Merak ediyorum, acaba Başbakan Erdoğan Mısır'da ve Libya'da, "Laiklikten korkmayın" türü bir açıklama yapmasaydı, "muhafazakâr" bazı kalemler, böylesine bir "laiklik güzellemesi"ne yönelecekler miydi?
Daha açık sorayım:
Muhafazakâr dostlarımızın gündeminde bir "laiklik güzellemesi" var mıydı? Yoksa doğru gündem, yeni anayasa yapılırken, laiklikten kurtulmak söz konusu olamayacaksa, Türkiye laikliğinin "militan" hüviyetten çıkarılması ve hiç olmazsa "inançlara saygılı" ya da Doç. Dr. Ahmet Kuru'nun tanımlamasıyla "pasif laiklik" türünde bir biçim alması mıydı?
Daha düne kadar Türkiye'de, AK Parti önderlerinin (misal Bülent Arınç) biçici uygulamalar karşısında "laikliği yeniden yorumlama" talepleri, militan laiklik çevrelerinde kıyamet koparmıyor muydu? Laikliğe dokunamıyor, hatta yorumuna bile müdahale edebilme hakkı tanınmıyor değil miydi?
Türkiyenin can alıcı noktaları ÖNCELİKLERİNE GÖRE
din üzerinden anlatılabilir (BAZILARINA) ve çözüme o
yoldan gidilebilir.Ör:Laiklik dinsizlik değildir.İyi
insan nasıl olunur.Güçlü devlet olmak için nasıl
davranılır? DİB 'gereken kurumlarla' (ör
alevilerle)işbirliğiyle bu öncelikleri anlatabilir
müsriklerin kulandigi kelimelerin icini bosaltip
yeni anlamlar yükledi,müsrikler de haram ,allah,rab
vs.vs,.kulaniyorlardi ama onlar bu kulandiklari
kelimelerden baska birsey anliyorlardi,laik
kelimesini icini bosaltip islamin hos görüsüleri
yükleyerek yeniden anlamdira biliriz
Laiklik, pasif olabilir önemli olan
zihniyet,SAMİMİYET,uzlaşma.Türkiye en keskin
dönemlerini aşmıştır(BİR TARAFTAN OY VEREREK).Dünya
konjoktürü bizim Laikliğimizi BÜYÜK avantajımız için
kullanmamızı gerektirir.Şu ara Dış politikamız
FELAKETTİR ve çelişkilerle doludur.Korkmamak mümkün
değil.
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155