18 Ekim 2017 Çarşamba28 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:46Güneş 07:12Öğle 12:56İkindi 15:56Akşam 18:28Yatsı 19:47
    • 32°C Adana
    • 25°C Adıyaman
    • 20°C Afyon
    • 16°C Ağrı
    • 21°C Amasya
    • 21°C Ankara
    • 28°C Antalya
    • 18°C Artvin
    • 29°C Aydın
    • 26°C Balıkesir
  • BIST: 107.196 0.19
  • Altın: 151,513 0.03
  • Dolar: 3,6807 0.12
  • Euro: 4,3300 0.24

Akıl karıştıran sorular

Ahmet Taşgetiren

-Acaba sağlıkçı eylemi ile YGS eyleminin bir ilişkisi var mı?

-Acaba BDP'li bağımsız adayların veto edilmesi ile İlhan Cihaner'in kontenjandan aday yapılmasının bir ilgisi var mı?

-Acaba Ergenekon davası ile YSK kararlarının bir ilişkisi var mı?

-Acaba bağımsız aday vetoları ile harekete geçip, sokağa dökülen, otobüslere, iş yerlerine molotofkokteyli atan maskeli Kürt (?) gençlerle, derin yapılanmaların ilgisi var mı?

-Acaba AK Parti iktidarına yönelik derin muhalefetle bütün bu olan bitenlerin ilgisi var mı?

Seçimler öncesinde, olağan dışı şartlar yaşadığımız muhakkak. Gerilim bir yerde varıp, AK Parti ile hesaplaşmaya dönüşüyor. AK Parti ile hesaplaşmada ise en derin odağın Ergenekon'la bağlantılı olması tabii.

Doğrusu kısaca Ergenekon deyip geçtiğimiz yapının kollarının nerelere uzandığını tam keşfedebilmiş değiliz.

Dolayısıyla, ülkede yaşanan fevkaladeliği görmemize rağmen, bunların uçlarının birbiriyle nerede buluşup nerede ayrıldığını da tam çözebiliyor değiliz.

Şöyle soralım:

-Bir Ergenekon yapılanması varsa ve onun tamamı, yargı huzuruna çıkmamışsa, o yapının seçim stratejisi nedir? O yapı, seçimlerden, en azından bugünkü kadar güçlü bir AK Parti çıkmasını istiyor mu, istemiyorsa ne yapıyor acaba?

Şunları da soralım mesela:

-Dev-Lis nedir, biliyor musunuz?

-Türkiye Gençlik Birliği nedir biliyor musunuz?

-TKP nedir biliyor musunuz?

-Kürtler adına sabotajlar yapan maskeli gençlerin kim olduğunu biliyor musunuz?

-YSK kararındaki çelişkileri çözümlediniz mi?

Alalım şu maskeli eylemcileri...

BDP'ye soralım:

-Siz biliyor musunuz kimdir bunlar? Size monte oluyorlar, sizin siyasi mücadelenize güç-kuvvet taşıyorlar, sizin söyleminizi etkili hale getiriyorlar, kim bunlar biliyor musunuz?

-Bu molotofkokteyllerinin atılmasından memnun musunuz?

-Bu evlerin, iş yerlerinin, belediye otobüslerinin bombalanmasından memnun musunuz?

-Onlar maske takmadan önce yüzlerini gördünüz mü?

-Mesela aklınıza, "Bu Ergenekon, AK Parti iktidarını vurmak için bizi de kullanmak isteyebilir" gibi bir kuşku gelmez mi?

-Ergenekon için AK Parti iktidarından kurtulmak, en öncelikli meseledir, dolayısıyla bu yönde ülke çıkarı vs. düşünülmez gibi bir değerlendirme, sizler için hiçbir anlam taşımaz mı?

-Yoksa, bir yanda Türkçü yığılma, öte yanda Kürtçü yığılma, birbirini besleyip gitsin yaklaşımı herkese bol rant mı sağlıyor? Ne dersiniz?

-Ne dersiniz, bu oyun, Kürt sorununu içinden çıkılmaz hale getirip, her şeyi tam bir çıkmazın içine mi sürüklüyor?

...

Legalite-illegalite iç içe geçmiş durumda.

BDP flamaları altındaki gösteride, milletvekilleri ile elinde molotofkokteyli olan maskeli adam yan yana yürüyor.

Bir yanda dağ kadroları var, onların da siyaset içinde bir güç olarak dikkate alındığını biliyoruz, daha doğrusu bunu böyle bilmemiz isteniyor. Yani "Bilin ve üç- beş, on siyasetçiyi ona göre dikkate alın" mesajı veriliyor.

Böyle siyaset olmaz.

Yani birinin elinde molotofkokteyli, birininkinde otomatik silah ve onların yanında milletvekilliği yapanlar...

Siz de bu şekilde meşru siyaset yapıldığını düşünmek zorunda kalıyorsunuz.

Neden? Çünkü silah kullanılabilir, molotofkokteyli ile otobüsler bile ateşe verilebilir...

-Neden "siyasi çözüm olmadan silah bırakılmaz" deniyor?

Silahlı siyaset yapmak için... Çünkü silah, siyasete kendi ağırlığını koyuyor.

Gariptir Türkiye, Kopenhag kriterleri ile "Askerin silahı"nı, siyaset üzerinden uzaklaştırmaya çalışıyor ama bir başka silah, hatta askerden çok daha keyfi biçimde kullanılabilen bir silah, siyasetin tam göbeğinde. Hem Türkler'in iradesini hem Kürtler'in iradesini teslim almış durumda.

...

YSK'nın kararı, evet Türkiye siyasetinin ipotekli halinin bir görüntüsü.

Ama bu molotoflu-Kaleşli Kürt siyaseti de bir başka ipotek durumunda.

Aydınlar, kanaat önderleri, siyasetçiler olarak kafamızı kuma gömmenin anlamı yok.

Askeri vesayete baş kaldırdığımız gibi, bu silahlı ipoteğe de isyan etmemiz gerekiyor.

Değilse, adım adım irademizin teslim olduğu bir sınıra doğru sürükleniyoruz. Sokaktaki tedhiş herkese boyun eğdirme potansiyeli taşıyor.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.