23 Mart 2017 Perşembe24 C.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Biz, insanlara belli zaman aralıklarıyla okuyasın diye Kur’an’ı parçalara ayırdık ve onu bölümler halinde indirdik.” (İsra, 17/106)
  • “Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” (Buhârî, "Fezâilü’l–Kur’ân", 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:29Güneş 06:56Öğle 13:18İkindi 16:42Akşam 19:27Yatsı 20:47
    • 12°C Adana
    • 5°C Adıyaman
    • 6°C Afyon
    • -7°C Ağrı
    • 0°C Amasya
    • 4°C Ankara
    • 10°C Antalya
    • 1°C Artvin
    • 14°C Aydın
    • 6°C Balıkesir
  • BIST: 89.809 -0.88
  • Altın: 145,306 -0.07
  • Dolar: 3,6167 -0.04
  • Euro: 3,9083 -0.13

Anadolu'yu boşaltmak doğru politika değildir

Abdulkadir Özkan

Başbakan Erdoğan İstanbul ve Ankara'ya yeni kentler ilave etmekten söz etti ve bunları çılgın projeler olarak takdim etti. İşin garip tarafı da yandaşları olayı derinlemesine düşünmeden alkış tutarken karşı olanlar ise projeyi önemsiz gösterme gayreti içine girdiler. İşin özüne, bu tür projelerin ülkenin geneli düşünüldüğünde yararı ya da zararının ne olacağı nedense hiç düşünülmedi. Belki de seçim kampanyaları sebebiyle estirilen hava içinde olay gözden kaçtı.

İstanbul'un Avrupa ve Anadolu yakasına yeni kentlerin ilave edilmesi bu şehrimiz nüfusunun daha fazla artması anlamına gelirken, aynı şey Ankara için de geçerli. Özellikle Güney Ankara projesi adı altında 500 bin nüfuslu yeni bir şehrin Ankara'ya ilave edilmesi de aynı anlama geliyor. Kısacası Başbakan'ın Çılgın Proje olarak ilan ettiği Ankara ve İstanbul'a yeni kentler ilave edilmesi ülkemiz gerçeği ile ne ölçüde bağdaşır? Esas olan Ankara, İstanbul, İzmir ve Adana gibi şehirlerimizi hızla büyüterek Anadolu'dan bu şehirlerimize göçü teşvik etmek doğru bir uygulama olabilir mi? Bu tür projelerin Anadolu'nun boşatılması anlamına gelmez mi? Doğru olan insanımızın bulundukları şehirler, ilçeler ve köylerde büyükşehirlerin sahip olduğu alt yapı hizmetlerini götürerek yaşamalarını sağlamak değil midir?

Bu memlekette yıllardan beri kırsal kesimin boşaltılması, şehirleşmenin hızlandırılması doğru politikalar olarak takdim edildi. Ne var ki köylerden şehirlere göç hızla devam ederken şehirlerimizde gerekli tedbirler alınmadığı için köyünü terk edip şehre gelen insanlar bu defa da şehirlerin etrafında köyler oluşturdular. Hem de öylesine köyler oluşturdular ki geldikleri yerlere göre çok daha ilkel şartlara mahkum oldular. Bu ilkellikten Milli Görüş belediyecilik anlayışı sayesinde son 20 yıldan beri biraz olsun dönüşüm projeleri ile şehirlerimiz kurtarılmaya başlandı. Ancak, istenen noktaya gelinebilmiş değil.

Bu arada şehirlerin kırsal nüfusun göçünü teşvik ederek hızla büyütülmesinin başka sorunları da beraberinde getireceğini unutmamak gerekiyor. Çünkü, nüfus artışı denildiği zaman akla sadece mesken ihtiyacı gelmez. En başta işsizlik sorunu varken, şehirlerde yeni işsizler ordusunun oluşmasını engellemek mümkün olmaz. Diyelim ki işsizlik sorununu da çözdünüz. Boşalan kırsal kesimle ilgili ne gibi bir projeniz var? Büyük şehirlere ne zaten terör sebebiyle Doğu ve Güneydoğu'dan yoğun bir göç var. Terörü engelleyemediğiniz sürece bu göçün önünü almanız zaten mümkün değil. Akla gelen bir diğer soru ise; bu bölgelerden büyükşehirlere göçü hızlandırmak, büyük şehirlerin etrafında yeni mega kentler oluşturmanın terörle mücadeleye ne gibi katkısı olacaktır? Bunun hesabı yapılmış mıdır? Bunun da ötesinde bölgenin giderek boşaltılması ortaya ne gibi sorunlar çıkartacaktır? Bu şehirleri boşaltmak teröristlerin işini mi kolaylaştıracak, onları hedeflerine biraz daha mı yaklaştıracak yoksa terörle mücadelede emniyet güçlerinin eli mi güçlenecek? Tüm bu sorular üzerinde düşünüp gerekli cevapları bulmadan Ankara, İstanbul, İzmir ve Adana gibi şehirlerimizin etrafında yeni kentler oluşturmanın övünülecek bir yanı olmadığı gibi zaten yaşanmaz hale gelmiş büyük şehirlerimizi daha da çekilme ve yaşanmaz hale getirecektir. En azından böyle bir tehlike söz konusudur. Bugün büyük şehirlerimizde yaşayan insanlar günlerini stresle boğuşarak geçirmekte, hatta büyük bir bölümü imkan bulsam da buralardan çekip gitsem demektedir. Toplumun içine giren insanlarla bire bir konuşursanız büyükşehirlerin nasıl bir stres kaynağı haline geldiğini görürsünüz.

Bu bakımdan konuşulduğu zaman insanlara belki cazip gelebilecek, hatta oy bile getirebilecek bir takım projeleri bu seçim sathında vaat olarak ortaya atmak iyi olabilir ama ülkenin geleceği açısından bu projelerin hayata geçirilmesi hususunda yeniden düşünmek, fayda ve zararlarını gözden geçirmek gerekiyor.

Hizmeti belli şehirlerde toplayıp ülkenin önemli bir bölümünü ihmal etmek ve bunun sonucu olarak kırsal kesimden şehirlere göçü teşvik etmek kanaatimce doğru bir tercih değildir. Eğer bu proje bir takım dış etkilerle gündeme getirilmiş değilse de yanlıştır. Yok eğer ülkemiz üzerinde hesapları olan bir takım güçler tarafından oluşturulmuş da bize pazarlanmışsa çok daha tehlikelidir ve unutulmamalıdır ki şu anda pek görülmeyen planlar söz konusudur. Ülkeyi yönetme sorumluluğuna sahip kişiler bu hesabı iyi yapmak zorundadırlar.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.