28 Mart 2017 Salı29 C.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Biz, insanlara belli zaman aralıklarıyla okuyasın diye Kur’an’ı parçalara ayırdık ve onu bölümler halinde indirdik.” (İsra, 17/106)
  • “Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” (Buhârî, "Fezâilü’l–Kur’ân", 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:20Güneş 06:47Öğle 13:16İkindi 16:45Akşam 19:32Yatsı 20:53
    • 13°C Adana
    • 8°C Adıyaman
    • 2°C Afyon
    • 4°C Ağrı
    • 1°C Amasya
    • -2°C Ankara
    • 12°C Antalya
    • 5°C Artvin
    • 9°C Aydın
    • 6°C Balıkesir
  • BIST: 89.695 -0.76
  • Altın: 145,860 1.00
  • Dolar: 3,6136 0.05
  • Euro: 3,9258 0.61

Misafir!

Haşmet Babaoğlu

Yazdım ya hani...
Eskiden evlerde "misafire oda" vardı, şimdi bize "yer" yok.
Akşamları "ev hayatı" denilen şey birdenbire aile üyeleriyle televizyon arasındaki ilişki(!)den ibaret olup çıkıyor. Bir kanepeye sığınıyoruz, yemek masasından bile vazgeçmek üzereyiz, işi sehpayla görüyoruz.
Hep bir "manimiz" var.
Bunların hepsi tamam! Hepsi doğru!
Ama çocukluk anılarımızı kurcalayıp azıcık hüzünlü azıcık tatlı bir nostaljiye kapılmak yerine...
Şimdi sorsak kendimize...
Diyelim ki, iş tempomuz ve iş dışındaki hayat tercihlerimiz de izin verse...
O günlere geri dönmek ister miydik?
Eğri oturup doğru cevaplayacaksak bu soruyu, cevabı açık bir "Hayır!" olacaktır.
Çünkü artık o eski "misafir" de yok!
***
Dost, kanka, iş arkadaşı, voltran ve komşu başkadır, misafir başkadır.
Misafir ziyaretçidir.
Gelir, kalır ve gider.
Hoş gelir, hoşça kalır ve ardında hoş izler bırakır.
Yük değil, berekettir.
Gittiği eve kem göz ve söz değil, ferahlık getirir.
Bazen misafir ev sahibine, bazen de ev sahibi misafire muhtaçtır; ihtiyaçlar göze sokmadan, ağırlık vermeden, borç duygusu yaratmadan karşılanır.
Oysa şimdi hepimiz taş gibi ağırız! Yalan mı?
Oturduk mu kalkmak bilmiyoruz. Gövdemiz kalkıp gitse, ruhumuzun ağırlığını bırakıyoruz geride!
Benmerkezciyiz; dünya çevremizde dönüyor sanıyoruz. Bizim dertlerimizden, bizim meselelerimizden daha önemlisi yok bizim için.
Üstelik her şeyi kıyaslayarak yaşamaya öyle alışmışız ki...
İçimiz temiz olsa bile, gözlerimiz rahat durmuyor.
Beğenmediğimiz şeylere kısa bir süre için bile olsa, katlanamıyoruz.
Sohbet deseniz...
Nasıl bir şey olduğunu unutmak üzereyiz.
Bütün bildiğimiz "tartışma" sandığımız münazaralar ve bir de geyik muhabbeti!
Ne elimizin ne de dilimizin kemiği var. Bazen ya gittiğimiz evi kırıp döküyoruz ya da ev sahibinin kalbini!
Şimdi söyleyin...
Bizden misafir olur mu?

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.