Aziz Üstel

Aziz Üstel

Kız Tansu seni camdan aşağı atarım valla!

Kız Tansu seni camdan aşağı atarım valla!

Bir televizyon kanalında eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in eski Başbakan Tansu Çiller’e “Seni camdan aşağı atarım!” dediğini duyunca aklıma faili meçhullerle dolu yıllar geldi. Peki niye demiş bunu, eğer demişse tabi! Efendim, Başbakan Çiller, PKK’ya destek olan iş adamları ve örgütün uyuşturucudan elde ettiği gelirin kaynaklarına yönelik araştırma yapması amacıyla Kamu Güvenliği Başkanlığı (KGB) diye bir birim kurmak girişimini anlatmış. Ve 28 Şubat’a gıkını çıkarmayan, demokrasi havariliğiyle ünlü Demirel “Sen devlet içinde devlet mi kurmak istiyorsun! Seni camdan aşağı atarım!” diye kükremiş. Olayı televizyonlardan aktaranlar “Bu bir dedikodu değil. Ama bu arada KGB zaten kurulmuş, çalışanlar resmi olarak maaş alıp memur olacakken, gayri resmi memur olmuşlar...” diyor ve ekliyor: “Anlaşılan bu birim çalışmış. Gerisini Ayhan (Çarkın) anlatsın!”

Dahası ‘90’lı yıllarda öldürülecek iş adamları listesinde Halis Toprak’ın da olduğunu, para vererek listeden çıkarıldığını söylüyorlar. Şimdi, söz konusu yıllar faili meçhullerle dolu. Sakarya-Düzce arasında bulunan birçok cesedi hatırlayın hele. Üstelik hem Sayın Demirel’in hem de Sayın Toprak’ın, şu güne değin tek kelime etmemeleri düşündürücü en azından. Onu bunu bilmem arkadaş, devletin mutlaka ‘90’lı yılları didik didik etmesi, her şeyi bütün çıplaklığıyla gözler önüne sermesi şart oldu. Bu ve buna benzer, onca iddianın doğru mu yalan mı olduğunu anlamak hepimizin hakkı!

Dubai gerçeği

Dünyanın en büyük insan yapısı El Cumeira adasının kıyılarındaki durgun sularda yapraklar yüzüyor. Ada, çoğu satılmamış, milyonlarca dolarlık villaların ağırlığıyla dibe çöküyor yavaş yavaş. Adanın ortasında, savurganlık anıtı gibi yükselen pembe, dev otelin lobisine, akan damdan sular damlıyor. Dubai’deki hemen her şey gibi yağmur da insan yapımı! Dam kaç kez onarılmış olmasına rağmen hala akıyor. Müdüriyet sarı bir tabelaya asmış, “dam akıyor, yakında onarılacak!” diye. Şaka gibi! Alışveriş merkezleri neredeyse bomboş. Dükkan sahibi Avrupalıların çoğu Dubai’den ayrılmış, kiralarını ödeyemediklerinden. Söylentiye göre havaalanındaki otoparkta terk edilmiş araba sayısı üç bini geçmiş. Arabaların ön koltuğuna, alacaklılardan özür dileyen notlar bırakılmış. Dubai’yi uluslararası ticaret ve finans merkezine dönüştürme hayalleri, devasa borç yükünün altında ezilmiş ne yazık ki.

Ama bu, Dubai yurttaşlarını hiç etkilemiyor; devlet sağlıktan eğitime her şeyin parasını ödediği gibi, ömür boyu binlerce dolarlık maaş bağlıyor, dev villalar veriyor otursunlar diye. Olan Hindistan, Mısır, Pakistan, Bangladeş, Yemen ve de Filipinler’den gelen ve günde 16 saat, beyinlerini kavuran güneşin altında köleler gibi çalışan milyonlara olmuş. Çoğu aylardır para alamıyor, ülkesine geri dönemiyor. Bunları konuştuğum Mısırlı bankacıya “Nerede her yıl gelen milyonlarca Arap turist” diyorum. Acı acı gülüyor: “Sen benden iyi bilirsin. Türkiye’de hepsi. Gerçek Türkiye’de, buradaysa pembe düşlerden geriye, sadece kapkara bulutlar kaldı başımızın üstünde asılı kalan...”

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Aziz Üstel Arşivi