Diyanet’ten sinsi projeye tepki...        Suriye'deki olaylar -Ölü sayısı 41'e yükseldi  ...        Mısır'daki  seçimin ilk sonuçlara göre üç aday öne çıkıyor...        Ankara'daki camiler Regaip Kandili'nde doldu taştı...        Cumhurbaşkanı Gül, Google'ı gezdi...        Bakan Yıldırım'dan 'Haliç' açıklaması...        Medya İsrail taşeronu...        Memurun umudu Hakem’de...        KENZEK, HASTALIK ÖNCESİ SAĞLIK SİGORTANIZ.. ...          İzmir'de metrekareye 35 kilo yağış düştü...        Konut satışlarında düşüş...        Orhan Şam'dan Alex açıklaması...        
USD Alış 1.840 USD AlışUSD Satış 1.850 USD SatışEuro Alış 2.315 Euro AlışEuro Satış 2.330 Euro SatışAltın Alış 93.0920 Altın AlışAltın Satış 93.6400 Altın  Satış
 
 
4 Recep 1433

25 Mayıs Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Ali Atıf Bir - Bugün
2011-10-01

Görünenden fazlası

Türkiye'de her olayın "görünenden fazlası" var. İşte devletin Abdullah Öcalan ile görüşmesi.

Bir taraftan başka bir dille PKK ile savaş verilirken, diğer taraftan devlet "sayın" jargonu ile Abdullah Öcalan ile görüşüyor.

Sorun mu? Benim için değil. Bu "savaş" bitecek ve kan duracak, Türkiye'ye doğru dürüst bir vizyon çizilecekse devlet istediği ile istediği zaman görüşebilir. Sorun halka bilgi verilmemesi...

Diyelim ki devlet; iktidarın, (her ülkede olduğu gibi) siyasi kaygılarını da gözeterek "devlet sırrı" adı altında, olana bitene dibine kadar, bilinçsizce "sansür" uyguluyor.

Peki medya?

Sürekli Fransız... Bazen devletle işbirliği yaparak, bazen otosansür uygulayarak sürekli "Fransız..."

İşte PKK'nın şehir atakları, işte öldürülen, kaçırılan siviller, işte Meclis'e girme kararı veren BDP.

Medyada normal bir halkın bildiğinden başka bir bilgi yok. Karşımızda siyasetin popüler hali. Kocaman kocaman ölü bebek fotoğrafları ve Başbakan'ın "Ciğerim yanıyor" sözünün değişik puntolara yazılmış hali.

Sürekli hükümetin, devletin gözünden bir bakış havası. Sürekli "Bir şeyler oluyor ama anlayacağız" hali.

Ne oldu PKK'ya? Devlet hangi operasyonu yapıyor da bu kadar azıyor? Devletin silahlı aygıtları nerede kimi öldürüyor? Neresi devletin kontrolü altında, neresi PKK'nın kontrolü altında? BDP niye Meclis'e giriyor? Öcalan ile görüşme devam ediyor mu? PKK ile BDP, Öcalan ile PKK, Öcalan ile BDP arasındaki ilişkilerin boyutu ne? 3 milyon BDP'li genciyle, yaşlısıyla, erkeğiyle, kadınıyla bu olaylara nasıl bakıyor? Bu işte bir görünenden fazlası var mı?

Olduğu kesin. Niye peki bir sonraki seçime oy istenecek, oy istenirken sağduyusuna güvenilen seçmenin "fazlasından " haberi yok?..

Her şey olup bittikten üç yıl sonra Hürriyet'in Pazar ilavesindeki "Dört Yüz" olanı biteni bize anlatacaksa ve görevini yapmıyorsa gazeteler "tarih dergisi" olarak çıksa ya!

Sosyal medya çağının liderliği de, devleti de, medyası da daha şeffaf olmak zorunda. Şeffaf olmayan asla yaşayamayacak. Şeffaf olmayan haber medyası da silinip gidecek.

Kanıtını vereyim. 2000 yılında gazetelere tüm reklam yatırımlarının %45'i gidiyordu, 2011'in ilk altı ayında bu oran %22,5'e düştü. Bu düşüşü sadece teknolojik etkiye bağlayamazsınız. "Tarih" dergisi formatında çıktığınız sürece bu eğilim böyle devam edecek.

Türkiye'nin gazeteciliği Başbakan'ın peşinde "Küçük hanım Paris'te moduna bağlandı." İktidar doğası gereği "güç üretir, gücü kullanır." İktidarın "evirmece, çevirmece" (manipülasyon, spin ) uzmanları iktidarın politikalarını onaylatmak için halkı tek yönlü ikna etme planları yapar, uygular.

Ama medya gerçek gücün halkta olduğunu iyi bilmeli. Bu planlarda, uygulamalarda eksikler, fazlalar olduğunu halka söylemeli ki o da doğal görevini yapsın.

Havanda su dövmeyin, şeffaf olun, haber verin. Tabii ki bilmediklerimizi... Niye PKK işi çığırından çıkardı bilen var mı?

Çekirgelik

Öfkenin sonuçları nedenlerinden çok daha üzücüdür. MARCUS AURELIUS

 
 
 
  Henüz Yorum Yazılmamış
Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 9 Son ...
 
Bid’at Meselesi...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Orhan Pamuk ödülün kıymetini bilemedi...
 
Erik 5 tl...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Kocatepe muhribimizi vuran da biz değil miydi...
 
Abdurrahman Dilipak SPAG ve S&P...
 
Ali Karahasanoğlu İthal kanunlardaki tartışma: Süt kardeşliği...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
Abdullah Büyük Farklı açılardan, farklı bir mesaj ...
 
Şevki Yılmaz Önce gönüllerimizi kilitlediler, sonra Ayasofy...
 
Yavuz Bahadıroğlu "Tazminatsa tazminat" mı?...
 
Merve Kavakçı İslam Bir ipte iki cambaz...
 
Serdar Arseven Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı ve Hakkı Öznur...
 
Hüseyin Öztürk Cami mimarisinde masonizm...
 
Ersoy Dede PKK'nın elindeki yurttaşlarımız...
 
Atilla Özdür İkinci 19 Mayıs......
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:37
Güneş
5:31
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:33
Yatsı
22:17
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.