25 Mart 2017 Cumartesi27 C.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Biz, insanlara belli zaman aralıklarıyla okuyasın diye Kur’an’ı parçalara ayırdık ve onu bölümler halinde indirdik.” (İsra, 17/106)
  • “Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” (Buhârî, "Fezâilü’l–Kur’ân", 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:26Güneş 06:52Öğle 13:17İkindi 16:43Akşam 19:29Yatsı 20:49
    • 23°C Adana
    • 16°C Adıyaman
    • 19°C Afyon
    • 3°C Ağrı
    • 16°C Amasya
    • 18°C Ankara
    • 21°C Antalya
    • 15°C Artvin
    • 21°C Aydın
    • 18°C Balıkesir
  • BIST: 90.383 0.69
  • Altın: 144,409 -0.77
  • Dolar: 3,6117 -0.38
  • Euro: 3,9021 -0.23

Mona Lisa'nın sırrı!

Haşmet Babaoğlu

Birkaç gün sonra Lisa Gherardini del Giocondo'nun mezarını açıp yüzüne bakacaklar.
Daha doğrusu...
1479-1545 arasında yaşamış bu kadıncağızın mezarından elde edilen bulgulardan kalkarak yüzü ve gülümseyişi yeniden resmedilmeye çalışılacak.
Anladınız, değil mi?
Da Vinci'nin ünlü tablosu Mona Lisa'ya modellik yaptığı öne sürülen kişiden söz ediyorum.
Mona Lisa gerçekte erkekti, şuydu, buydu derken bu noktaya kadar gelindi.
Belli ki "Mona Lisa'nın sırrı" histerisi bitmek bilmeyecek.
***

Bilen bilir...
Paris'te Louvre müzesinde sergilenen bu tablonun boyutları yarattığı etkiyle kıyaslanamayacak kadar küçüktür.
Yine de tuhaf bir tarafı vardır.
Karşısına geçtiğimiz ilk anda bile anlarız ki, bizim ona bakışımızdan daha önemlisi tablodaki kişinin bize bakışıdır.
Basbayağı bize bakmakta ve galiba gülümsemektedir!
Ama bu tablonun daha da tuhaf bir yanı, daha doğrusu bir öyküsü vardır ki...
Pek bilinmez.
Ne midir o, hemen söyleyeyim.
Mona Lisa sanıldığının aksine...
Sanat tarihçilerinin gözünde hep çok dikkat çekici ve ünlü bir tablo değildi.
Ne olduysa, 1911'de oldu.
***

1911'in 21 Ağustos'unda üzerinde iş önlüğü olan bir adam koltuğunun altında bir paketle müzenin yan kapılarından birinden çıkıp gözden kayboldu.
Üzerinden bir gün geçtikten sonra fark edildi ki...
Mona Lisa tablosu yerinde yoktu!
Çalan Vincenzo Peruggia adında kendi halinde bir badanacıydı.
Sonrası bir çığ gibi geldi.
Çok şaşırtıcıydı.
İnsanlar akın akın Louvre'a gelmeye başladı. Kapıda kuyruklar oluştu.
"Giden" Mona Lisa'nın geride bıraktığı "boşluğu" görebilmek için...
İlginçtir, kuyruktakiler daha önce adını bile duymamıştı Mona Lisa'nın.
***

Hırsızlıktan üç hafta sonra Paris'in, birkaç ay sonra da Avrupa'nın her yerini Mona Lisa imgeleri doldurmuştu.
Çikolata kutularında bile o vardı.
Artık sadece sanat tarihi için değerli bir imge olmaktan çıkmış, bir tür toplumsal "aşk"ın nesnesi olmuştu.
İki buçuk yıl sonra Vincenzo'nun evinde bulundu tablo ve yerine döndü.
O günden bugüne hep dikkatler üzerinde!
(Meraklısı bu hikâyenin ayrıntılı analizini Darian Leader'in "Mona Lisa Kaçırıldı" adlı kitabında bulabilir.)
***
Doğrusu, "Mona Lisa'nın gülümseyişindeki sır" veya "gerçekte tabloya modellik yapan kimdi?" tartışmaları bana çok yavan geliyor.
Ben yukarıda anlattığım öyküyü daha çok önemsiyorum.
Hani...
Yokluğunda buluruz ya, kalbimizdeki sevgiliyi!
Hani...
Bir başkası onu bizden çalınca, gerçekten sevdiğimizi anlarız ya!
Hani...
Aşk, aslında baştan ayağa özlemdir ya!
Odur işte, asıl sır!

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.