23 Ocak 2017 Pazartesi25 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükâfat vardır.(Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap ve cezayı yalanlatıyor?Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?(Tin 4-8)
  • “Benim misâlimle sizin misâliniz, şu temsile benzer: Bir adam var ateş yakmış. Ateş etrafı aydınlatınca, pervaneler (gece kelebekleri) ve aydınlığı seven bir kısım hayvanlar bu ateşe kendilerini atmaya başlarlar. Adamcağız onları kurtarmaya (mâni olmaya) çalışır. Ancak hayvanlar galebe çalarak çoklukla ateşe atılırlar. Ben (tıpkı o adam gibi) ateşe düşmemeniz için belinizden yakalıyorum, ancak siz ateşe ateşe koşuyorsunuz”Buhârî, Rikâk 26
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:46Güneş 08:15Öğle 13:23İkindi 15:53Akşam 18:17Yatsı 19:41
    • 9°C Adana
    • 4°C Adıyaman
    • -6°C Afyon
    • 7°C Ağrı
    • 1°C Amasya
    • -3°C Ankara
    • 9°C Antalya
    • 3°C Artvin
    • 3°C Aydın
    • -1°C Balıkesir
  • BIST: 83.217 0.18
  • Altın: 147,255 0.49
  • Dolar: 3,7734 -0.47
  • Euro: 4,0515 0.06

Gel de saldırma...

Ahmet Kekeç

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya’nın iddianamesine yönelik eleştiriler, yargıyı ideolojileştiren çevrelerin ve elbette bazı tahsisli kalemlerin hoşuna gitmedi.

En hafif suçlamaları, ‘Hukuka saygıları yok, Başsavcı’ya saldırıyorlar’ idi...

Oysa, eleştiri yöneltenlerin değil, ideolojik mülahazalarla donatılmış 162 sayfalık metni ‘iddianame’ diye sunan Başsavcı Yalçınkaya’nın ve bu metni görüşmeye değer bulan mahkemenin hukuka saygısı yoktu.

Başsavcı Yalçınkaya, önceki gün, esas hakkındaki mütalaasını sundu ve iddianamedeki görüşlerini tekrarladı.

Harika bir metindi...

Mesela, parti kapatma davalarının ceza davalarıyla karıştırılmaması gerektiği, ‘suç niteliği taşımayan eylemlerle suç olmaktan çıkarılan fiillerin, partiler için yasak olma niteliğini sürdürdükleri’ belirtiliyordu ki, insanda ‘Gel de bu metne saldırma, gel de eleştirme’ duygusu uyandırıyordu.

Hayır, Başsavcı mizah yapmıyor.

Bunu, ciddi ciddi, esas hakkındaki mütalaasına yazmış.

Diyor ki, ‘Yaptıkları suç niteliği taşımasa da, AK Parti kapatılmalıdır.’

Başsavcı, evet, taraftır, suçlayacaktır.

Suçlanan taraf da, hukuki çerçevede buna yanıt verecektir.

İyi de, suç niteliği taşımayan eylemleri parti kapatmaya delil sayarsanız, hukuku çürütmüş, ifade özgürlüğünü tamamen ortadan kaldırmış olmaz mısınız?

öncelikle suçlayan taraf (yani Başsavcı) hukuka ve yasalara istinat etmek zorunda değil midir?

Bu rahatlık, bu keyfilik nerden geliyor?

Hukuku eğip bükme hakkını Abdurrahman Yalçınkaya’ya kim verdi?

Esas hakkındaki mütalaada, en çok dikkatimi çeken şey, Başsavcı’nın, ‘çok partili parlamenter sistem’le ilgili sözleri oldu.

özetle şunu söylüyordu:

Günümüzde en büyük tehlike irticadır. İrtica, özellikle çok partili dönemde palazlanmıştır. Bir ‘çok partili sistem ürünü’ olan AK Parti de irtica odağı haline gelmiştir ve kapatılmalıdır. Dolayısıyla, ‘çok partili sistem’ dedikleri şey o kadar da iyi bir şey değildir.

Basitleştirerek anlattım ama, satıraralarını okuduğunuzda bu anlam çıkıyor.

Demek ki suçlu, aynı zamanda çok partili sistemmiş...

Mantığı görüyorsunuz değil mi?

öncelikle hukuka ve yasalara istinat etmesi gereken Başsavcı, birtakım afaki ‘siyasal-ideolojik yaklaşımları’ referans alıyor ve bunu esas hakkındaki mütalaasına yazıyor.

Biliyorsunuz, bir süredir ‘ulusalcı’ çevrelerde çok partili sisteme karşı bir işlevsizleştirme kampanyası yürütülüyor ve bu süreç ‘karşı devrim’ olarak nitelendiriliyor.

İlhan abi de, bir yazısında, çok partili sistemin ‘Osmanlı gericiliği’ olduğunu söylüyordu.

Bunlar, bütün kötülüklerin başladığı tarih olarak, 1950’yi işaret ederler. Açıkça ‘demokrasiye karşıyız, tek parti rejiminin devam etmesini istiyoruz’ diyemedikleri için bu argümanı ileri sürerler.

Demek ki, Başsavcı da, bu çevreler gibi düşünüyor ve kafasına göre yeni suçlar imal ediyor.

Oysa, ‘bir’den çok partinin örgütlenerek seçimlere katılması bir anayasa emridir.

Karşımızda, anayasa emrini (zımnen) ‘suç’ telakki eden bir Başsavcı var ve biz aylardır onun Cumhuriyet gazetesinde ‘makale’ olarak yayınlandığında sırıtmayacak iddianamesini tartışıyoruz.

Ne garip ülke yahu!

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.