19 Ocak 2017 Perşembe21 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Andolsun, sizden önceki nice nesilleri peygamberleri, kendilerine apaçık deliller getirdikleri hâlde (yalanlayıp) zulmettikleri vakit helâk ettik. Onlar zaten inanacak değillerdi. İşte biz suçlu toplumu böyle cezalandırırız.Sonra, nasıl davranacağınızı görelim diye, onların ardından yeryüzünde sizi onların yerine getirdik.(Yûnus 13-14)
  • “İslâm hidayeti nasip edilen ve yeterli miktarda maişeti olup, buna kanaat edene ne mutlu!”Tirmizi, Zühd 35, (2350).
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:48Güneş 08:18Öğle 13:22İkindi 15:49Akşam 18:12Yatsı 19:37
    • 10°C Adana
    • 3°C Adıyaman
    • 2°C Afyon
    • 7°C Ağrı
    • 4°C Amasya
    • 0°C Ankara
    • 8°C Antalya
    • 2°C Artvin
    • 9°C Aydın
    • 7°C Balıkesir
  • BIST: 82.300 -0.58
  • Altın: 148,155 0.74
  • Dolar: 3,8298 1.58
  • Euro: 4,0711 1.09

İşte bu!

Abdurrahman Dilipak

Cumhurbaşkanı Gül Berlin’de bombayı patlattı:
-Bakalım Türk halkı AB üyeliğini kabul edecek mi?
Evet sonuçta, bütün hazırlıklar tamamlandıktan sonra, AB evet dese bile bakalım Türk halkı bu işe evet diyecek mi? Demeye bilir.
Çünki, fazla naz âşık usandırdı.. Hem AB hasta! Euro umut vermiyor. Hâlâ bir AB Anayasası bile yok..
Gül, “İmtiyazlı ortaklık” teklifine de “Hayır” dedi.
Türkiye Gümrük Birliği içinde ama, AB’nin dışında. İmtiyazlı ortaklık bundan daha öte ne ki? Bunun Türkçesi “üye değilsiniz, ama bize bağlı kalın. Biz sizi denetleyelim.. Sizin hakkınızda biz karar verelim.” Buna kim “evet” der ki! Bırakın buna evet demeyi, tam üyeliğe evet diyeceğimizi kim nereden çıkarıyor!
Kıbrıs Rum kesimi, AB’nin dönem başkanı olacakmış. Türkiye de bunu kabul edecekmiş. Yok böyle bir şey. Erdoğan, eğer Kıbrıs Rum kesimi AB dönem başkanlığı görevine getirilecek olursa Türkiye üyelik başvurusunu askıya alacak dedi..
Anlayacağınız, Ege’de sular ısınıyor..
AB üyesi, NATO üyesi Kıbrıs, Yahudi lobisinin ve sermayesinin desteğini alabilmek için Türkiye’ye karşı İsrail’in Truva atı olmayı kabul etmiş gibi gözüküyor..
İsrail bir yandan Yunanistan’ı, öte yandan Kıbrıs Rum kesimini Türkiye’ye karşı kullanmak istiyor.
Rumlar da buna hazır. Akdeniz’de doğalgaz arama fikri İsrail’in planı olsa gerek.. Kıbrıs Rum kesimi adına bir Amerikan şirketi Akdeniz’de bir platform kurdu bile. Ama son anda geri adım attılar.. Çünki Ankara KKTC ile birlikte bölgede Türk Donanmasının koruması altında sismik taramalara başlama kararı aldı.. Rum kesimi, ABD firmasını arkasına alarak, İsrail’in himayesinde ve AB dönem başkanlığı öncesinde bu durumu da fırsat bilerek, bir emrivakide bulunmaya kalktı.. Ankara anında tepkisini koydu ve bu durum Türkiye’nin tavrını test etmek isteyenler için olduğu kadar bir kararlılık göstergesi olması açısından da önemliydi. Eğer siz İsrail donanmasının himayesinde bölgede birtakım işler çevirmeye kalkarsanız, bu Türk donanmasını bölgeye davet etmek anlamına gelir. Sonuçta bütün bunlar, Türkiye’nin Akdeniz’de ve Ege’de devriye gezmesi için yeterli gerekçeyi oluşturuyor..
İsrail Rumlara kiralanan platformun üzerinden insansız hava aracı uçuruyormuş. Çevrede İsrail donanmasına ait gemiler tur atıyormuş.. Rum kesimi İsrail’in umudu, İsrail de Rumların, Yunanlıların umudu oldu. Tam da birbirlerine yakıştılar.. Birbirlerini ağırlıyorlar. Tencere yuvarlanmış, kapağını bulmuş sonunda..
Ha! Bu arada, İsrail, Türkiye’ye yerleştirilecek erken uyarı sisteminin izleme raporlarını istemiş. Türkiye bunu veto etti.. İşe bakar mısınız, İsrail bir yandan Türkiye’ye karşı PKK, Ermeni ve Rum radikalleri harekete geçirmeye çalışacak, sonra da Türkiye üzerinden İran’ı izleyecek, Türkiye de İsrail’e bu konuda yardım ve yataklık edecek. İyi bari, İsrail’i de izleyelim ve bu bilgileri de İran’a verelim. Ne de olsa, bölgesel işbirliği programında İran’la birlikteyiz. İslam konferansında da. Komşuyuz üstelik..
Bana kalırsa AB ve ABD, bundan sonra Türkiye ile ilişkileri düzeltmek ve karşılıklı bir güven ortamı, diyalog ve işbirliği zemini tesis etmek istiyorsa, önce terör ve İslamifobia konusunda samimiyet testinden başarı ile geçmeleri gerek..
Gül Almanya’dan, Erdoğan ABD’den dönünce Türkiye’de, hem iç politikada, hem de dış politikada yeni bir dönem başlayacak..
Bu arada Yunanistan’ın da artık nerede, kimin yanında duracağına bir karar vermesi gerek..
Bu arada Gül’ün konuşma yapacağı salonda bomba ihbarı sonrasında Alman tarafının ısrarla toplantıyı iptal etmek istemesine rağmen Cumhurbaşkanı Gül’ün ise, “Ya bu konuşmayı yaparım ya da hemen Türkiye’ye dönerim” diye konuşma yapmakta ısrarlı olması ve sonuçta konuşması da, önemliydi. Kararlı ve cesur bir duruş, böyle bir zamanda herkes için ve bundan sonraki yaklaşımlar açısından önemli mesajlar taşıyor..
İşte olması gereken bu! Türkiye’deki değişim bu ayrıntılarda kendini gösteriyor..
ABD’de, BM çevresinde heyecanlı gelişmeler yaşanıyor.. İslam ülkeleri, Araplar, Afrikalılar, Asyalılar, Amerikan yönetimi, Latin Amerika ülkeleri hepsi Türkiye dışişleri bakanı ve başbakanı ile görüşmek için randevu istiyor.. Heyecan verici bir gelişme bu. Newyork’ta Türkiye rüzgarı esiyor, gelen haberlere bakılırsa..
Yeni bir dünya kuruluyor ve Türkiye bu yeni dünyadaki yerini almaya hazırlanıyor. Selâm ve dua ile..

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.