27 Mart 2017 Pazartesi29 C.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Biz, insanlara belli zaman aralıklarıyla okuyasın diye Kur’an’ı parçalara ayırdık ve onu bölümler halinde indirdik.” (İsra, 17/106)
  • “Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” (Buhârî, "Fezâilü’l–Kur’ân", 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:22Güneş 06:49Öğle 13:17İkindi 16:44Akşam 19:31Yatsı 20:52
    • 20°C Adana
    • 18°C Adıyaman
    • 13°C Afyon
    • 7°C Ağrı
    • 5°C Amasya
    • 8°C Ankara
    • 18°C Antalya
    • 7°C Artvin
    • 20°C Aydın
    • 10°C Balıkesir
  • BIST: 89.629 -0.83
  • Altın: 146,317 1.32
  • Dolar: 3,6219 0.28
  • Euro: 3,9415 1.01

Economist mi etkili olacak yürek mi?

Ahmet Taşgetiren

Milliyet'in önceki günkü manşeti "İsrail'in gizli planı" şeklinde idi.

İsrail gazetesi Jerusalem Post'un bir haberini manşet haline getirmişti.

Jerusalem Post, Ahmet Davutoğlu'nun İsrail'e çok sert suçlamalar yönelttiğini, buna karşılık İsrail'in hiç de âdeti olmadığı halde sessiz kaldığını yazıyordu. Jerusalem Post bu sessizliği "bilinçli bir sessizlik" olarak niteliyordu.

Gazeteye göre İsrail yönetimi, Davutoğlu'na sert tepki verirse bu, 12 Haziran seçimlerinde AK Parti'nin işine yarardı. İsrail yönetimi, gazetenin ifadesiyle "AK Parti'nin ekmeğine yağ sürmemek için sessiz kalmayı tercih etmişti."

...

Dünyaca tanınmış İngiliz dergisi The Economist, bu hafta yayınlanan nüshasında, Türkiye'yi ve 12 Haziran seçimlerini gündeme aldı. Derginin Türkiye temsilcisi ve Habertürk gazetesi yazarı Amberin Zaman yazısına "The Economist de bir ıslık çaldı" başlığını atmış. Bunun tercümesi şu:

"The Economist, 12 Haziran seçimlerinde CHP'nin desteklenmesini istiyor."

Bunu başyazıda dile getiriyor.

Deniyor ki özetle: "Tayyip Erdoğan çok otoriterleşiyor. Anayasa'yı tek başına değiştirecek güce erişmesi Türkiye için risktir. CHP'ye yeni reformcu kimlik kazandıran Kemal Kılıçdaroğlu'nun bir alternatif oluşturması Türk demokrasisinin geleceği açısından fevkalade önemli!"

Evet, İngiliz dergisinin şık ifadeler arkasından dillendirdiği talep açık:

"Oylar CHP'ye..."

Ya da "Erdoğan'ı zayıflat, Kılıçdaroğlu'nu güçlendir."

Tabii, bu tür hariçten gazellerin Türkiye'de kimi ne kadar etkileyeceği veya etkilemeyeceği tartışılabilir.

Ama şu görüntü, başka bazı parçalarla da birleştirildiğinde, Amerika, Avrupa, İsrail ekseninde, ilginç değerlendirmeler yapıldığı gerçeğini ortaya çıkarıyor.

Bu sütunda çıkan 1 Haziran 2011 tarihli yazıda, 9 Eylül Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Ayşen Uysal'ın bir değerlendirmesine yer vermiştim. Doç. Uysal, Taraf'ta Neşe Düzel'e verdiği mülakatta şu tespiti yapmaktaydı:

"CHP'nin tabanında, örgütünde şu kaygı çok yaygın: 'CHP'deki demokratik söylem değişimi, partinin iç dinamikleriyle olmuyor. Dönüşümü, Amerika ve AB dayatıyor. AKP yerine CHP iktidara taşınmak isteniyor."

Doç. Uysal şunları da söylemekteydi:

"CHP, AB'ye yeşil ışık yaktı ve şu anda onlardan büyük ölçüde destek alıyor. Avrupa'da CHP'ye bakış çok değişti. AKP'den umudu kesince dönebilecekleri tek yer CHP oldu. CHP'deki lider değişimi ile birlikte de bu ilişkinin mekanizmaları açıldı. Sosyalist Enternasyonal'den çıkarmayı düşündükleri CHP'yi dönüştürmeye karar verdiler."

Dikkat edildiğinde görüleceği gibi bu değerlendirmede iki şey öne çıkıyor:

Bir: AB çevrelerinde AK Parti'den ümidin kesilmesi.

İki: CHP'yi dönüştürerek öne çıkarmak.

Bu işlerde Amerika ya da Avrupa ne kadar belirleyicidir, çok tartışılabilecek bir konu.

Bazen birileri kendi kendilerine gelin güvey olurlar da, memleketin ruhu bile duymayabilir. Ama oralardaki gelin güvey olma hadisesini de görmek gerekiyor.

Bir süre önce Amerika ve Avrupa'nın gündemine "Türkiye'nin eksen kayması yaşadığı" tartışmaları da girmişti.

O tartışmalara ve bugünkü çıkışlara bakıldığında, "ABD ve AB'deki bu arayışlarla, Türkiye'yi yeniden beğenilecek bir eksene oturtma hesabı mı gelişiyor" sorusu sorulabilir.

Bir süre önce Kılıçdaroğlu, ABD ve AB'ye seslenerek, Ortadoğu'ya ilgisi sebebiyle AK Parti'yi şikâyet etmiş ve "Sizi en iyi biz anlarız" türünden çağrılarda bulunmuştu. Ben de bu çağrıları "CHP'den Amerika'ya selam" başlıklı yazımla değerlendirmiştim.

Bütün bunlar bize, Türkiye'nin seçiminin sadece Türkiye'nin seçimi olmadığını gösteriyor.

İnsanımız bir yerde oyunu, bu küresel hesabı da dikkate alarak verecek.

Bakalım Economist'in çağrısına göre mi verecek, kendi yüreğinin çağrısına göre mi?

Başsağlığı: "Mücadeleciler" bir can dostlarını daha dar-ı bekaya uğurladı. Necmettin Erişen rahmet-i Rahman'a kavuştu. Bu güzel insana sonsuz rahmet, ailesine ve gönül dostlarına baş sağlığı diliyorum. Mücadele Birliği'ni ve Necmettin Erişen'i ayrıca yazacağım.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.