20 Ocak 2017 Cuma22 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükâfat vardır.(Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap ve cezayı yalanlatıyor?Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?(Tin 4-8)
  • “Benim misâlimle sizin misâliniz, şu temsile benzer: Bir adam var ateş yakmış. Ateş etrafı aydınlatınca, pervaneler (gece kelebekleri) ve aydınlığı seven bir kısım hayvanlar bu ateşe kendilerini atmaya başlarlar. Adamcağız onları kurtarmaya (mâni olmaya) çalışır. Ancak hayvanlar galebe çalarak çoklukla ateşe atılırlar. Ben (tıpkı o adam gibi) ateşe düşmemeniz için belinizden yakalıyorum, ancak siz ateşe ateşe koşuyorsunuz”Buhârî, Rikâk 26
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:47Güneş 08:17Öğle 13:22İkindi 15:50Akşam 18:14Yatsı 19:38
    • 13°C Adana
    • 8°C Adıyaman
    • 1°C Afyon
    • 5°C Ağrı
    • 1°C Amasya
    • 1°C Ankara
    • 13°C Antalya
    • 2°C Artvin
    • 11°C Aydın
    • 4°C Balıkesir
  • BIST: 83.067 0.93
  • Altın: 146,783 -0.99
  • Dolar: 3,7897 -1.05
  • Euro: 4,0443 -0.66

"Güvenlikçi politika" ezberi

Ahmet Taşgetiren

-Bir ülkeye dışarıda konuşlanmış bir silahlı örgüt tehdit yöneltiyorsa...

-Bir ülkede, dağda silahlı adamlar varsa...

-Bir ülkede, iki güne bir asker veya polis öldürülüyorsa...

-Bir ülkede, sivil güvenlik görevlisi, sokak ortasında kurşunlanıyorsa...

-Bir ülkede güpegündüz yol kesilip, kimlik kontrolü yapılıp, adam kaçırılabiliyorsa...

-Bir ülkede, şantiye basılıp, iş makineleri yakılabiliyorsa...

-Bir ülkede bir şehir halkı, bir terör örgütünün tehdidi altında özel bir iklime sokulmuşsa...

-Bir ülkenin bir bölgesinde terör örgütü, seçim güvenliğini tehdit edebiliyorsa...

-Bir ülkede, terör örgütü ile bağlantılı yeraltı yapılanmasının istediğinde şehirleri ateşe verebilecek bir yapılanmaya sahip olduğu kanaati oluşmuşsa...

Orada bir güvenlik problemi vardır.

O ülkenin yönetimi, birileri üzülecek diye güvenlik problemini ıskalayamaz.

O ülkenin yönetiminin bütün bu olguları ıskalaması ya o terör örgütünden korktuğuna ya başa çıkamayacağına inandığına ya da görmezden gelip büyümesine imkân tanıdığına delalet eder.

Evet, geçmişte bu güvenlik sorunlarını ortadan kaldırmak için yürütülen mücadelede, paniklerin yol açtığı önemli yanlışlar yapıldı. Kurunun yanında yaş da yandı ve bu yanlışlıklar, hiç olmaması gereken insanları terör örgütünün ortak cephesine itti.

Türkiye o süreçten dersini aldı ve AK Parti döneminde, o tarz bir yönteme izin verilmeyeceği kesinleşti.

Artı AK Parti iktidarı, "Kürt sorunu" denen hadisenin çözülmesi için ciddi bir süreç başlattı. Sorunun çerçevesinin belirlenmesi için çalışmalar yapıldı, sorunlar tadat edildi, kimi açı farkları var olsa da, hükümetin, sorun çözme konusunda ciddi bir iradeye sahip olduğu gözlendi.

Üstelik bu irade, Kürt toplumunun çok önemli bir kesiminde karşılık da buldu.

Ama terör bitmedi.

Çünkü terör örgütü, şebekenin diğer uzantıları ile birlikte hem Kürtler hem Kürt sorunu üzerinde tekel kurma gibi bir hesabın içine girdi. Öyle ki, örgütü onaylamayan Kürt'ün Kürtlüğü bile sorgulanır hale geldi.

Silahı bunun için araç olarak kullanmaya yöneldi.

Buradan da, Kürt sorunu ile terör örgütünün iç içe geçmesi gibi bir algıyı, zihinlere empoze etmeye çalıştı.

Doğrusu, kimi aydınlarımız, bu örgüt operasyonunda, zihni bir abluka altına girdi.

Şimdi birilerimiz, Kürt sorunu-PKK sorunu iç içeliği gibi bir zihniyet şablonu içinden bakıyor ve terör örgütünün muhataplığı gibi kıskacın içinde dolanıyor.

-Öcalan'sız olmaz, Karayılan'sız olmaz sözleri, bir aydın ezberi halinde dolaşıp duruyor.

Bu değerlendirmelerin en kritik yanı, "Terör örgütü ile başa çıkamama" halinin kabulü gibi bir izlenim verilmesidir.

Devlet adına bu izlenim verildiğinde, terör örgütü, "çözüm oluncaya kadar" silahı asla devreden çıkarmama tavrı içine giriyor.

Tabii, buradaki "çözüm çerçevesi" üzerinde de örgüt tekeli oluşturulmuş oluyor.

Şimdilerde "çıtayı çok yükseğe koydular" değerlendirmesi yapılıyor ya, bu terör örgütüne verilen primin ürünüdür.

Ateş düştüğü yeri yakar. Onun için her ölüm, bir ocağa ateş düşürüyor.

Ama bir ülkenin cumhurbaşkanı, başbakanı, bu tarz her ölümde, yüreğinde ateş hissedecek insanlardır.

Onun için polis, asker, sivil vatandaş, kim bir terör kurşununa hedef olmuşsa, aynı zamanda cumhurbaşkanı, başbakan hedef olmuştur.

Onun için, bu ülkede yaşayan herhangi bir insanın güvenliğini ıskalayamazsınız. Türk'ün, Kürt'ün, Müslüman'ın gayrimüslimin veya bir başkasının...

Şöyle düşünüyorum:

Şayet Selahattin Demirtaş'ın çocuğu terör örgütü tarafından kaçırılmış olsaydı, eminim onun için de güvenlik sorunu acil sorun haline gelirdi.

Aynı şeyi, "anti-güvenlikçi" aydınlarımız için de söyleyebiliriz.

Bana göre, Kürt sorununun çözüm sürecinde terör örgütünün iradesinin çözülmesi olmazsa olmaz bir hedeftir.

Yeni güvenlik konseptinde bu başarılabilecek mi? Asıl soru budur ve gerisi safdilliktir.

Terör örgütünün iradesi çözülürse, Kürt sorunu için çok daha büyük açılımlar gerçekleşebilir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.