20 Ocak 2017 Cuma22 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükâfat vardır.(Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap ve cezayı yalanlatıyor?Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?(Tin 4-8)
  • “Benim misâlimle sizin misâliniz, şu temsile benzer: Bir adam var ateş yakmış. Ateş etrafı aydınlatınca, pervaneler (gece kelebekleri) ve aydınlığı seven bir kısım hayvanlar bu ateşe kendilerini atmaya başlarlar. Adamcağız onları kurtarmaya (mâni olmaya) çalışır. Ancak hayvanlar galebe çalarak çoklukla ateşe atılırlar. Ben (tıpkı o adam gibi) ateşe düşmemeniz için belinizden yakalıyorum, ancak siz ateşe ateşe koşuyorsunuz”Buhârî, Rikâk 26
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:47Güneş 08:17Öğle 13:22İkindi 15:50Akşam 18:14Yatsı 19:38
    • 15°C Adana
    • 10°C Adıyaman
    • 2°C Afyon
    • 6°C Ağrı
    • 4°C Amasya
    • 3°C Ankara
    • 17°C Antalya
    • 4°C Artvin
    • 10°C Aydın
    • 4°C Balıkesir
  • BIST: 82.504 0.25
  • Altın: 147,463 -0.53
  • Dolar: 3,8179 -0.31
  • Euro: 4,0606 -0.26

Van ve Hakkâri'de, aman dikkat...

Hüseyin Gülerce

Seçim atmosferine karamsarlık gölgesi düşürmeye yönelik tertip ve provokasyonlara rağmen bir güzellik dikkat çekiyor: Seçim meydanları... Erdoğan, Kılıçdaroğlu ve Bahçeli, meydanları dolduruyor.

Meydanlar bir bayram yeri gibi. Yüzlerde ışıltılar, sevinçler, slogan atmalar... Kalabalıklarla kurulan diyaloglar, latifeler, laf çakmalar... Keşke liderlerin üslubu daha nezih olsa, bu meydanlara yakışan bir centilmenlik sergilense... Şüphesiz meydanlardaki kalabalıklar, seçimle ilgili sonucu ilan etmiyor. Ama o meydanlarda bir demokrasi coşkusu, sandıktan çıkacak iradeyi güzelleştiren, süsleyen bir demokrasi sahiplenmesi var. İnsanı üzen, halkın hissiyatına yüz yıldır saygılı olamayan vesayet zihniyetinin, hâlâ milletin ağız tadını bozma inadından vazgeçmemesi.

Vesayet, masum bir kelime ama 27 Mayıs 1960 darbesinden bu yana; vesayetin uygulamalarındaki acımasızlığı, korku salmayı, ülkenin, fikirlerin ve düşüncelerin üzerine balyozlar vurmaları, hiç hatırdan çıkarmayalım. Vesayet rejimi eliyle, Türkiye'de başbakan ve bakanlar asıldı. "Kürt isyanını bastırıyoruz" diye Dersim'de on binlerce insanımız uçaklarla bombalandı, sığındıkları mağaralarda zehirli gaz bombaları ile katledildi. Terör örgütleriyle iç içe geçmiş "görevliler" eliyle faili meçhul cinayetler işlendi. Diyarbakır hapishanesinde dört yüz bin insan işkencelerden geçirildi. Sivas'ta Madımak otelinde Alevi aydınlar yakıldı, Sünnilerin üzerine atıldı. Ertesi gün Erzincan Başbağlar'da köy meydanında aynı sayıda masum insan kurşuna dizildi, "Alevi misillemesi" denildi. 12 Mart ve 12 Eylül öncesinde, toplam beş bin üniversite öğrencisinin "sağ-sol çatışması" adı altında katledilmeleri, "şartların oluşması için" seyredildi. Laik kesimin yazarları, aydınları suikastlara kurban gitti, cenaze törenlerinde "kahrolsun şeriat" diye yüründü... Vesayet, masum bir kelime ama vesayet ağalarının yaptıkları, canavarları utandıracak kadar vahşiydi. Ve bunların hepsi devlet içindeki çeteler marifetiyle yapıldı, devlet içindeki anayasal kurumlara çöreklenmiş birileri, bunlara göz yumdular, sineye çektiler, örtmeye çalıştılar, davaları zamanaşımına uğrattılar. Yetmedi, bu kanlı ve acımasız oyunu bozmak isteyenleri, "sivil vesayet" peşinde koşmakla, devletin içine sızmakla, her yeri ele geçirmeye çalışmakla itham ederek, hedef saptırmaya kalktılar. Halkın demokrasiye sahip çıkma şuurundan, demokratikleşme hamlelerinden rahatsız oldular. Son sözü halk söylemesin diye referandumun önünü kesmek istediler.

Halk, vesayetin özüne dokunan referandumda "evet" diyerek, devlet içindeki çetelerin beline vurdu. Onların cesaret kaynaklarını zaafa uğrattı. Medyadaki payandalarının kimyasını bozdu. Şimdi önümüzde bir seçim var. Yeniden bellerini doğrultmak istiyorlar. Medyasıyla, anayasal kurumlar içerisinde direnen unsurlarıyla, çetelere yeniden can suyu verilmek isteniyor.

Tek umutları, 12 Haziran seçiminde, Ergenekon ve Balyoz davalarının ardındaki siyasi iradeyi zaafa uğratmak. Bunun için, silahlı çete oluşturarak, hükümeti ve parlamentoyu yıkma teşebbüslerini suç olmaktan çıkaracak bir siyaset mühendisliği yapıyorlar. Bakın, yılların mühendisi, sağ seçmene "Çoban Sülü" diye yutturulmuş Sayın Demirel bile devrede... Terör örgütü, tam da şiddet ve kaos isteyenlerin beklentileri doğrultusunda sokakları teslim almaya çalışıyor. Şiddet politikalarına davetiye çıkarılıyor, sıkıyönetim ve olağanüstü hal devreye sokulmak isteniyor. Zorbalıkla, baskıyla halk sindirilmeye, bilhassa da AK Parti'nin, Kürt vatandaşların düşmanıymış gibi gösterilmesi için tertipler yapılıyor. Güneydoğu'da Kürt vatandaşlarımız tahrik edilirken, İç Anadolu'da ve Batı'da Türk vatandaşlarımızın hassasiyetlerine dokunuluyor.

Seçime 22 gün var ama ülke hâlâ istim üzerinde. Bugün ve yarın çok önemli. Sayın Başbakan bugün Van'da, yarın da Hakkâri'de konuşacak.

Aman dikkat...


UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.