20 Ocak 2018 Cumartesi3 C.Evvel 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Ve namaz bittiğinde yeryüzüne serbestçe dağılın ve Allah'ın lütfundan (rızkınızı) aramaya devam edin; mutluluğa ulaşabilmek için de Allah'ı sıkça anın! (Cuma-10)
  • Ebu Abdullah Cabir İbn-i Semurete (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir. ”tüm namazlarımı peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) ile beraber kılardım. Onun namazı da hutbesi de ne uzun ne de kısa olmayıp orta olurdu.” (Müslim Cuma 41)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:48Güneş 08:18Öğle 13:21İkindi 15:50Akşam 18:12Yatsı 19:36
    • 3°C Adana
    • 6°C Adıyaman
    • -7°C Afyon
    • 0°C Ağrı
    • 0°C Amasya
    • -5°C Ankara
    • 8°C Antalya
    • 4°C Artvin
    • 4°C Aydın
    • -1°C Balıkesir
  • BIST: 115.147 -1.46
  • Altın: 163,214 1.40
  • Dolar: 3,8058 0.95
  • Euro: 4,6547 0.85

Laf yarıştırmayı bıraksak da konuşsak!

Haşmet Babaoğlu

Durmadan konuşuyoruz. Evde, işte, sokakta, yatakta, tv karşısında, eş dost arasında...
Laf hiç bitmiyor!
Ah, bir de televizyon var! Orada hiç susulmuyor.
Günümüzde televizyon görüntü değil, laf ve tartışma anlamına geliyor.
Peki bunca lafa, bunca iddiaya, bunca patırtıya karşın...
İletişim var mı?
Yok, denecek kadar az.
Anlıyor muyuz birbirimizi? Pek sayılmaz.
Ya bilgi?
O gürültü arasında bilgi kaybolup gidiyor.
Çünkü durmuyoruz!
Bir durup dinlemiyoruz.
Durup...
Gerçeği öğrenme hevesi göstermiyoruz.
***

Dün bir ara tv izlerken kendimi "yeter yahu, bir susun!" diye mırıldanır halde yakaladım.
Malum, sadece tartışma programlarında değil, artık her programda tartışılıyor.
Konuklu sohbet programı deseniz, çoğunda iri laflar, ucuz klişeler havada uçuşuyor.
Tasavvufla ilgili konuk çağırılmış ama konuğa yeni albüm çıkarmış pop şarkıcısı muamelesi yapılıyor. İşin ilginci konuk da bu muameleden memnun!
Magazin programı yapılıyor. Tartışmacılar öyle iddialılar ki, akıl alır gibi değil. Hayata ve dünyaya dair her şeyi çözmüş gibi konuşmaya doyamıyorlar!

***

Cahit Koytak'ın "Susma sanatı" adlı şiiri ne güzel söyler...
"Sana da başkalarına da
Yetecek kadar sus ki,
Susuşun nara olsun,
Konuşman çare olsun."
Ama taş gibi "ağır susmak" kaldı mı artık?
Susmak da karakter değiştirdi.
Şizoitlerin "içe kapanışı"ndan; ürkeklerin dilini tutuşundan başka bir susuş kalmadı!
Oysa bugün...
Tarihin öyle bir noktasındayız ki...
Laf yarıştırmak için veya birbirimize laf sokuşturmak için değil...
Birbirimizi yeni baştan tanımaya başlamak için...
Mutlaka konuşmamız gerek.
Ama böyle tartışma manyaklığıyla olmaz!
Hele önce kalbimizin sesini dinleyelim!
Önce ezberlerimizi bir kenara atıp gerçekleri öğrenmeye heves edelim!

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.