27 Mart 2017 Pazartesi27 C.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Biz, insanlara belli zaman aralıklarıyla okuyasın diye Kur’an’ı parçalara ayırdık ve onu bölümler halinde indirdik.” (İsra, 17/106)
  • “Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” (Buhârî, "Fezâilü’l–Kur’ân", 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:22Güneş 06:49Öğle 13:17İkindi 16:44Akşam 19:31Yatsı 20:52
    • 15°C Adana
    • 5°C Adıyaman
    • 10°C Afyon
    • 0°C Ağrı
    • 8°C Amasya
    • 6°C Ankara
    • 13°C Antalya
    • 8°C Artvin
    • 14°C Aydın
    • 9°C Balıkesir
  • BIST: 90.383 0.69
  • Altın: 144,263 -0.10
  • Dolar: 3,6117 -0.38
  • Euro: 3,9021 -0.23

Para dağıtmayın, iş sahibi yapın

Abdulkadir Özkan

İktidarların öncelikli görevi para dağıtmak mı yoksa işsizi iş sahibi yapmak, insanların gelir seviyelerini yükseltmek midir? Bir başka soru daha,"Fakirlere para ve yardım dağıtarak onlara katkıda bulunmak mı yoksa gelir dağılımında bir denge oluşturarak bu ülkede yardıma muhtaç kimse bırakmamak mı insan onuruna daha uygundur?" Kısacası bu ülkede dilenciliği meslek edinmişler dışında insanların yardıma ihtiyaç duymadan hayatlarını insan onuruna yaraşır bir şekilde sürdürmelerini sağlayacak tedbirlerin alınması siyasi partilerin ve özelliklede iktidarların görevi değil midir? Böyle olunca da seçime gidilirken partiler "Herkese şu kadar para vereceğiz" vaadiyle oy toplamaya çalışmak yerine, "İktidar olduğumuzda ülkemizde şu alanlarda şu yatırımları ve şu kadar insanı iş sahibi yapacağız" ya da "Milli gelir artışından toplumun her kesiminin adil bir şekilde pay almasını sağlayacak, insanların işsizlik endişesi ile yaşamalarını engelleyecek şu tür adımları atacağız" diyerek millete projeler sunmaları doğru olan değil midir?

Partilerin açıklamalarına baktığımızda sanki insanlara yapılacak yardımlar açık artırmaya çıkartılmış. Kim daha fazla vaatte bulunursa o ölçüde çok oy alacakmış gibi bir hava estiriliyor.

Halbuki yatırım olmadan üretim artmaz, üretim olmadan iş sahaları çoğalmaz, kısacası ekonomi toplumun tüm kesimlerini kapsayacak şekilde canlanmaz. Sadece bir avuç insanın patlayıncaya kadar yediği ama geniş kesimlerin seyirci konumunda kaldığı bir ekonomi ortaya çıkar. Böyle bir ortamda ekonominin yüzde kaç büyüdüğü, milli gelirin ne kadar arttığı önem taşımaz. Hatta ihracatta rekor kırılıyor olması ithalattaki kırılan rekorlarla anlamsızlaşır. Çünkü, bu gerçek bir ihracat rekoru değil, dışarıdan 10 alıp beşini yeniden dışarı satmak anlamına gelir ki bu da dış ticaret ve cari açığın giderek büyümesi, cari açığın büyümesi ise söz konusu açığın borçla kapatılması soncunu doğurur ki bu da ülkemizin her yıl biraz daha borca saplandığı anlamına gelir. Borç demek esaret demektir. Ekonomik bağımsızlığı olmayan ülkelerin siyasi bağımsızlıkları kağıt üzerinde kalır.

Böyle bir tablo ithalatçı ile ihracatçının kârını artırır, bir de elbette geçim sıkıntısından biraz olsun kurtulmak adına kredi için bankalara koşan insanlar sebebiyle bankaların kârını artırır ama fakir fukara lehine işleyen bir mekanizmadan söz edilemez. Kısacası sadece zenginleri koruyan ve kollayan bir ekonomik yapı devam ettiği sürece insanlara yapılacak yardımlarla toplumu huzurlu ve mutlu etmek mümkün olamaz. Belki kısa süreli rahatlamalar olabilir ama kalıcı olmaz.

Bu bakımdan şu seçim döneminde siyasiler iktidar olduklarında uygulayacakları ekonomik modelleri topluma sunmak, o çerçevede tartışmaların millet önünde yapılması gerekirken görünen o ki iktidar ve anamuhalefet partilerinin birbirlerinden farklı bir önerileri söz konusu değildir. Benzer bir ekonomik model uygulayacaklar, bunun sonucu olarak da işsize iş imkanı, çalışanın ise milli gelirden daha fazla pay alması sağlanamayacağından bulabildikleri tek çözüm insanlara yardım etmektir. Partiler kimin parasını kime yardım olarak veriyorlar? Bu soru nedense hiç gündeme gelmiyor.

Ülkenin tüm zenginlikleri toplumun ortak malıdır ve bu zenginliklerde herkesin payı vardır. Ne var ki uygulanmakta olan yanlış ekonomik politikalar sebebiyle ülke zenginliklerimiz genellikle ya faize ya da hammadde olarak yabancılara gidiyor. İnsanımıza da yardımlarla geçinmek kalıyor. Bu seçim kampanyası boyunca bu bozuk düzenin teşhir edilmesi, tartışılması ve siyasi partilerden çözüm sunmaları istenmelidir. Aksi halde bir seçim kampanyası daha derde derman olacak bir çözüm millete sunulmadan, sunulanı da medyanın ağız kalabalığı arasında kaynayıp gitmiş olacaktır.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.