27 Temmuz 2017 Perşembe3 Zilkâde 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 04:00Güneş 05:48Öğle 13:18İkindi 17:11Akşam 20:34Yatsı 22:14
    • 35°C Adana
    • 40°C Adıyaman
    • 31°C Afyon
    • 33°C Ağrı
    • 40°C Amasya
    • 36°C Ankara
    • 31°C Antalya
    • 36°C Artvin
    • 33°C Aydın
    • 31°C Balıkesir
  • BIST: 108.394 1.11
  • Altın: 142,809 -0.39
  • Dolar: 3,5301 -0.65
  • Euro: 4,1252 -0.15

Yöneticisi, medyası suçlu da taraftar suçsuz mu?

Haşmet Babaoğlu

Diyelim ki, UEFA suçlu, TFF suçlu, futbola her zaman elini sokan siyaset suçlu, medya suçlu, yargısız infazlara imkan veren emniyet ve yargı suçlu...
Ve biliyoruz ki, kulüpler kirli, yöneticiler kirli, futbolcular boğazına kadar kirli ilişkiler bataklığına gömülmüş...
Öyle öyle gelmişiz şu günlere...
Peki ya taraftarlar?
Türkiye'deki taraftarlık anlayışı temiz mi?
Diyeceksiniz ki...
Yahu taraftarın ne günahı var? Taraftar dediğin takımına aşık biri; yoksa gücü belli, parası ve ilişkileri belli; bu işlerde ne dahli olabilir?
Doğrusu...
Ben de taraftarın "saf" kalbinin futbol sektörünün en iyi niyetli tarafı olduğuna inanıyordum.
Ama bu ülkede yöneticilerin futbolu cehenneme götürdükleri yolu taraftarın sırtında taşıdığı "iyi niyet taşları"yla döşediğini fark edince, bütün bakışım alt üst oldu.
O yüzden tekrar tekrar şunu yazacağım: Futbolumuzun geldiği noktadan taraftarlar da sorumludur!
***

Aklı başında sandığımız ve memleket meseleleri üzerine analizlerini ciddiye aldığımız gazeteciler tuttuğu takım kazandığı sürece hiç sesini çıkarmayıp işler kötüye gidince aynı ligi "soytarılar tiyatrosu" olarak tanımlıyorsa...
Mahallenin ağabeyi, esnafların en hası, tartıların en kılı kırk yaranı diye bilinen bir bakkal tuttuğu takım maç kaybedince "sen de mamalayacaksın arkadaş, bak ötekilere!" diye yorum yapacak noktaya gelmişse... Çok sakin, çok itidalli bir akademisyen tuttuğu takıma kumpas kurulduğuna inandığı anda "kimse bizi durduramaz, kan çıkar" naraları atmaya başlıyorsa...
Bu işte çok ciddi bir yanlışlık var demektir.
***

Bugün "taraftar" dediğimiz tip...
Hayatında adalet ama sahada sadece galibiyet isteyen biri olup çıkmıştır. Yalan mı?
Oysa bir yöneticiyi hırslarına yenilmekten koruyacak, kirli veya yanlış işlere bulaşmaktan koruyacak en önemli dinamik taraftarın "temiz futbol" isteği değil miydi?
Nerde hani o istek, o talep?
Var mı?
"Vur, kır, parçala, bu maçı kazan" diye tezahürat yaparak geçirmedik mi son yıllarımızı?
E işte o zaman da...
Böyle başa böyle tarak!

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.