17 Ekim 2017 Salı27 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:45Güneş 07:11Öğle 12:57İkindi 15:57Akşam 18:29Yatsı 19:49
    • 18°C Adana
    • 17°C Adıyaman
    • 11°C Afyon
    • 7°C Ağrı
    • 10°C Amasya
    • 11°C Ankara
    • 21°C Antalya
    • 8°C Artvin
    • 20°C Aydın
    • 16°C Balıkesir
  • BIST: 106.991 0.49
  • Altın: 151,930 0.06
  • Dolar: 3,6762 0.88
  • Euro: 4,3196 0.38

Laf yarıştırmayı bıraksak da konuşsak!

Haşmet Babaoğlu

Durmadan konuşuyoruz. Evde, işte, sokakta, yatakta, tv karşısında, eş dost arasında...
Laf hiç bitmiyor!
Ah, bir de televizyon var! Orada hiç susulmuyor.
Günümüzde televizyon görüntü değil, laf ve tartışma anlamına geliyor.
Peki bunca lafa, bunca iddiaya, bunca patırtıya karşın...
İletişim var mı?
Yok, denecek kadar az.
Anlıyor muyuz birbirimizi? Pek sayılmaz.
Ya bilgi?
O gürültü arasında bilgi kaybolup gidiyor.
Çünkü durmuyoruz!
Bir durup dinlemiyoruz.
Durup...
Gerçeği öğrenme hevesi göstermiyoruz.
***

Dün bir ara tv izlerken kendimi "yeter yahu, bir susun!" diye mırıldanır halde yakaladım.
Malum, sadece tartışma programlarında değil, artık her programda tartışılıyor.
Konuklu sohbet programı deseniz, çoğunda iri laflar, ucuz klişeler havada uçuşuyor.
Tasavvufla ilgili konuk çağırılmış ama konuğa yeni albüm çıkarmış pop şarkıcısı muamelesi yapılıyor. İşin ilginci konuk da bu muameleden memnun!
Magazin programı yapılıyor. Tartışmacılar öyle iddialılar ki, akıl alır gibi değil. Hayata ve dünyaya dair her şeyi çözmüş gibi konuşmaya doyamıyorlar!

***

Cahit Koytak'ın "Susma sanatı" adlı şiiri ne güzel söyler...
"Sana da başkalarına da
Yetecek kadar sus ki,
Susuşun nara olsun,
Konuşman çare olsun."
Ama taş gibi "ağır susmak" kaldı mı artık?
Susmak da karakter değiştirdi.
Şizoitlerin "içe kapanışı"ndan; ürkeklerin dilini tutuşundan başka bir susuş kalmadı!
Oysa bugün...
Tarihin öyle bir noktasındayız ki...
Laf yarıştırmak için veya birbirimize laf sokuşturmak için değil...
Birbirimizi yeni baştan tanımaya başlamak için...
Mutlaka konuşmamız gerek.
Ama böyle tartışma manyaklığıyla olmaz!
Hele önce kalbimizin sesini dinleyelim!
Önce ezberlerimizi bir kenara atıp gerçekleri öğrenmeye heves edelim!

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.