20 Temmuz 2017 Perşembe26 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:50Güneş 05:42Öğle 13:18İkindi 17:13Akşam 20:40Yatsı 22:23
    • 28°C Adana
    • 35°C Adıyaman
    • 25°C Afyon
    • 26°C Ağrı
    • 22°C Amasya
    • 25°C Ankara
    • 28°C Antalya
    • 21°C Artvin
    • 28°C Aydın
    • 26°C Balıkesir
  • BIST: 106.736 -0.63
  • Altın: 141,158 0.45
  • Dolar: 3,5210 -0.02
  • Euro: 4,0955 0.94

"Güvenlikçi politika" ezberi

Ahmet Taşgetiren

-Bir ülkeye dışarıda konuşlanmış bir silahlı örgüt tehdit yöneltiyorsa...

-Bir ülkede, dağda silahlı adamlar varsa...

-Bir ülkede, iki güne bir asker veya polis öldürülüyorsa...

-Bir ülkede, sivil güvenlik görevlisi, sokak ortasında kurşunlanıyorsa...

-Bir ülkede güpegündüz yol kesilip, kimlik kontrolü yapılıp, adam kaçırılabiliyorsa...

-Bir ülkede, şantiye basılıp, iş makineleri yakılabiliyorsa...

-Bir ülkede bir şehir halkı, bir terör örgütünün tehdidi altında özel bir iklime sokulmuşsa...

-Bir ülkenin bir bölgesinde terör örgütü, seçim güvenliğini tehdit edebiliyorsa...

-Bir ülkede, terör örgütü ile bağlantılı yeraltı yapılanmasının istediğinde şehirleri ateşe verebilecek bir yapılanmaya sahip olduğu kanaati oluşmuşsa...

Orada bir güvenlik problemi vardır.

O ülkenin yönetimi, birileri üzülecek diye güvenlik problemini ıskalayamaz.

O ülkenin yönetiminin bütün bu olguları ıskalaması ya o terör örgütünden korktuğuna ya başa çıkamayacağına inandığına ya da görmezden gelip büyümesine imkân tanıdığına delalet eder.

Evet, geçmişte bu güvenlik sorunlarını ortadan kaldırmak için yürütülen mücadelede, paniklerin yol açtığı önemli yanlışlar yapıldı. Kurunun yanında yaş da yandı ve bu yanlışlıklar, hiç olmaması gereken insanları terör örgütünün ortak cephesine itti.

Türkiye o süreçten dersini aldı ve AK Parti döneminde, o tarz bir yönteme izin verilmeyeceği kesinleşti.

Artı AK Parti iktidarı, "Kürt sorunu" denen hadisenin çözülmesi için ciddi bir süreç başlattı. Sorunun çerçevesinin belirlenmesi için çalışmalar yapıldı, sorunlar tadat edildi, kimi açı farkları var olsa da, hükümetin, sorun çözme konusunda ciddi bir iradeye sahip olduğu gözlendi.

Üstelik bu irade, Kürt toplumunun çok önemli bir kesiminde karşılık da buldu.

Ama terör bitmedi.

Çünkü terör örgütü, şebekenin diğer uzantıları ile birlikte hem Kürtler hem Kürt sorunu üzerinde tekel kurma gibi bir hesabın içine girdi. Öyle ki, örgütü onaylamayan Kürt'ün Kürtlüğü bile sorgulanır hale geldi.

Silahı bunun için araç olarak kullanmaya yöneldi.

Buradan da, Kürt sorunu ile terör örgütünün iç içe geçmesi gibi bir algıyı, zihinlere empoze etmeye çalıştı.

Doğrusu, kimi aydınlarımız, bu örgüt operasyonunda, zihni bir abluka altına girdi.

Şimdi birilerimiz, Kürt sorunu-PKK sorunu iç içeliği gibi bir zihniyet şablonu içinden bakıyor ve terör örgütünün muhataplığı gibi kıskacın içinde dolanıyor.

-Öcalan'sız olmaz, Karayılan'sız olmaz sözleri, bir aydın ezberi halinde dolaşıp duruyor.

Bu değerlendirmelerin en kritik yanı, "Terör örgütü ile başa çıkamama" halinin kabulü gibi bir izlenim verilmesidir.

Devlet adına bu izlenim verildiğinde, terör örgütü, "çözüm oluncaya kadar" silahı asla devreden çıkarmama tavrı içine giriyor.

Tabii, buradaki "çözüm çerçevesi" üzerinde de örgüt tekeli oluşturulmuş oluyor.

Şimdilerde "çıtayı çok yükseğe koydular" değerlendirmesi yapılıyor ya, bu terör örgütüne verilen primin ürünüdür.

Ateş düştüğü yeri yakar. Onun için her ölüm, bir ocağa ateş düşürüyor.

Ama bir ülkenin cumhurbaşkanı, başbakanı, bu tarz her ölümde, yüreğinde ateş hissedecek insanlardır.

Onun için polis, asker, sivil vatandaş, kim bir terör kurşununa hedef olmuşsa, aynı zamanda cumhurbaşkanı, başbakan hedef olmuştur.

Onun için, bu ülkede yaşayan herhangi bir insanın güvenliğini ıskalayamazsınız. Türk'ün, Kürt'ün, Müslüman'ın gayrimüslimin veya bir başkasının...

Şöyle düşünüyorum:

Şayet Selahattin Demirtaş'ın çocuğu terör örgütü tarafından kaçırılmış olsaydı, eminim onun için de güvenlik sorunu acil sorun haline gelirdi.

Aynı şeyi, "anti-güvenlikçi" aydınlarımız için de söyleyebiliriz.

Bana göre, Kürt sorununun çözüm sürecinde terör örgütünün iradesinin çözülmesi olmazsa olmaz bir hedeftir.

Yeni güvenlik konseptinde bu başarılabilecek mi? Asıl soru budur ve gerisi safdilliktir.

Terör örgütünün iradesi çözülürse, Kürt sorunu için çok daha büyük açılımlar gerçekleşebilir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.