22 Ekim 2017 Pazar1 Safer 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:50Güneş 07:16Öğle 12:56İkindi 15:51Akşam 18:22Yatsı 19:42
    • 18°C Adana
    • 10°C Adıyaman
    • 6°C Afyon
    • -2°C Ağrı
    • 4°C Amasya
    • 2°C Ankara
    • 14°C Antalya
    • 9°C Artvin
    • 14°C Aydın
    • 5°C Balıkesir
  • BIST: 108.489 0.05
  • Altın: 151,139 -0.05
  • Dolar: 3,6704 0.34
  • Euro: 4,3242 -0.08

Cumhurbaşkanı nasıl bir anayasa istedi?

Abdulkadir Özkan

Yeni anayasa için Meclis Başkanı Sayın Çiçek'in yoğun çaba sarf ettiği bir ortamda gerçekte yepyeni bir anayasa yapılıp yapılamayacağı hususunda tereddütlerim var. Böyle düşünceye nereden geldim gibi bir sorunun cevabını araştıracak değilim. Çünkü, kamuoyuna söylenenler ile sonuç siyasette genellikle farklı oluyor. Çünkü, işin içine girildiğinde bir takım dengeler ortaya çıkıyor, yetkili makamlarda bulunanlar da kendilerini bu dengeler içinde hareket etmeye mecbur hissediyorlar. Sonuçta söylenenlerden çok farklı bir netice ile karşılaşıyoruz. Hatta çoğu zaman toplum kendini kandırılmış gibi hissediyor. Elbette siyasiler ne olursa olsun toplumu kandırmak gibi bir düşünce ile hareket ediyor olmayabilirler ama söylenenden çok uygulama önemliyse toplumun böyle bir duyguya kapılmasını yadırgamamak gerekir.

Tüm kesimler yeni anayasanın özgürlükçü bir zihniyetle hazırlanması gerektiğini, temel insan hak ve özgürlüklerinin teminat altına almasını istiyor. Bu isteğe kimsenin itirazı yok. Ancak, bu isteği tam olarak karşılayacak bir anayasanın ortaya çıkması, anayasanın hazırlanması sırasında gözetilmek zorunda kalınacak dengeler sebebiyle pek mümkün görünmüyor. Çünkü, Anayasa konusunda oluşturulacak danışma komisyonu şu anda TBMM'de grubu bulanan 4 partinin temsilcilerinden meydana gelecek. Dört partinin özgürlükler konusundaki yaklaşımları düşünüldüğünde ister istemez herkesin tatmin olacağı ortak bir noktada buluşulması gündeme gelecek. İşte bu noktadan itibaren işler sarpa saracak, bir yandan özgürlükçü bir anayasa yapalım derken öbür yandan gündeme gelecek bir takım endişeler dolayısıyle özgürlükler devletin geleceği gibi bir takım endişelerle sınırlandırılacak, ortaya mevcut anayasadan çok farklı bir metin çıkmayacaktır.

Söz elimi Cumhurbaşkanı Sayın Gül yeni yasama döneminin başlaması sebebiyle TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada yeni anayasanın, "Hiçbir partinin, ideolojinin, doktrinin ve özel fikrin mührünü taşımamalı, milletin mührünü taşımalı.

Demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olan Cumhuriyetimizin temel ilkelerinden taviz vermemelidir" diyerek bazı hususlara dikkat çekmiş bulunuyor. Bu hususlar dikkatlice incelendiğinde mevcut anayasada zaten var olan özelliklerin yeni anayasada da esas alınması istendiğini söylemek mümkündür... Hatta diyebiliriz ki "Hiçbir partinin, ideolojinin, doktrinin ve özel fikrin mührünü taşımamalı" cümlesine takılıp kaldığımızda renksiz bir anayasa tarif edildiği duygusuna kapılmak mümkündür. Ne olmaması tarif edilirken ne olması herkesin kendi yorumuna bırakılmış görünüyor. Halbuki anayasalar ilgili toplumların özelliklerini dikkate almak zorundadır. Özellikle bir anayasa söz konusu toplumun eğer inancını dikkate almayacak olursa hazırlanacak anayasanın milletin mührünü taşıması nasıl sağlanabilir? Mevcut anayasa böyle değil mi?

Bu arada Sayın Cumhurbaşkanı yeni anayasa "Demokrasimizin kurum ve gelenekleriyle ilerlemesine izin verecek fren ve denge sistemlerini içermelidir" diyerek bir başka hususa, yani fren ve dengenin sağlanmasına dikkat çekiyor. Halbuki var olan anayasada söz konusu fren sistemi zaten vardı ve bu frenleyici kurumlar sebebiyle yeni bir anayasanın hazırlanmasına ihtiyaç duyuldu. Bu bakımdan bir takım kurumlara fren görevi vermek ister istemez bürokratik oligarşinin elini güçlendiriyor, geçmiş uygulamalar bunu gösterdi.

Bunun yanında Sayın Cumhurbaşkanı'nın gönülden destek verdiğimiz bazı tespitleri de var. Söz gelimi yeni anayasanın güçler ayrılığı, yargının bağımsızlığı, basın ve ifade özgürlüğü ilkelerini gözetmesi, çağdaş demokrasilerin şeffaflık ve hesap verilebilirlik vasfını, ruhunda ve lafzında taşıması gibi dikkat çektiği hususlara bir itirazımız yok ama yeni anayasa tüm partilerin uzlaşısı sonucu oluşacaksa bilinmelidir ki Cumhurbaşkanı'nın dikkat çektiği bu vasıfların hayata geçirilmesi oldukça zordur.

Yeni anayasa yapılması konusunda her zamankinden ileri bir noktada bulunduğumuz görüntüsüne rağmen 4 partinin uzlaşması ile yeni bir anayasanın hazırlanması ihtimali çok zayıf görünüyor. Bu bakımdan yeni anayasada temel insan hak ve özgürlükleri esas alınmalı, temel hakların uzlaşma adına pazarlık konusu yapılmaması gerekir. Çünkü temel haklar müzakere ve referandum konusu yapılamaz, yapılmamalı.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.