21 Ocak 2017 Cumartesi23 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükâfat vardır.(Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap ve cezayı yalanlatıyor?Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?(Tin 4-8)
  • “Benim misâlimle sizin misâliniz, şu temsile benzer: Bir adam var ateş yakmış. Ateş etrafı aydınlatınca, pervaneler (gece kelebekleri) ve aydınlığı seven bir kısım hayvanlar bu ateşe kendilerini atmaya başlarlar. Adamcağız onları kurtarmaya (mâni olmaya) çalışır. Ancak hayvanlar galebe çalarak çoklukla ateşe atılırlar. Ben (tıpkı o adam gibi) ateşe düşmemeniz için belinizden yakalıyorum, ancak siz ateşe ateşe koşuyorsunuz”Buhârî, Rikâk 26
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:47Güneş 08:17Öğle 13:22İkindi 15:51Akşam 18:15Yatsı 19:39
    • 9°C Adana
    • 4°C Adıyaman
    • 0°C Afyon
    • 4°C Ağrı
    • -2°C Amasya
    • -2°C Ankara
    • 11°C Antalya
    • 2°C Artvin
    • 8°C Aydın
    • 3°C Balıkesir
  • BIST: 83.067 0.93
  • Altın: 146,530 -1.16
  • Dolar: 3,7912 -1.01
  • Euro: 4,0490 -0.54

Nasıl mutlu oluruz?

Haşmet Babaoğlu

Yeni bir mutsuzluk tipi var artık.
Hayal kırıklığına ve depresif beyhudelik duygusuna yaslanan bir mutsuzluk tipi!Hatta bir tür ruhsal bitkinlik hali! Bana göre adı şöyle olmalı:
Durmadan mutluluğu aramanın mutsuzluğu!..
Sanki...
Aradıkça daha da uzaklaşıyor bizden mutluluk. Hem belki...
Tam olarak ne aradığımızı bilmiyoruz!
***
Geçen gün büyük bir kitapçıya girdim.
Orta yaşlı birkaç kadın ve bir genç kız kasa kuyruğundaydı.
Her hallerinden tatile çıkmak üzere son alışverişlerini yaptıkları anlaşılıyordu.
Ellerindeki kitaplar ister istemez dikkatimi çekti. Kapağında "mutluluk" kelimesi geçen kılavuz kitaplardı hepsi de!
"Küçük Pembe Mutluluk Kitabı", "Mutluluğu Keşfetmek", "Mutluluk Okulu", "Bir Yaşam Ustalığı, Mutluluk", "Gerçek Mutluluk", "İki Kişilik Mutluluk" ve ötekiler...
Şöyle bir baktım.
İyiydiler, hoştular, halleri vakitleri de yerinde gibiydi.
Ama ne yalan söylemeli...
Zarif alınlarında tatminsiz hırsların, umarsız arayışların yorgunluk çizgileri vardı.
***
Ben de kuyruğun sonunda düşüncelere daldım.
İçimden "şu insanlar acaba biliyorlar mı?" diye sordum.
Varsa eğer mutluluk diye bir şey...
O tatil yöresinde de onları bekliyor olacak!
Ama mutlulukla buluşmaları için kafalarını "mutluluk öğreten" kitaplarından kaldırıp etraflarına bakmaları gerekecek...
Çay içerken, çayın eşsiz tadından başka bir şeyi...
Yüzerken, bedenlerini saran sudan başka bir şeyi...
Düşünmediklerinde...
Severken, sevişirken, geleceğe değil, "şimdi"ye odaklandıklarında...
Büyük ihtimal, mutlu olacaklar!
Mutluluk öğretmeye kalkışan bir kitabı değil...
Bir romanı, bir şiiri, bir denemeyi okuyup mutlu olduklarında...
Anlayacaklar işin esasını!
***
Bir arkadaşım aklıma geliyor şimdi.
Ara sıra şöyle yakınırdı...
"Basitçe uyum istiyoruz, anlamak ve anlaşılmak istiyoruz; çoğu zaman bir parça huzur istiyoruz. Ama bize sürekli sihirli mutluluk reçeteleri veriyorlar. Bir yanlışlık var, bu işte!"
Aslına bakarsanız...
Mutluluk düşüncesi çağlar boyunca dinsel ve felsefi boyutta ele alındı.
Aydınlanma Çağı sonrasında bireysel hazlar ve arzular yüceltilmeye başlanınca mutluluk bir tür "kazanç" veya "başarı" gibi algılanmaya başladı.
Oysa problem tam da orada!
Mutluluk için kan ter içinde mücadele etmek...
Tuhaf! Hatta tutarsız değil mi?
Belki hayatla kavga etmekten vazgeçme halinin ta kendisidir mutluluk!
Belki hikmetine pek akıl erdiremeyeceğimiz bir armağanıdır hayatın!

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.