25 Temmuz 2017 Salı29 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:57Güneş 05:46Öğle 13:18İkindi 17:12Akşam 20:36Yatsı 22:16
    • 28°C Adana
    • 29°C Adıyaman
    • 21°C Afyon
    • 18°C Ağrı
    • 20°C Amasya
    • 22°C Ankara
    • 28°C Antalya
    • 23°C Artvin
    • 25°C Aydın
    • 27°C Balıkesir
  • BIST: 106.711 -0.12
  • Altın: 143,514 0.58
  • Dolar: 3,5567 0.57
  • Euro: 4,1387 0.43

Kaset çalışmaları, sahne çalışmaları...

Mehmet Şeker

Çocuk aşırı yaramaz. Yerinde duramıyor. Hoplayıp zıplıyor. Bağıra bağıra ağlıyor. Aniden ağlamaktan vazgeçip olduğu yerde tepinmeye başlıyor. Kırıyor, döküyor.

Önceleri anne babası "Bizim çocuk çok zeki" düşüncesindeyken, zaman içinde kararları değişir gibi olmuş.

Cam çerçeveyle birlikte, evin içindeki biblolar falan hepsi çocuğun elinde un ufak hale gelince "Bu çocuk geri zekâlı olmasın" aşamasına gelmişler.

Aslında ikisi de olmadığını, sadece "hiperaktif" dedikleri cinsten olduğunu öğrenmişler.

*

Uyarıları umursamamış, tam aksine anne babasıyla zıtlaşmaya girmiş.

"Hoplama!"

"Hoplıycam..."

"Bağırma!"

"Bağırcam..."

Babası, beş altı yaşındaki çocuğun bu şekilde her söze aksi cevap verdiğini görünce, bir hinlik düşünerek şöyle demiş:

"Jandarma!"

Ve çocuğun tepkisi:

"Candarcam..."

*

Şaka değildir, uydurma değildir, ayniyle vakidir.

Henüz 'j' sesine alışık olmadığı ve anlamını da bilmediği için 'candarcam' diye cevap veriyor.

Yabancı dillerden gelen kelimeler, aydın tabaka tarafından düzgün kullanılsa da halk dilinde o derece yer bulamaz.

Bulduğu zaman da hafif değişikliğe uğrar.

Jandarma 'candarma' olur, 'cenderme' olur.

Bunun gibi yüzlerce örnek vardır.

*

Fransızca'dan gelen 'biscuit' bizde 'bisküvi' olur, 'bisküvit' olur, 'bisküt' olur, 'püsküt' olur.

Çocukken bakkala gider, iki yumurta verir, bir gazoz ve biraz da püsküt alır, afiyetle yerdik.

Gazoz dilimizin ucunu yakardı; çünkü içerken şişenin ağzında boşluk bırakmazdık.

Püsküt ağzımızın tadını düzeltirdi.

Petibörmüş, fingermiş, kaymaklıymış fark etmez.

İşte bu yüzden, Sayın Bahçeli'nin 'Püskevit' demesini hiç yadırgamadım.

*

Demek ki Devlet Bey de çocukken bakkaldan 'püskevit' istemekteymiş.

Ortaokuldaki Türkçe hocası duysa belki biraz üzülür.

Kürsüden aritmetik hesap yaparak iktidar için yol haritası çizdiği zamanlarda da matematik hocasının pek sevindiğini sanmıyorum.

Lakin bunlara insanî açıdan bakmak gerek.

O zaman makul karşılarız.

*

Yadırganacak husus, "Biz kaset siyasetini umursamıyoruz" dedikten sonra, kaset çalışmaları olan yardımcılarının istifa etmelerini istemesi olabilir.

Gerçekten umursamıyorsanız, göreve devam etmeleri gerekir.

İstifalarını istiyorsanız, söylediğiniz doğru değil demektir.

*

Bir aday da "Bu iş şahsî bir mesele; yalnızca benim aile fertlerimi ilgilendirir" deyip istifa etmeyeceğini söylemişti.

Herhalde Bahçeli'nin kaset siyasetine itibar etmediğini söylemesinden cesaret aldı.

Yoksa kimse o kadar pişkin olamaz.

Nitekim bu kararı bir gün sonra değişti ve adaylıktan çekildi.

Belki de Devlet Bey "Biz bir aileyiz" demiştir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.