12 Aralık 2017 Salı24 R.Evvel 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:40Güneş 08:12Öğle 13:05İkindi 15:22Akşam 17:44Yatsı 19:10
    • 18°C Adana
    • 10°C Adıyaman
    • 8°C Afyon
    • -1°C Ağrı
    • 10°C Amasya
    • 5°C Ankara
    • 16°C Antalya
    • 9°C Artvin
    • 11°C Aydın
    • 8°C Balıkesir
  • BIST: 108.673 -0.44
  • Altın: 153,107 -0.12
  • Dolar: 3,8275 0.27
  • Euro: 4,5102 0.11

Sünnilerin Üzerine Ölü Toprağı Serpildi?

M. Şevket Eygi

Bu memleket halkının çoğunluğu Sünni Müslümandır. Bu bir realitedir. Bu gerçeğin tespitinden sonra hemen konuya gireyim: Bu ülkede, çoğunlukta olan şu Sünni Müslümanlar kadar pasif, hakkını aramaz, vazifesini yapmaz bir kesim ve toplum görülmemiştir.

Bunu yapacak hürriyet, fırsat, imkan mı yoktur?.. Hayır hayır, çok şükür artık eskisi kadar baskı, zulüm yok; düşüncelerini, görüşlerini, tenkitlerini açıklamak hürriyeti var. Artık o eski TCK 163'üncü madde yok. Lakin bu Sünni Müslümanların üzerine ölü toprağı serpilmiştir. Dinlerini, temel haklarını aramazlar, savunmazlar, kötülükleri protesto etmezler.

On küsur yıldan beri Taksim'e cami yapılsın, yapılmasın tartışması oluyor, Sünni Müslümanların sesi pek çıkmıyor.

İsteseler milyonlarca dilekçe ve e-mail ile bu konuda haklarını arayamazlar mı? Böyle bir imkan ve hürriyet var ama onlar bunu kullanmazlar.

Bir kağıda bir dilekçe yazmak, bunu bir zarf içine koyup postaya vermek o kadar pahalı ve zor bir iş midir? Hayır değildir ama bir milyon Sünniye bu kolay işi yaptıramazsınız.

Bilgisayarın başına geçip ilgili makamlara birer e-mail göndermekten daha kolay ne var. Sünniler bunu da yapamazlar.

Bir Sünni zulme uğrar, milyonlarca Sünni seyrine bakar.

Densizin ve dinsizin biri dine, mukaddesata saldırır, Sünnilerden bir iki cılız inilti dışında bir ses çıkmaz.

Bolu'da tesettürlü Dr. Zeliha devlet hastanesindeki işinden atılır. Sünnilerde ses soluk yok.

Liseli kız şiir yarışmasında birinci olur, başı örtülü olduğu için sahneye çıkartılıp ödülü verilmez. Sünnilerin binde 999'u aldırmaz, tınmaz.

Öğrenciler birlikte pikniğe gidecekler, başı örtülü kız otobüse alınmaz. Sünnilerin umurunda mı?

Bir cemaat zuhur eder "Yahudiler de Hıristiyanlar da cennetliktir, onların dini de ibrahimidir, haktır" hezeyanını yayar. Sünniler gereken tenkidi ve protestoyu yapmaz.

Reformcular, dinde yenilik ve değişim isteyenler hadisleri ayıklama çığırı açar. Sünnilerin çoğunun bundan haberi bile yoktur.

Yahu Türkiye Sünnilerinin üzerine ölü toprağı mı serpilmiştir? Bu kadar pasiflik, adam sendecilik, hakkını aramazlık nerede görülmüştür.

Dünyanın öbür ucunda bir Yahudinin burnu kanasa dünya Siyonizmi yeri göğü birbirini katıyor.

Kaç sene oldu tarihini hatırlamıyorum, densiz bir sunucu tv'de sen Kızılbaş mısın dedi, ortalık karıştı, uyanık ve şuurlu Alevi kardeş ve vatandaşlarımız kızılca kıyamet koparttıydı.

Bir tiyatrocuya fiske vurulsa bütün tiyatrosevenler ayağa kalkıyor.

Samsun'un bir köyünde vahşi ve yamyam iki kişi bir köpeği ağaca bağlayıp döve döve öldürmüşler. Bir iki gün sonra hayvansever hanımlar Beyoğlu'nda protesto ve lanet yürüyüşü yaptılar. Onları tebrik ediyorum. Bilseydim ben de aralarında olurdum. Fakat bir Sünni haksızlığa, hakarete uğrayınca Sünniler, hayvanseverler kadar aktif değiller.

Seçimlere kaç gün kaldı?.. Taksim camii konusunda iktidarı niçin sıkıştırmıyoruz?

Başörtüsü meselesini niçin kökünden halledemiyoruz?

