M. Şevket Eygi

M. Şevket Eygi

En Kârlı Ticaret

En Kârlı Ticaret

SORU: En kârlı ticaret nedir?

CEVAP: Allah ile yapılan ticarettir?

SORU: Bu ticaret nasıl olur?

CEVAP: Tevhid'e, İman'a, İslam'a, Kur'ân'a, Sünnet'e, Şeriat'a, Ümmet'e (Allah'ın rızasına uygun şekilde) yapılan hizmetlerle olur.

SORU: Bu ticaret hangi vasıtalarla yapılır?

CEVAP: Para harcayarak, mal sarf ederek, canla, başla, ömrünü tüketerek, ilimle irfanla hikmetle... Doğrudan doğruya yapılabildiği gibi dolaylı şekilde de yapılabilir.

SORU: Dolaylısı nasıl olur?

CEVAP: Kendisi bizzat yapmaz, yapanları destekler, onlara manen ve maddeten yardımcı olur.

SORU: Bu ticaretin makbul olması (Allah tarafından kabul edilmesi) için birinci ön şart nedir?

CEVAP: İhlastır. Yani sadece Allah için, O'nun yüce rızasını kazanmak için yapılmalıdır.

SORU: Bir adam hem Allah için çalışsa, hizmet etse, hem de nefs-i emmaresi ve maddi menfaati için...

CEVAP: İhlas müşareket (ortak) ve kesir kabul etmez. Ya yüzde yüz olur, ya olmaz.

SORU: Bir zengin, bütün malını ve servetini Allah'ın rızasına, Kur'ana ve Sünnete uygun bir şekilde harcasa ve sonunda fakir düşse, onun durumu nedir?

CEVAP: Çok büyük, çok karlı bir ticaret yapmış ve çok zengin olmuştur o.

SORU: Süslü fakat sanatsız camiler yaptırmak, onları sanatsız bir şekilde saçma sapan tezyin etmek, onların içine kalorifer döşemek, klima ve soğuk su cihazları koymak, ibadet yerini hoparlörlerle, ışıldak, fırıldak ve zırıldaklarla doldurmak İman'a, İslam'a, Kur'ana hizmet midir?

CEVAP: Kesinlikle değildir. Peygamberimizin ahir zamanda camilerin süslü, fakat ibadet konusunda harap olacağı mealinde hadisleri vardır. Dinin, imanın, Şeriat'ın elden gittiği bir zamanda camileri zevksizce süslemek akıl karı mıdır?

SORU: En önemli hizmet nedir?

CEVAP: İnsanları imana davet etmektir.

SORU: İkinci hizmet nedir?

CEVAP: İman etmiş olanların inançlarının doğru inançlar olması için çalışmaktır. (Tashih-i itikad)

SORU: Kur'ana, Sünnet'e, Şeriat'a aykırı faaliyetler hizmet olur mu?

CEVAP: Olmaz.

SORU: Zaruriyat-ı diniyeyi inkar edenlerin faaliyetleri hizmet midir?

CEVAP: Değildir.

SORU: Bir kişi, "İslam tek hak din değildir. Zamanımızda başka hak dinler, öteki ibrahimi dinler de vardır, Resulullahı red, tekzib ve inkar edenler de cennetliktir" bozuk inancına sahip olsa, o kişi hizmet edebilir mi?

CEVAP: Edemez.

SORU: Erbab haline getirilmiş rühbanların riyaseti, şöhreti, itibarı, revacı için yapılan faaliyetler hizmet midir?

CEVAP: Değildir.

SORU: Allah'a noksan sıfatlar izafe eden bozuk bir mezhebin revacı için yapılan faaliyet ve hizmetler gerçek hizmet midir?

CEVAP: Değildir.

SORU: İlimle, kültürle hizmet edilebilir mi?

CEVAP: Hizmetin başı ilim ve kültür hizmetidir ama ihlas şarttır. Bir alim halkın kendisi için "Ne büyük alimmiş" demesi için yahut zengin olmak için hizmet ediyorsa, yaptıkları zahirde hizmet gibi görünse de gerçekte hizmet olmaz. Çünkü ihlasa mukarin değildir.

SORU: Dinde reform, dinde yenilik, dinde değişim, BOP'çuluk, Fazlurrahmancılık, ılımlı İslam, Kemalizme uygun İslam, Şeriatsız İslam, mezhepsizlik, telfik-i mezahib gibi bid'atlerle hizmet edilebilir mi?

CEVAP: Böyleleri hizmet etmez, hezimete sebep olur.

SORU: İçinde kasıtlı yanlışlar bulunan Kur'an tercümeleri, Kur'an mealleri ve tefsirleri ile hizmet olur mu?

CEVAP: Olmaz. Bu kasıtlı yanlışlar ve aykırı yorumlar yüzünden bazı cahil ve gafiller imanlarını bile yitirebilir.

SORU: Peygamberimizin (Salat ve selam olsun ona) hadislerini AB normlarına, Feminizme, Kemalizme göre ayıklamak bir hizmet midir?

CEVAP: Neuzübillah!.. Böyle bir şey küfre kadar gidebilir.

SORU: Halkın cemaatle namaz kılması için telkinde bulunmak, propaganda yapmak hizmet midir?

