22 Ocak 2017 Pazar23 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükâfat vardır.(Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap ve cezayı yalanlatıyor?Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?(Tin 4-8)
  • “Benim misâlimle sizin misâliniz, şu temsile benzer: Bir adam var ateş yakmış. Ateş etrafı aydınlatınca, pervaneler (gece kelebekleri) ve aydınlığı seven bir kısım hayvanlar bu ateşe kendilerini atmaya başlarlar. Adamcağız onları kurtarmaya (mâni olmaya) çalışır. Ancak hayvanlar galebe çalarak çoklukla ateşe atılırlar. Ben (tıpkı o adam gibi) ateşe düşmemeniz için belinizden yakalıyorum, ancak siz ateşe ateşe koşuyorsunuz”Buhârî, Rikâk 26
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:46Güneş 08:16Öğle 13:23İkindi 15:52Akşam 18:16Yatsı 19:40
    • 1°C Adana
    • 1°C Adıyaman
    • -3°C Afyon
    • 3°C Ağrı
    • -6°C Amasya
    • -7°C Ankara
    • 3°C Antalya
    • -3°C Artvin
    • 3°C Aydın
    • -2°C Balıkesir
  • BIST: 83.067 0.93
  • Altın: 146,530 -1.16
  • Dolar: 3,7912 -1.01
  • Euro: 4,0490 -0.54

Kefen giyerek yola çıkmak

Aziz Üstel

Eğer bu ülkenin başbakanı “kefen giyerek yola çıktık!” diyorsa, Amasya açık hava toplantısında, Kastamonu’da düzenlenen suikast girişiminin ardından, o zaman hepimizin Hamlet’e kulak vermemiz gerekiyor: Bu ülkede çürümüş bir şeyler var!

Menderes, Özal, Erdoğan... Bu ülkeye çağ atlatmak için kollarını sıvamış üç insan yola kefen giyerek çıkıyor. Menderes’i düzmece suçlarla ipe çekiyorlar. Özal’ın ölümüyle ilgili sis perdesi bir türlü yırtılamıyor. Ve sıra Erdoğan’a geliyor! Şu rezilliğe bakar mısınız!

İhaneti gördüm / Karşımda duruyordu / Sapsarı, upuzun dişlerinden kan damlıyordu / O kan’a baktım / Kan damladı, damladı / Milletimin göz yaşlarına karıştı...

Başbakana yönelik bu saldırının ardından muhalefetin tek kelime etmesini bekliyor insan. Nerdeee! Partilerinin ilçe başkanı gözaltına alındı diye Güneydoğu’da kimi illeri ayağa kaldıran, çadırlar kuran, üç saatlik ölüm (?) oruçlarına kalkışan Selahattin beyler, Emine hanımlar ve polis tokatlayanlar bir geçmiş olsunu bile esirgiyor! En hafifinden ayıptır be!

Bu kez katiller hedefe varamayacak! Türkiye yolunda güvenli adımlarla yürüyecek. Hiç kuşkunuz olmasın!

Markalara tutsak bir dünyada yaşıyoruz

Plastikten yapılma bir çanta. Maliyeti 50 kağıdı geçmez. Vitrinde 5 bin liraya satılıyor! Kimi hatunlar sıraya giriyor bu çantalar uğruna alacakaranlıkta! Dünyanın en has kumaşından yapılma bir erkek elbisesinin maliyeti taş çatlasın üç yüz lira. İç cebinin üstüne bir etiket diktin mi, fiyat fırlıyor binlerce liraya. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Ayakkabıdan otomobile değin uzanan bir liste. İnsan bu markalardan birine sahip oldu mu sınıf atladığını sanıyor. Marka sıradan insanı üstün insan katına çıkarıyor bugünkü dünyada. Japon paraya kavuşuyor soluğu New York, Paris, Roma, Londra butiklerinde alıyor. Çin’li paralanıyor şık mağazaların önüne diziliyor salkım salkım. Ama bu marka tutkunluğu yeni değil. Nasreddin Hoca’nın “ye kürküm ye” öyküsü bile, insanoğlunun bir ömür boyu zarfa verdiği önemi gösteriyor. Zarfın içinde ne olduğuna gelince, kimsenin umurunda değil!

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.