Zina suç olmaktan çıkarıldı, memleketi zina ve fuhuş pislikleri götürüyor. Biz ne yapıyoruz?

Kürtçe, Zazaca, Çerkesçe için fırtınalar kopartılıyor. Biz Sünniler niçin Osmanlıca için bir şeyler yapmıyoruz?

Evet, tekrar ediyorum: Halkın çoğunluğunu oluşturan Sünniler sanki afyonlanmıştır... Sanki onların üzerine ölü toprağı serpilmiştir. Sanki onlar haklarını, hürriyetlerini, haysiyetlerini koruyamaz robotlar haline getirilmiştir. Bu pasiflik beni çok rahatsız ediyor.

Bunun sonu iyi olmaz.

Kötülüklerle mücadele etmeyen Müslüman bir toplum, emr-i maruf ve nehy-i münker farzını terk ettiği için azaba duçar olur.

Doğu'da bir Müslümanın ayağına diken batsa, Batıdaki Müslümanın onun acısını yüreğinde duyması gerekir.

Başörtülü bir öğrenci, bir doktor, bir öğretmen, bir avukat, bir memure zulme uğrayınca milyonlarca Sünni yasal sınırlar içinde protesto etmeli, o zavallı mazlum ve mağdur Müslümanın yardımına koşmalıdır.

Taksim camii konusunda Ankara'ya milyonlarca protesto

e-maili gönderilmelidir.

Hadis ayıklanması kötülüğüne karşı milyonlarca Müslüman "Olmaz böyle rezalet!" diye haykırmalıdır.

Bendeniz bir yazar olarak biraz muhalefet yapmaya çalışıyorum ama bu iş benimle bitmez. Bu kadar hacı hoca var, onların da hep birden devreye girmesi gerekir.

Bir ben çalışıyorum, başka kimse çalışmıyor demiyorum. Çalışanlara teşekkür ve minnet borcumuz var. Lakin Sünni kesimin bugünkü çalışmaları son derece yetersizdir.

Sünnilerin bugünkü pasifliği zillettir, esarettir, zebunluktur.

Bunca kötülüğe, münkerata, rezalete, fıska, fücura, isyana, tuğyana ses çıkartmamanın sonu azaptır.

Bendeniz kimseye "Kanuni sınırları zorlayın" demiyorum. Yasal sınırlar içinde hakkınızı arayın, zulümleri protesto edin diyorum.

Başörtüsü zulmüne karşı protesto kampanyası başlatılacak, protesto e-maili çeken herkese bin lira verilecek dense milyonlarca e-mail çekilmez mi?

Rant ve nema olunca koşan çok ama Allah için protesto eden yok denecek kadar az.

Dinde reform, dinde yenilik, dinde değişim, hadis ayıklaması, Fazlurrahmancılık, mezhepsizlik, ılımlı İslam, BOP'çuluk, Ehl-i Kitab da Cennetliktir gibi bozukluklar o kadar çoğaldı ki, bunlarla mücadele etmeyen, doğruları müdafaa etmeyen Sünnilerin başına azap gelmesinden korkuyorum. Böyle bir azap gelirse sadece kötülerin, suçluların, vazifelerini yapmayanların, hainlerin üzerine gelmez, genel gelir.

Sünni ahaliye duyurulur.

*(İkinci yazı)

KÖPEĞE İNSANLIK MADALYASI

AŞKALE'nin bir köyünde, bir Kangal köpeği, annesi ölmüş yetim bir kedi yavrusunu altı ay emzirip büyütmüş. Şimdi ikisi can ciğermiş. İnternette resimlerini gördüm... Bu gibi hadiseler sadece meraklı değil, çok ibretlidir. İnsanlar bunlardan ders almalıdır.

Vahşet, yamyamlık, merhametsizlik, zulüm, işkence, gaddarlık, katılık, insafsızlık, sadistlik dolu korkunç bir dünyada yaşıyoruz.

Büyüklere hürmet edilmiyor, küçüklere şefkat gösterilmiyor.

Herkes için söylemem ama çocukların bir kısmı ana babalarını üzüyor, ebeveynin bir kısmı çocuklarına karşı vazifelerini yerine getirmiyor.

Vahşi kapitalist bir toplum olduk.

13 yaşında aptal bir kız manken olmak için evinden kaçıyor, 13 gün boyunca, 13 kişi kıza tecavüz ediyor, sonunda parayla satışa sunuluyor.

Hiç vefalı insan kalmadı, vefanın kökü kurudu demiyorum ama vefasızlık çok arttı.

Kız bir piç peydahlıyor, gizlice doğuruyor, çocuğu çöpe atıyor.

Nice insanlar var ki, yetim kedi yavrusunu emziren Kangal köpeği kadar merhametli, şefkatli, iyiliksever değil.

Elimden gelse bu köpeğe törenle bir "insanlık Madalyası" veririm.

Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.