Taha Kıvanç

Taha Kıvanç

Dostuma göre, proje tıkır tıkır işliyor...

Dostuma göre, proje tıkır tıkır işliyor...

"Üzgünüm, ama sizler gibi düşünmüyorum" dedi dostum.


İtirazı, CHP ve MHP'nin listelerine aldıkları Ergenekon sanığı ve 'merkez-sağ' adaylar yüzünden itibar ve oy kaybedeceği tespitine... "Bu konuda kalem oynatanlar, hepiniz" dedi dostum "Kendi önyargılarınızın esiri oluyorsunuz... Doğru olan, siyasetteki tecrübesi tartışılmaz olan Bülent Arınç'ın görüşü..."

Bülent Arınç eski yüzlerin CHP listelerinde yer bulamamasını olumsuz bir gelişme olarak görenlerin yanlış düşündüklerini söylemiş ve bazı isimler de vererek, "Bu liste CHP'ye oy kaybettirmez; CHP'nin listesini beğenmeyenlerin tabanda hiçbir karşılığı yoktur" demiş...

İlk okuduğumda beni çarpmayan sözleri dostumun ağzından işitince şöyle bir durdum...

"Sen" dedi dostum, "Ne zaman karşılaşsak, 'Kılıçdaroğlu'nun CHP genel başkanlığıyla başlayan süreç, Türkiye siyasetine yeni bir veçhe verme projesidir; Kılıçdaroğlu bir projedir' deyip durmuyor musun? Listelerin tezine uygun hazırlandığını görmüyor musun yoksa?"

Türkiye'nin hangi köşesine gidilse dededen babadan CHP'lilerle karşılaşılıyor. Kim aday olursa olsun CHP'ye ve CHP adaylarına oy verecek seçmenler bunlar... Toplam içerisindeki ağırlıkları yüzde 20'yi bulan, hiçbir zaman ve hiçbir sebeple başka bir partiye oy vermeyecek olan kesin kanaatli bir seçmen kitlesi...

CHP yönetimleri için esas başarı, bu hazır kitlenin üzerine kazandırabilecekleri yeni oylarla ölçülebilir ancak. Deniz Baykal ne yaparsa yapsın yüzde 20'lik tabanı fazla artıramadı; hatta 1999 seçiminde o tabanın yarısını Bülent Ecevit'e kaptırarak CHP'yi Meclis dışında bırakmayı bile 'başardı'. Kılıçdaroğlu yüzde 30 ve yukarısını hedefliyorsa Baykal'ın denediğinden farklı şeyler yapmak zorunda... Cumhuriyet mitingi katılımcıları, lâiklik hassasiyetli merkez-sağ seçmen gibi...

"Ha şunu bileydin..." dedi dostum.

Ona göre Süleyman Demirel aynı aklı bir önceki seçimde Deniz Baykal'a da vermiş, ama sonuç alamamış... "Kılıçdaroğlu projesi biraz da Demirel projesi sayılabilir" de dedi.

Süleyman Bey, dostumla bunları konuştuğumuz gün, "Ben devreye girsem Çin'den, Hindistan'dan sesi duyulurdu" demiş "Bu işlerin arkasında siz mi varsınız?" diye soranlara...

Çin'den ve Hindistan'dan henüz bir ses çıkmadı, ama bizim seçim süreci Avrupa ve ABD'de hayli merak uyandırmış gibi... Amerika'nın Ankara Büyükelçisi gazetelere mülâkatlar veriyor, topluluk önüne çıkıp konuşuyor, mikrofon gördüğü her yerde bir şeyler söylüyor... Yeni öğrendiğini belirterek "Bu ne perhiz, bu ne lâhana turşusu?" demiş Türkiye'deki basın özgürlüğü iddiaları ile uygulamaları için...

Yabancı diplomatların fazla konuşmaları hayra alâmet değildir...

Dostuma yine de itiraz ettim; yabancı ülkelerin -özellikle de Avrupa ve ABD'nin- Türkiye'de Ak Parti gibi 'reformcu' bir parti ve Tayyip Erdoğan gibi 'dediğini yapan' bir başbakan varken başka arayışlar içerisine girmelerini yadırgayarak... Bölgemizdeki hareketlenmelere ilham kaynağı bir ülke haline dönüşmüşse Türkiye, daha çok Ak Parti ve Erdoğan sayesinde oldu bu...

Fena halde yanılıyormuşum. Sandık başına gidip oylarımızı kullanana kadar tepemizde sadece partiler boza pişirmeyecek, kampanyaya Batı ülkelerinin başkentleri de bir biçimde katılacakmış... "Göreceksin" dedi dostum, "En kararlı seçmenin eğilimini bile etkilemek üzere bel altı vuruşlar da yaşanacak..."

"MHP'yi iyi tanımıyorlar, ancak Meclis'e girmesini arzu ediyorlar... Asıl üzerinde durdukları CHP... Bizdeki patronların da beklentileri istikametinde, 2002 seçiminde sandıktan CHP-MHP koalisyonu çıkmasını bekliyordu ABD; dönemin ABD Büyükelçisi yanlış mesaj olur diye Ak Parti'ye nezaket ziyaretinde bulunmamıştı... Şimdi de aynı beklenti içerisinde olduklarını sanıyorum."

Taraf'ın yayımladığı Wikileaks belgesi, ülkemizin en büyük sanayi kuruluşunun patronlarıyla 2009'da yapılan görüşmeyi, "2011 seçiminde sandıktan CHP-MHP koalisyonu çıkabilir" diye özetlemişti de, görüşün sahibi, "O zamanın şartları öyleydi, bugün AKP birinci parti" çıkışını yaptı.

Dostuma göre Amerikalıların umudu patronların beklentisinden farklı değil. "Endişeleri, kaygıları farklı sebeplerle olsa da, iki taraf da endişeli ve kaygılı; bu da onları değişik bir iktidar bekleyişine sürüklüyor..."

Ne yani, bütün kamuoyu yoklamaları Ak Parti'yi hâlâ yüzde 50 civarında bir oya hükmeder gösterirken ve KONDA şirketi "Ergenekon sanıkları CHP'ye müthiş oy kaybettirecek" derken mi? Hadi ülkemizin büyük patronları olmayacak duaya 'Amin' dedi, ama kılı kırk yarmasıyla bilinen ABD böyle ham hayal kurar mı?

"Hayaller üzerine proje kurulmaz" dedi dostum, "Projeler somut beklentileri yansıtır..."

Artık ne demek istemişse...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Taha Kıvanç Arşivi