24 Mayıs 2017 Çarşamba27 Şaban 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • İman edip salih amel işleyenlerin kötülüklerini elbette örteceğiz. Onları işlediklerinin daha güzeliyle mükafatlandıracağız. Ankebût, 29/7
  • “Allah’ım! Senden iman içinde sağlık, güzel ahlâk içinde iman, peşinden rahmet, âfiyet, mağfiret ve rıza gelen bir kurtuluş istiyorum.” (Hakim, "De’avat", No: 1919)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:39Güneş 05:32Öğle 13:08İkindi 17:03Akşam 20:31Yatsı 22:14
    • 13°C Adana
    • 12°C Adıyaman
    • 9°C Afyon
    • 5°C Ağrı
    • 6°C Amasya
    • 6°C Ankara
    • 18°C Antalya
    • 9°C Artvin
    • 19°C Aydın
    • 14°C Balıkesir
  • BIST: 97.717 1.37
  • Altın: 143,837 -0.29
  • Dolar: 3,5683 0.19
  • Euro: 3,9936 -0.18

Yerli otomobil ve Cumhuriyet dönemi günahları

Haşmet Babaoğlu

Başbakan "bir yerli otomobilimiz olsun" dedi diye, otomotiv endüstrisinin ileri gelenlerinin ağzından Anadol güzellemeleri dinliyoruz ya...
Sakın aldanmayın!
O zamanlar "kaportasını eşekler ot sanıp yiyor" diye dalga geçilirdi. Direksiyonu kamyon gibiydi; gaz pedalı bacak kası yaptırırdı.
Yeni yetmelik çağımdı, iyi hatırlıyorum.
Ailede herkes "Opel satılıp Anadol alınır mı?" diye babama bozulmuştu. Her yanı plastik, kaportası cam elyafı, açıkçası derme çatma bir arabaydı.
Değerini daha sonraları küçücük Murat 124'ün içine ailecek sığışmaya çalıştığımız dönemde anlayabilmiştik!
***

Şimdi ballandırarak anlatıyorlar...
1966'da Anadol'u ilk test sürüşü sırasında gören Kabataş iskele memuru emekli astsubay Asım Bey derhal zamanın Otosan yöneticisi Ahmet Binbir'e telefon edip "otomobili gördük, hepimiz ağlıyoruz" demiş.
İyi, hoş da, o gözyaşlarının içinde birtakım sorular da gizliydi.
Mesela...
"Neden bu kadar geç kaldık?" sorusu...
Bir yerli otomobilin seri üretiminin 1966'ya kadar gecikmesi, üzerinde durulmaya değer bir gariplik değil miydi?
Üstelik yerli hiçbir yanı olmayan Ford Cortina motoru kullanılarak satışa sunulan Anadol, aslında Cumhuriyet sanayisi için bir başarıdan çok, ekonomik başarısızlıklar tarihinin tesciliydi.
***

"Muasır medeniyet" çizgisine ulaşma hedefi koymuş Cumhuriyet'in 88 yıl sonra geldiği noktada hâlâ aynı soru...
Kendi otomobilimiz nerede? (Bunu "kendi otomobil markamız ve teknolojimiz nerede?" diye anlamak globalleşme çağının yeni koşulları açısından daha doğru olur. Yoksa otomobilin sadece "bizim" olmasının pek anlamı kalmadı artık!)
Bir yığın Güney Kore, Japon, Çin markası yollarımızda cirit atarken bizim yerimizde saymamız hüzünlü değil mi?
Hani "Batı'nın ilmini ve endüstriyel teknolojisini almak esas"tı?
Onca yıl milletin karnı lafla mı dolduruldu?
Gerçek şu ki, bürokratik devlet ve ideoloji gücünü koruduğu sürece ne bilim önemsendi, ne teknoloji, ne de ekonomik gelişme!
Çok ama çok geç kaldık.
Şimdi durup...
Derin başarısızlıkları, kaytarmacılıkları, rantiye refahı üzerine kurulu zenginliği gözlerden saklayan ve her kuşağa hamasi başarı hikâyeleri anlatan resmi tarihi hiç mi sorgulamayacağız?

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.