Hedefimiz ne olmalı?

Hedefimiz ne olmalı?

Her ne kadar Suudi Arabistan’da hacılar bayramın sondan bir önceki gününe erişmiş olsa da, bizim yüce ulusumuzun mübârek takvimine göre Kurban Bayramının ikinci günü idrâk ediliyor. Biz de o duygular içerisinde hem bayram, hem kurban, hem de sıla-yi rahim ibâdetleri için koşturuyoruz.
Aslında yine bugün klasik yazı stilinde gitmem lâzım ya, ümmet-i Muhammed (asm)’ın perîşân hâlini nazara verip lâkaydlığımıza bomba savurmam gerekir ya; haydi bu sefer de tarzı değiştireyim istedim. Yoksa, bizim Dilipak’ın, “Sol, derin devletin oyuncağı oldu. Sağcıların çocukları İmam Hatib’e gidecek, sağa ucuz oy deposu olacaktı, İmam olacaktı. Solcuların, özellikle de Alevilerin çocukları Köy Enstitüsü’ne gidip, sola ucuz oy deposu olacaktı, öğretmen olacaktı… İmamların eli ile toplumun kalbi ve din dönüştürülecek, öğretmenler eli ile akıl ve hayat dönüştürülecekti. Böylece TSE damgalı, rejimin kapı kulu yeni nesiller yetiştirilecekti… Lazaro Franco’nun büyük maddî destekleri ile kurulan Türkocakları, (ki, ilk dönemde Türkocakları’nın girişinde Yahudi asıllı bir işadamı olan Lazaro Franco’ya şükran plaketi ve bu zatın resmi bulunuyordu..) Türk-İslâm sentezinin fikri merkezlerinden biri olarak ortaya çıktı” (Vakit, 16.11.07) gibi enteresan cümlelerin yer aldığı “Sağı localar yönetti” başlıklı yazısına temâs etmek isterdim doğrusu.

Huylu huyundan vaz geçemeyeceği için, yine okuyucunun beynine hıtâb eden başka bir yazıdan iktibâs sunmak istiyorum. “Bütün Müslümanlar öncelikle Şu 8 Şey İçin çalışmalıdır” başlıklı yazı belki ilginizi çeker:

“Bütün Müslümanlar elbirliği ile şu saydığım şeyler (değerler) için çalışmakla mükelleftir.

“ Birincisi: îmân için,

“ İkincisi: İslâm için,

“ üçüncüsü: Kur’ân için,

“ Dördüncüsü: Sünnet için,

“ Beşincisi: Şerîat ve fıkıh için,

“ Altıncısı: ümmet için,

“ Yedincisi: İslâm ahlâkı için,

“ Sekizincisi: İmâmet-i Kübrâ için.

“Mezhebler, tarîkatlar, meşrebler, cemâatler gáye değil vâsıtadır. Daha açık konuşayım:

“Nurcular Nurculuk için değil yukarıdaki değerler için çalışmalıdır. Bedîüzzamân böyle hizmet etmiştir.

“Nakşî tarîkatı mensûbları da Nakşîlik için değil, îmân, İslâm, Kur’ân için çalışmalıdır. Böyle çalışılırsa dîn ve ümmet yücelir. Gáyeyi ikinci plana atıp da vâsıtayı gáyeleştirmek büyük bir metod hatâsıdır.

“Herkes öncelikle kendi tarîkatı, cemâati, meşrebi, fırkası için çalışırsa hizmetler bereketli olmaz. ‘Benim tarîkatım büyüsün, daha büyüsün, en büyük olsun... Herkes benim tarîkatıma girsin, benim şeyhimden el alsın...’ Bu zihniyetle yapılan hizmet bereketli olmaz. “Yanlış anlaşılmasın... Hak ve gerçek tarîkatları hafife almıyorum... Risâle-i Nûr hizmetlerini küçümsemiyorum... Sâdece neyin amaç, neyin araç olduğuna dâir söz söylüyorum. Usül ve metod hakkında konuşuyorum. İnşâallah haddimi aşmamışımdır.” (M.Ş.Eygi, Milli Gazete, 20.08.07)

Estağfirullah üstâdım, kaleminize sağlık. Müslüman kitlenin temel hastalığına çok güzel bir neşter atmışsınız. Bu mübârek günlerin feyz ü bereketi hürmetine Cenâb-ı Hak bu hak sözlerin kalbe girmesini ve te’sîrlerini halk etsin. ümmetin gözlerini asıl hedefe kilitlesin, âmîn.

Bütün mü’minlerin mübârek bayramlarını tekrâr tebrîk ederim…



Önceki ve Sonraki Yazılar
Arşivi