25 Mayıs 2017 Perşembe29 Şaban 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • İslam beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah"tan başka ilah olmadığına ve Muhammed"in O"nun kulu ve elçisi olduguna şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kabe"ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak. (Tirmizi, İman 3, (2612))
  • " Kim Allah'a inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır." (Buhâri,
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:38Güneş 05:31Öğle 13:08İkindi 17:04Akşam 20:32Yatsı 22:16
    • 25°C Adana
    • 25°C Adıyaman
    • 18°C Afyon
    • 19°C Ağrı
    • 26°C Amasya
    • 23°C Ankara
    • 21°C Antalya
    • 18°C Artvin
    • 21°C Aydın
    • 23°C Balıkesir
  • BIST: 97.713 -0.61
  • Altın: 144,103 0.00
  • Dolar: 3,5652 -0.22
  • Euro: 3,9996 0.14

Herkes tarihini farklı yazar

Ahmet Taşgetiren

Senegal Fransız sömürgesi olmuş, Gambia İngiliz.

Yan yana iki ülkecik. Aynı etnik kökene ait. Ama biri Fransızca konuşuyor, diğeri İngilizce. Birine Air France uçuyor, diğerine British Airways. Fransa ve İngiltere, Senegal ve Gambia'yı kendi zihin dokularına göre düşünmeye yöneltmişler.

Soru:

-Acaba Senegalli ile İngiliz'in, Gambialı ile Fransız'ın tarih algıları aynı mı olmalı?

Afrika'nın batısında küçücük bir ada var. Gore Adası. Burası Kunta Kinte'lerin toplanma mekanı. Burada, 4 asırlık bir süre içinde 16 milyon civarında Afrikalı zenci toplanmış ve Amerika'ya köle olarak götürülmüş. Muhtemel ki, Obama'nın dedeleri de onlardan. Kunta Kinte'lerden 4 milyona yakını yollarda ve çalıştırıldıkları çiftliklerde hayatını kaybetmiş.

Soru:

-Şu an Obama, Amerika'nın muktedirleri adına konuşuyor olsa da, acaba köle tarihi ile beyaz Amerikalı tarihi aynı kalıplarla yazılabilir mi?

Bir soru daha:

-Acaba kökleri kurutulan Kızılderililer'le, beyaz adamın tarihi aynı şablonla yazılır mı?

Bir soru daha:

-"Yedi düvel" Çanakkale'yi geçip, İstanbul'u alsaydı, acaba Çanakkale savaşının tarihi nasıl yazılırdı? Bundan 100 yıl önce, bir Batılı güç, bir İslam toplumunu silah zoruyla çağdaşlaştırmış mı olurdu?

Çanakkale'de ne yaptık da zihnimizi bu Batı şablonundan koruma imkânı bulduk?

....

Usame Bin Ladin, terör, dünya barışı, bağımsızlık, insan hakları konularında aynı yerden bakmaya zorlanıyoruz.

Evet, silah dayayarak değil belki ama küresel iletişim kanalları böyle bir şartlanmayı, silah dayamak kadar etkili biçimde gerçekleştiriyor.

Sonra bir yere geliyoruz, bakıyoruz, şablon uymuyor.

1960'lara kadar sömürge statüsü içinde yaşatılmış bir coğrafya İslam coğrafyası...

Dünün sömürgecilerinin hâlâ bu coğrafyada çıkarları var ve o çıkarların korunması yolunda savaşı göze alıyorlar.

Geçtiğimiz hafta sonu Bosna'daydım.

Bosnalı, evet çağın müthiş soykırımından canının bir parçasını kurtarmış. Bu arada sözüm ona "Barış!" olmuş, Sırplar'a ayrı devlet verilmiş, Hırvatlar'a ayrı devlet verilmiş ama Boşnaklar'a gelince, "Tek başına devlet olmaz" denmiş. O devlete Hırvatlar ve Sırplar ortak edilmiş.

İmkânı yok, Boşnak'ın zihninde adalet terazisi yerli yerine oturmuyor. Bir Boşnak'ı Sırp gibi, Hırvat gibi, Amerikalı, Belçikalı gibi düşündüremiyorsunuz.

Tarihler farklı yazılıyor çünkü.

.....

Şu anda bizden Usame Bin Ladin tarihini Amerika ile aynı yazmamız isteniyor. Bizden, yani tüm İslam dünyasından.

İsteniyor ki, bu coğrafyada olan biten her şeye Amerika gibi, Avrupa gibi, Rusya gibi bakalım.

"Çeçen terörü" diye söze başlıyoruz ama bir süre sonra Çeçenistan'a Rus birlikleri ateş kustuğunda kafamız karışıyor.

"Hamas terörü" diye söze başlıyoruz ama İsrail Gazze'ye ateş kustuğunda, "Bu tarih böyle yazılmamalı" noktasına geliyoruz.

"Terör" diye diye iş, İslamofobi'ye vardığında kafamız karışıyor; "Bu tarih böyle mi yazılmalı" sorusu zihnimizi burguluyor.

Karşımızda "Ermeni meselesi"ni, Hınçak ve Taşnak gibi görme sorunu var. Baskı o boyuta ulaşıyor ki, Ahmet Davutoğlu, "hafıza kaydı" konusunda rezerv koymakta zorlanıyor.

Ortadoğu, İslam toplumları, henüz gerçek anlamda bağımsız tarih yazma noktasına gelmediler.

Hâlâ kurulu düzenlerin büyük kısmı, açık veya örtülü sömürge formatı taşıyor.

Bir bilinç uyanışı ve mevcut durumun sorgulanması meselesi bu.

Bir "Gündem" ve "Zihniyet" farklılaşması meselesi bu.

Amerika, yer yer Avrupa'yı yedeğine alarak veya Avrupa ile çıkar birliği içinde hem kendi gündemini dünya gündemi haline getirmek istiyor hem buna bakış formatını zihniyet çerçevesi halinde empoze ediyor ve bakıyorum, birçok zihin dünyasında bu tahakküm sonuç veriyor.

Sormak isterim:

-Biz, Allah'ın bir günü, Amerikalı veya Avrupalı'yı, Filistin meselesinde bir İslam ülkesi çocuğu gibi bakmaya yöneltebildik mi? Yöneltemedik.

Öyleyse, haydi Amerika'ya, bir "Gündem" ve "Zihniyet" telkini yapalım.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.