18 Ekim 2017 Çarşamba27 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:46Güneş 07:12Öğle 12:56İkindi 15:56Akşam 18:28Yatsı 19:47
    • 15°C Adana
    • 12°C Adıyaman
    • 7°C Afyon
    • 0°C Ağrı
    • 5°C Amasya
    • 3°C Ankara
    • 16°C Antalya
    • 8°C Artvin
    • 15°C Aydın
    • 9°C Balıkesir
  • BIST: 106.991 0.49
  • Altın: 151,481 -0.24
  • Dolar: 3,6762 0.88
  • Euro: 4,3196 0.38

"Fırsatı kaçırma, tut, yakala" derken...

Haşmet Babaoğlu

Modern iş ve yaşam düzeni öyle kurulmuş ki, son sürat koşturmacanın dışına çıkmak neredeyse imkânsız!
Mecburen, mecburiyetten koşturuyoruz; keyiften koşturuyoruz ve çoğu zaman haybeden koşturuyoruz.
Öyle "yavaş hayat" denen şeyler, "yavaş şehir" ler falan var ya, çok küçük kesimlerin altından kalkabileceği marjinal tercihlerden öteye gitmiyor.
Yoksa ancak işsiz kaldığında, hasta olup yatağa düştüğünde, emekliye ayrıldığında yavaşlayabiliyor insan. O zaman da zihin durmuyor, hızlı hızlı içini kemiriyor!
Fakat yavaşlayamasak bile ara ara durabiliriz.
***

Evet! Hiç değilse ara sıra durup kendimize, hayata, dünyaya bakmalıyız.
Durup düşünmeliyiz.
Nereden gelmişiz, nereye gidecekmişiz, (etnik kökümüz, sosyal statümüz falan, hepsi bir yana) gerçekte kimmişiz biz; bütün bunları yeni baştan sorgulamalıyız.
Aklımızı başımıza toplamanın, kalbimize kulak vermenin yolu bu ölesiye koşturmacaya ara vermekten; "durmak"tan geçiyor.
Buna ihtiyacımız var.
Bizi "insan" yapacak şey bu!
***

Öyle bir düzen ki, arzuların tatmini için de, mutluluğu bulmak için de kulağımıza hep "koş, koş" diye fısıldanıyor sanki! Bir yandan da sürekli tetikte olmak gerekiyor.
Tüketim ise başlı başına bir tuzak.
Dilimiz bir karış dışarda peşinden koşturduğumuz havuçların en son örneğine gelince...
İnternette pıtrak gibi büyüyen fırsat sitelerinin farkındasınız, değil mi?
Neredeyse her gün yeni bir "fırsat sitesi" kuruluyor ve sizi ya cebinizden ya mail kutunuzdan uyarıp duruyor.
Bu sitelerin isimleri de fazlasıyla manidar.
"Yakala" diyorlar, "Kaçırma" diyorlar, "Fırsatları takip et" diyorlar...
Pahalılıktan haklı yakınmanın yerini gitgide indirimleri çılgınca kovalama sporu(!) alıyor.
Çekici indirimlere kanarak asla kullanmayacağı şeyleri alanları; sırf ucuz diye sevmediği şarkıcının konserine gidenleri biliyorum.
Taklitçi arzuların tatmini ve yok pahasına sunulan hazlarla tanışmak bir süre iyi gelebilir. Sosyal tüketim yarışına katılmak insana garip bir güç hissi verir.
Bunlar tamam!
Ama "aman bu fırsatları kaçırma, tut, yakala" derken...
Bir bakmışsınız, hayatın "öz"ü çoktan kaçmış!

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.