26 Temmuz 2017 Çarşamba29 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:58Güneş 05:47Öğle 13:18İkindi 17:12Akşam 20:35Yatsı 22:15
    • 28°C Adana
    • 31°C Adıyaman
    • 25°C Afyon
    • 22°C Ağrı
    • 28°C Amasya
    • 27°C Ankara
    • 29°C Antalya
    • 25°C Artvin
    • 28°C Aydın
    • 29°C Balıkesir
  • BIST: 107.206 0.15
  • Altın: 143,247 -0.19
  • Dolar: 3,5533 -0.29
  • Euro: 4,1312 -0.52

‘Empati’ göz çıkarıyor, can alıyor

Fehmi Koru

Empati yapın” diyorlar. Empati yapınca bağımsızlık mücadelesini doğal görüyorlarmış. “Ben de olsam dağa çıkardım, savaşırdım” diyen de var, “Dertlerini ancak kan dökerek anlatabiliyorlar; şiddet müzakerede eli güçlendiriyor” diyen de...

Kendi hesabıma ben de ‘empati’ yapıyorum, ancak vardığım sonuç çok farklı: Dağa çıkmak yerine agoraya inip derdimi herkeslere duyuracak biçimde anlatmayı, mağdur ve mazlum konumumu terk etmek yerine geçmiş yaraları sarmayı tercih ederdim...

Savaşıp kan dökmenin ‘mesaj’ olarak algılandığı, sonuç almanın dağa çıkmaktan geçtiği günler geride kaldı çünkü... Bugünün insanının elinde sorunlarını dile getirmek için binbir çeşit yol var; her derdin ilâcı da ‘demokrasi’ denilen sistem...

İrlanda sorunu vardı İngiltere’nin geçmişte, İspanya’nın da Bask bölgesi kana boğuluyordu. IRA ve ETA o dönemin şiddet kullanarak sonuç almayı uman örgütleriydi; ancak her iki sorun da kanla değil konuşarak çözüldü. Uygar insanlar dertleri ne kadar büyük olursa olsun sorunlarını başkasına zarar vermeden çözerler çünkü...

Dünyanın değişik bölgelerinde ‘ayrılıkçı’ örgütler kan dökerek sonuç almanın peşinde koşarken PKK’nın Türkiye’yi de şiddetle tanıştırması bir anlam taşıyabilirdi; ancak İngiltere ve İspanya’da sonuca konuşarak ulaşıldıktan sonra PKK’nın terörü sürdürmesi bir yanlış zamanlamadır. Özellikle de şiddete muhatap ettiğin devlet eski politik çizgisinden vazgeçip ‘uygar’ bir dili benimsedikten sonra...

Birkaç yıl öncesine kadar ‘tabu’ ve ‘yasak’ olan her şey bugün rahatlıkla konuşulup tartışılabiliyor; “Yerlerinde olsam savaşırdım” veya “Şiddete bulaşmadan dertlerini nasıl anlatabilirler?” türü yaklaşımlar halka açık ortamlarda -gazete sütunlarında, TV ekranlarında- dile getiriliyor.

Rahatça konuşulmakla kalınmıyor yalnızca, makul çözümler hemen devreye giriyor da... Kürtçe üzerinde var olan kısıtlamalar kendiliğinden kaldırıldı; yarın öbür gün anadille eğitimin de korkulacak bir şey olmadığı fark edilecek... ‘Yerinden yönetim’ iktidardaki partinin kuruluş beyannamesinde verdiği sözler arasında zaten...

Yetmez mi? Dahasını mı istiyorsunuz? Onları da anlaşılır ve uygulanabilir bir dille ifade ederseniz yetkililer dinlemeye hazır görünüyor.

Farklılaşmış bir ülkede eskinin ölçüleriyle sonuç almaya çalışmanın âlemi yok.

Ne zaman Kürt siyaseti sürdürenlerin yerine kendimi koyup ‘empati’ yapsam, vardığım sonuç, onların tercihlerinden farklı oluyor. Eline silâh alanın bir daha dokunmamak üzere onu elinden çıkarması, silâhsızlaşanların sivil siyaset alanına koşması gerektiğini düşünüyorum. “Barış gelecek, silâhlar susacak diye karalar mı bağlar, yoksa düğün dernek mi yapardım?” sorusunun cevabı bende çok açık: Keyfini çıkarırdım.

Türkiye’nin artan itibarından nasibine düşeni almak bana daha doğru bir davranış tarzı geliyor. Refahın artmasından herkes yararlanacak; niye ben bundan nasipsiz kalayım? Tabii eğer gözleri kan bürümemiş ve dava için başvurulduğu ileri sürülen şiddetin kendisi dava halini almamışsa...

Sözün kısası şu: ‘Empati’ yaptığı iddiasındakiler yanılıyorlar ve yanıltıyorlar.

Bereket bölge insanı her şeyin farkında.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.