla Pakistan içlerindeki bazı hedeflere saldırı düzenlenmekte, çatışmanın tarafı olmamasına rağmen pek çok Pakistanlı hayatını kaybetmektedir.

Bu bakımdan İslam dünyası en kısa zamanda kendi arasında oluşturacağı birlik ile yeni bir güç merkezi haline gelmek durumundadır. Müslüman ülkelerdeki ihtilafları bu güç ile çözüme kavuşturmanın adımı atılmak durumundadır. Bu yapılmadığı sürece dünya jandarmalığına soyunmuş, sırf çıkarları uğruna kendini bu yolda görevli ilan etmiş ABD ve müttefiklerinden dünyanın kurtarılması mümkün olmayacak, işin acı tarafı bazı Müslüman ülkelerin yöneticileri de birtakım gerekçelerle bu saldırganların yanında yer almayı sürdüreceklerdir. Netice olarak bazen dost ateşi ile bazen yanlışlıkla Müslümanlar ölmeye devam edecektir. Bize de bu haberleri acıyla izlemek düşecektir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.