Abdurrahman Dilipak

Abdurrahman Dilipak

19 MAYIS

19 MAYIS

“Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı”.

Birileri nereden uyduruyorsa, bu günü Kurtuluş Savaşı’nın başlangıcı kabul ediyor..
19 Mayıs 1919’da, Mustafa Kemal Atatürk, Bandırma Vapuru ile Samsun’a çıkmış. Niye yola çıktığı gün değil de Samsun’a vardığı gün?. Arada gemi Sinop’a uğradı. Ya da niye Kastamonu’ya vardığı gün değil? Bunun bir mantığı olmalı.
Gerçekten Mustafa Kemal Samsun’a 19 Mayıs’ta mı çıktı? “Bandırma gemisi nerede” diye sormayacağım, peki seyir defteri nerede? Kim niye bu defteri yok etti, bana söyleyebilir misiniz?
Suç duyurusunda bulundum ama kimse soruşturmuyor..

Gemi İstanbul’dan yola çıkarken gemiye gelen İngiliz komiserinin teftiş sonrası gemi defterine vurduğu damga ile ilgili değil tek merakım..
Geminin 19 Mayıs önceki seyrü sefaini, 19 Mayıs sonrası üstlendiği görevler ve İstanbul’dan Samsun’a yolculuğun ayrıntıları.
Ama, birileri bu defteri de gemiyle birlikte yok etti. Mustafa Kemal’in vasiyeti gibi o da Çankaya’da, Genelkurmay’ın kozmik odalarında, Mason localarından birinin “emanet sandığı”nda muhafaza ediliyor olabilir.
19 Mayıs, 1938 yılına kadar 19 yıl kimsenin umuru olmamıştır. Ve ilk kez, 20 Haziran 1938’de bu gün kanunla bayramlaşmıştır. M. Altan’ın ifadesi ile “Meclis’in açılışından 18, Cumhuriyet’in ilanından da 15 yıl sonra kutlamaya başlamışız.”
Daha önce “Gençlik ve Spor Bayramı” olarak kutlanan bu ulusal bayramın adı 12 Eylül darbesinden sonra “Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı” olarak değiştirildi. Yani 12 Eylül’ün darbeci paşaları bu günün de geni ile oynadılar. Anayasa değişikliğinin ardından aslında bir kararın aynı şekilde yok hükmüne getirilmesi gerek.
Mümtazer Türköne’ye göre 19 Mayıs kutlamaları 1932’nin faşist İtalya’sından alınma. Bakın bakalım, “Dağ başını duman almış”ı nereden almışız. İtalyanların Kara Gömleklileri varsa bizim de “Grizedliler”imiz var. Yavru kurdumuz var. “Gürbüz Türk”lerimiz var.. Bu Kazım Karabekir’e sormak gerek bu Himaye-i İtfalin himayesindeki “Gürbüzler” kim diye.. “Dersim’in kayıp kızları”ndan sonra bir gün bu “kayıp erkek çocukları” “Gürbüzler”i de araştırır belki birileri..
Genelkurmay Başkanı’nın resmi tarihe alternatif bu tarih tezlerinin basında böyle “uluorta” tartışılmasından duyduğu kaygının sebebini anlıyorum..
Selim Sırrı Tarcan, bugünkü 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nın esasını teşkil eden Jimnastik Şenlikleri’nin Türkiye’de ilk defa düzenlenmesini sağlar. Spor üzerine teorik ve uygulamaya ilişkin önerilerini “Gürbüz Türk” dergisinde yayınlar. Tarcan’ın nereden geldiğine, bu makalelerinin referans bilgilerinin hangi ülkenin resmi yayınlarından tercüme edildiğine de bakmak gerek aslında..
O yıllar Kemalist kadroların, Normandiya köylüleri gibi, Anadolu yaylalarında, ayakları ile şaraplık üzüm ezen Türk kadınları aradığı yıllardır.. Musolini’nin “terbiye diktatörlüğü”ne hayrandırlar. Hitler’in doğum gününü kutlamadan dönerken bıyıklarının yarısı gitmiştir. Kartvizitlerinde unvan olarak “Führer” yazmaktadır. 10. Yıl albümüne mesajı alınan tek lider Hitler’dir ve o da “ortak idealler”den söz etmektedir.
19 Mayıs kutlamaları biçim olarak biraz Rus, biraz İtalyan’dır aslında. Kara ve kızılın buluşması. Buna biraz da Osmanlı eklemek gerek. 19 Mayıs’ta biraz Osmanlı’dan da alıntı var. Osmanlı’da 12 Mayıs’ta 1916’dan itibaren İDMAN BAYRAMI adı altında bir spor şenliği vardı. Maarif Nezareti Müfettişi olan Selim Sırrı Tarcan’ın şahsi teşebbüsüyle ilk defa bu tarihte Kadıköy’deki İttihad Spor Kulübü’nün çayırında ‘İdman Bayramı’ kutlaması yapılmıştı. Bu ilk İdman Bayramı’nda yeni bir zeybek oyunu da (Sarı Zeybek) dahil olmak üzere çeşitli gösteriler düzenlenmiştir. (Selim Sırrı Tarcan’ın hayatı hakkında geniş bilgi için bkz. Pars Tuğlacı, Çağdaş Türkiye, cilt: 3, İstanbul 1990, Cem Yayınevi. s.1965-1966.’dan özetlenerek)
Bu gelenek 1928’e kadar devam etti. 1928’de parti bu işe el attı ve bu tarihten itibaren JİMNASTİK ŞENLİKLERİ adıyla kutlanmaya başlandı. 24 Mayıs 1935’te, adı, gençliğin Atatürk’e bağlılık ve sadakatini sunması için ATATÜRK GÜNÜ spor etkinliklerine dönüştürüldü. Resmi bir bayram olarak kabul edilmemesine karşın ilk kez 1935 yılında ulusal düzeyde kutlanmıştır. Kutlamalar da 1936’dan 1938 yılına kadar CHP için ulu “öndere sadakat ayini” şeklinde cereyan etmiştir.
Atatürk’ün ölümünden yaklaşık beş ay önce resmi bir bayram olarak kabul edildi. İlk defa 1935 yılında ulusal düzeyde kutlandı. Mustafa Kemal ilk ve son kez 1938 yılında yapılan kutlamalara katıldı.
Bu konu burada bitmeyecek, yarın da devam edelim inşallah. Kim ne yapıyorsa yapsın da, neyin ne olduğunu bilelim önce. Selam ve dua ile.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Abdurrahman Dilipak Arşivi