CEVAP: Büyük hizmettir.

SORU: Halka, öğrenilmesi farz olan temel din bilgilerini (ilmihalini) öğretmek için çalışmak hizmet midir?

CEVAP: Çok büyük bir hizmettir.

SORU: Yüklü ücretler karşılığında vaaz eden, dini konferanslar veren, dini sohbetler yapan kimseler hizmet mi ediyorlar?

CEVAP: Hayır, onlarınki hizmet değildir.

SORU: Yahu bu hizmet dediğin şey nedir?

CEVAP: Yazımın başında açıklamıştım. Kur'ana ve Sünnet'e uygun şekilde ihlasla; İman, İslam, Tevhid, Ümmet, Şeriat, İmamet-i Kübra, Ahlak-ı İslamiye için doğru dürüst çalışmak, ücretini Allah'tan istemek ve beklemektir.

*(İkinci yazı)
Halkı Namaza Başlatmak İçin Bir Milyar Dolar

İmanı olan halkı beş vakit namaza başlatmak, bugün yüzde on olan namaz kılanların nispetini yüzde otuza, elliye, altmışa çıkartmak için üç senelik bir program yapılsa, bu iş için bir milyar dolarlık bir fon bulunsa...

Çok iyi olur...

Biz Müslümanlar bugünkü ilmimiz, irfanımız, kültürümüz, ahlakımız ile böyle bir hizmeti yapabilir ve başarılı olabilir miyiz?

İnşallah yapabiliriz.

Böyle bir hizmet için teşebbüse geçilirse ortaya büyük bir tehlike çıkacaktır.

Bir milyar dolarlık bir fon var ya, işte bu fonu hortumlamak için ne kadar adi din sömürücüsü münafık haşarat varsa ortaya çıkacaktır.

Ehliyetsizler, kurulacak teşkilatta memuriyet almak için akın akın başvuracaktır.

En iyisi böyle bir hizmetin, en az para ile yapılmasıdır. Ehliyeti olmayanlar bu namaz seferberliği faaliyetinde kesinlikle istihdam edilmemelidir.

Bendeniz 1950'li yıllarda has ve gerçek Nurcuları tanıdım, din iman Kur'an hizmetlerini ücretsiz yaparlardı.

Gerçek şeyhler, onların halifeleri, gerçek dervişler de hizmetlerini ücretsiz yapardı.

Bırakın ücret almak, nice hizmetkarlar işlerini, ticaretlerini yitirmişler, fakr u zarurete düşmüşlerdi.

Halkı ve gençliği namaza çağırmak için broşürler, kitaplar hazırlanacak... Bunları yazanlara telif ücreti vermemek gerekir. Allah için yazsın, ücretini de Allah'tan istesin.

Ücret verilmezse, ihlassız haşarat gelip taciz etmez.

Namaz seferberliği için toplanan bir milyar dolarlık para şu kalemlere harcanmalıdır:

1. Broşürlerin, kitapların kağıt, baskı, teclid, depolama, sevkiyat, irsalat masrafları.

2. Bu işte çalışacak işçilere ve küçük memurlara maaş.

3. Medyada ve basında reklam. (Dini gazete, dergi ve tv'lerde çıkacak ilanlar için para ödenmeyecektir. Para yok diye basmayacak çıkarsa basmasın!..)

Dini imanı para olan bir açıkgöz Namaz Seferberliği Teşkilatına genel müdür olacak ve ayda 30 bin dolar maaş alacak... Almaz olsun, olmaz olsun!.. Kahr olasıca!.. Böyle dini bir hizmet ancak Peygamber, Ashab-ı Güzin, Ehl-i Beyt, Selef-i Salihin, evliyaullah, süleha ahlakı ile yürütülebilir.

İmamı Gazali bu devirde yaşasaydı, ondan namaza çağıran, namazı anlatan bir kitap yazmasını isteseydik, telif ücreti mi taleb edecekti? O istemese, biz bir zarfa koyup versek ne yapardı? Paraları zarftan çıkartıp suratımıza çarpardı.

Abdülkadir Geylani, Ahmed er-Rufai, Şahı Nakşibend, Hasan eş-Şazeli, Hacı Bayramı Veli, Ahmed Yesevi ve benzeri ehlullah böyle hizmetler için telif ücreti, maaş mı isterlerdi?

Bu gibi hizmetlerde, zaruret derecesinde lüzum varsa birtakım idari personele geçimleri için maaş ve ücret verilebilir ama ulemaya, fukahaya, mürşidlere para verilmez.

Dini irşad hizmetlerinin bazı kimseler tarafından para ile yapılması devrimize mahsus büyük bid'atlerden ve ahlaksızlıklardandır...

Müslümanlar bir araya gelecek, halkı ve gençliği namaza çağırmak için büyük bir teşkilat kuracak, bu hizmet için bir milyar dolarlık bir fon oluşturulacak, bir kısım idareciler ve işçiler dışında para ödenmeyecek, hele hiç telif ücreti verilmeyecek...

Bendeniz iyice sapıttım, münafık oldum galiba!..

Önceki ve Sonraki Yazılar
M. Şevket Eygi Arşivi