24 Ekim 2017 Salı3 Safer 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:53Güneş 07:18Öğle 12:55İkindi 15:49Akşam 18:19Yatsı 19:39
    • 17°C Adana
    • 13°C Adıyaman
    • 11°C Afyon
    • 2°C Ağrı
    • 9°C Amasya
    • 9°C Ankara
    • 17°C Antalya
    • 10°C Artvin
    • 19°C Aydın
    • 19°C Balıkesir
  • BIST: 107.303 -1.09
  • Altın: 153,156 -0.04
  • Dolar: 3,7141 1.19
  • Euro: 4,3624 0.88

Yeni anayasa: İyimser misin?

Hüseyin Gülerce

Önce temel bir hususu hatırlatmakta fayda var. Yeni anayasa bir zarurettir. Şu anda yargıdaki darbe iddiası davalarıyla, Türkiye'de bir asırdır devam eden askerî vesayet rejimiyle ilk defa yüzleşiyoruz.


Bu yüzleşme, demokratikleşme ile neticelenmelidir. 12 Eylül 2010'daki referandumda yüzde 58 evet ile ortaya konan irade, şuurlu bir demokratikleşme iradesidir. "Evet'çiler neye evet dediğini bilmiyor" diyenler, 12 Haziran 2011 genel seçimlerinde AK Parti'nin yüzde 50 ile yeniden iktidara gelişinde bu iradenin gücünü gördüler. Yani, yeni anayasa konusu her gündeme geldiğinde, bu yüzde 58 ile yüzde 50'yi kimse hatırından çıkarmamalıdır. Yeni anayasa için samimiyetsiz davrananlar, meseleyi yokuşa sürmeye kalkanlar, bu iki sandıktaki seçmen iradesindeki kararlı duruşa çarpacak ve siyasi geleceklerini bitireceklerdir.

AK Parti'nin bu millete yeni bir anayasa taahhüdü ve borcu var. Üçüncü iktidar döneminin en önemli, en hayatî sorumluluğu, 'yeni anayasa'dır. Çünkü yeni anayasa, vesayet sisteminin sonunu ilan ederken, demokratikleşmeyi, en temel hukuki metin olan anayasa zeminine oturtacaktır. Vesayet zihniyeti, meşruiyet zeminini ve payandalarını kaybedecektir.

Şurası kesin ki, vesayet sistemi, meşruiyetini 12 Eylül darbe Anayasa'sından alıyor. Mevcut Anayasa, Kemalist devlet ideolojisinin eseridir. Vesayetçi zihniyet, bu ideolojinin tesirlerini korumak için direnecektir. "Türklüğe dokundurtmayız", "Atatürk milliyetçiliğini silemezsiniz" diyerek Türk ve Atatürk kalkanlarını kullanacaklardır. Ve tartışmanın ilk kavşağı Anayasa'nın değiştirilmez 3 maddesi olacaktır. Hatırlayalım o maddeleri:

"1- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.

"2- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.

"3- Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Millî marşı "İstiklal Marşı"dır. Başkenti Ankara'dır."

1. madde evet aynen kalmalıdır. 3. maddede, "Dili Türkçedir" yerine "Resmi dili Türkçedir" denmelidir. "Atatürk milliyetçiliğine bağlı" ifadesi metinde yer almamalıdır. Çünkü şahısla ifade edilen milliyetçilik olamaz. Ayrıca "Atatürk milliyetçiliği"nin tam bir tarifi yok. Bu yüzden istismar konusu yapılıyor. Daha da önemlisi Atatürk milliyetçiliği, Anayasa'ya, Kemalist ideolojiyi perdelemek için 12 Eylül'ün darbecileri tarafından konulmuştur. Vesayetçi zihniyet, 1960 darbesinden sonra, resmî ideolojiyi tahkim etmiştir. Bu amaçla, Kemalizm; Atatürk'ün vefatından sonra, vesayete siyasî meşruiyet sağlayıcı bir ideoloji olarak icat edilmiştir. Ancak Kemalizm, eleştirilerin boy hedefi haline gelince Kemalizm'e, "Atatürk milliyetçiliği" kılıfı geçirilmiştir.

Anayasa'nın başlangıç ilkeleri de uzun, flu ve ideolojiktir. Başlangıç ilkeleri, Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı'ndan yararlanarak şöyle olabilir: "Bu Anayasa, bölünmez ve evrensel değerler olan insan onuru, özgürlük, eşitlik ve dayanışma değerleri üzerine inşa edilmiştir. Demokrasi ve hukukun üstünlüğü ilkelerine dayanmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını tesis ederek bir özgürlük, güvenlik ve adalet bölgesi oluşturarak bireyi, yönetim faaliyetlerinin merkezine yerleştirir."

Yeni anayasa, başta BDP, hiçbir partinin engellemelerine takılmamalıdır. Bugün toplumun yüzde 75 oranında yeni anayasa talebi vardır. Türkiye'nin geleceği ve istikrarı adına AK Parti, tek başına da kalsa, yeni anayasa gayretlerini devam ettirmelidir. İktidarıyla muhalefetiyle siyasi partiler, tam bir demokratikleşme sınavından geçecekler...

Hemen herkes soruyor: "İyimser misiniz?" Ben, ülkemin geleceği için 43 yıldır iyimserim. Rahmetli Necip Fazıl'ı hatırlayarak söyleyeyim: Teker, tümseği aştı...

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.