24 Mayıs 2017 Çarşamba28 Şaban 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • İman edip salih amel işleyenlerin kötülüklerini elbette örteceğiz. Onları işlediklerinin daha güzeliyle mükafatlandıracağız. Ankebût, 29/7
  • “Allah’ım! Senden iman içinde sağlık, güzel ahlâk içinde iman, peşinden rahmet, âfiyet, mağfiret ve rıza gelen bir kurtuluş istiyorum.” (Hakim, "De’avat", No: 1919)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:39Güneş 05:32Öğle 13:08İkindi 17:03Akşam 20:31Yatsı 22:14
    • 24°C Adana
    • 20°C Adıyaman
    • 18°C Afyon
    • 12°C Ağrı
    • 16°C Amasya
    • 15°C Ankara
    • 24°C Antalya
    • 11°C Artvin
    • 23°C Aydın
    • 17°C Balıkesir
  • BIST: 98.305 0.60
  • Altın: 143,791 -0.01
  • Dolar: 3,5718 0.10
  • Euro: 3,9920 -0.04

“Alkolik adaya oy yok!” Şeytanın üç atlısı

Abdurrahman Dilipak

Avrupa’da erkeklerde görülen kanser vakalarının % 10’unun, bayanlarda ise % 3’ünün aşırı alkol tüketiminden kaynaklandığı belirtildi. Tıp dergisi British Medical Journal’de yayınlanan araştırma raporuna göre, İngiltere’de 2008’de görülen 300 bin kanser vakasından 13 bininin aşırı alkol tüketimi ile ilgili olduğu vurgulandı. Sadece kanser vakası ile ilgili durum bu. Karaciğer yetmezliğinde de alkol ilk sebeblerden biri.. Ve buna bağlı birçok hastalığı da beraberinde tetikliyor..

Cinayet, şiddet, trafik kazalarının baş sebebi de alkol.

Ama alkol laiklerin kutsalı gibi sanki. Onu eleştirmek yasak!.

Alkol ile ruh sağlığı, alkol ile sakat doğumlar, alkol ile uyuşturucu arasında da sağlam bağlar var.. Fuhuş da öyle. Kumar da. Alkol, fuhuş ve kumar “şeytanın üç atlısı”..

Alkolün sebeb olduğu hastalıklar, yaşam kalitesini büyük ölçüde düşürürken, sebeb olduğu iş kaybı, kalite, verimlilik ve tedavi giderleri ile, aslında sigortacılar için de ağır bir yük.. Sonuçta alkol kullananların tedavi parasını, sosyal güvenlik kapsamı içinde diğer alkol kullanmayan insanlar ödüyor.

Alkol endişesi taşıyanlar, çocuklarını YEŞİLAY’a üye yapsınlar.. Okullarda YEŞİLAY Kulüpleri kurmak gerek. İlkokuldan, üniversiteye kadar. Dernekler, vakıflar, sendikalar, odalar bünyesinde de YEŞİLAY Komisyonları kurulabilir.. Alkol üretim ve satışı daha sıkı denetlenmeli bu arada.

Alkolizme karşı genel bir çaba gerek.. Basının da bu konuyu daha fazla gündeme getirmesi gerek.. Sigara konusunda gösterilen hassasiyet başarının, çabanın bir benzerini Alkolizm karşısında göstermemiz gerek.. Bu meret, “şişede uslu durur, onu içen kudurur”..

İslam’a göre, “İçki kötülüklerin anasıdır”. Haramdır.. Aklı zail eder.. Oysa akıl, insanı hayvandan ayıran, onu insan yapan temel değerdir.. Alkol aklı baskı altına alır ve nefsi tahrik eder.. Aklı zincirler ve nefsindeki şeytanı heva ve heveslerini, ihtiraslarını yönetmesi için özgür bırakır..

Alkol bağımlılık yapar.. İradeyi zayıflatır. Sonu felaketle bitebilecek geçici ve sanal bir mutluluk verir.. İlk kadehi içen insan, içmeye başlamamış birine göre irade olarak daha zayıftır. Ve ilk adımı atmadan ki kadar bile bir karşı irade koyamaz.. Başlayan kişi eğer çevresindekilerce uyarılmıyor, aksine tahrik ediliyorsa, yokuş aşağı gider gibi kendi kıyametine doğru koşar adım gidecektir..

Alkol bağımlılık yapar.. Bir kadeh bile çok fazladır..

İçkiye, fuhşa, kumara başlamamak değil, yaklaşmamak gerek. Çünki kapsama alanına girdiğiniz andan itibaren, kurtulmak daha zordur ve direnciniz daha zayıf olacaktır..

Alkolizm tevarüs eden bir hastalıktır.. Çocuklarınıza bir felaketi miras bırakıyorsunuz demektir.. Bu durum genetik bir risk olarak sizden sonrakilere geçecek, sonuçta onların sağlığını tehdit edecektir. Sakat doğum riski kadar, hormonal dengesindeki bozukluklar, üreme kabiliyetinin riske edilmesi gibi sorunlarla yüzleşecektir.. Androjen ve ostrojen dengesindeki bozukluklar, çeşitli cinsel sorunlara, kimlik kaymalarına davetiye çıkartacaktır.

Bu memlekette sanki, alkol, fuhuş ve kumarın dokunulmazlığı olmasını istiyor birileri.. Müstehcenliğin bir tahrik konusu olduğunu bile kabul etmek istemiyorlar..

Aslında, birileri böyle davranmak istiyorsa, bırakalım yapsınlar demek de mümkün. Böylece kendilerini ve nesillerini tüketmiş oluyorlar.. Kendi cehennemlerine kendi sırtlarında odun taşıyorlar.. Söz dinlemek istemiyorlarsa devam etsinler, ama biz kendimizi, çocuklarımızı ve söz dinleyen kitlelerin kurtuluşu ile daha fazla bir şeyler yapmamız gerekiyor..

Bir de bunların kötü örnek olmalarının önlenmesi gerek. Zaten bu konuda Anayasa ve yasalarda ciddi bir düzenleme var. Ama bu düzenlemelerin etkin bir şekilde kullanılması gerek..

Yaz öncesi basına bu konuda önemli görevler düşüyor. Birçok kişi alkole turistik bölgelerde yaz aylarında başlıyor. Eylül’de okullar açılırken de bütün okullarda Yeşilay kolları kurulmalı ve bu konuda cami ve okul üzerinden ciddi bir kampanya yürütülmeli. Alkol reklam edilmemeli ve özendirilmemeli.

Aslında alkol ile suç ilişkisi üzerinden ciddi çalışmalar yapılmalı. Üniversiteler bu konuda çok yönlü çalışmalar yapmalı. Kamu araştırmaları da önemli.. Bu anlamda Yeşilay’a kaynak aktarılması ve destek sağlanması gerek. Kızılay gibi, Yeşilay da Türk ve İslam dünyası Yeşilaylarının oryantasyon merkezi olmalı.. Bunu ayağınıza gelen siyasilerden isteyin.. Alkolik adaya oy vermeyin mesela.

Alkol ve uyuşturucu arasında, uyuşturucu mafiası ve suç örgütleri arasındaki ilişkiler ve bunun uluslararası uzantıları, terör, uyuşturucu ve silah ticareti arasındaki ilişki konusu da araştırılmalı..

Alkolle mücadele hayati öneme sahip, acil bir konudur.. Selâm ve dua ile..

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.