19 Ocak 2017 Perşembe21 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Andolsun, sizden önceki nice nesilleri peygamberleri, kendilerine apaçık deliller getirdikleri hâlde (yalanlayıp) zulmettikleri vakit helâk ettik. Onlar zaten inanacak değillerdi. İşte biz suçlu toplumu böyle cezalandırırız.Sonra, nasıl davranacağınızı görelim diye, onların ardından yeryüzünde sizi onların yerine getirdik.(Yûnus 13-14)
  • “İslâm hidayeti nasip edilen ve yeterli miktarda maişeti olup, buna kanaat edene ne mutlu!”Tirmizi, Zühd 35, (2350).
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:48Güneş 08:18Öğle 13:22İkindi 15:49Akşam 18:12Yatsı 19:37
    • 14°C Adana
    • 6°C Adıyaman
    • 4°C Afyon
    • 7°C Ağrı
    • 4°C Amasya
    • 1°C Ankara
    • 12°C Antalya
    • 1°C Artvin
    • 10°C Aydın
    • 7°C Balıkesir
  • BIST: 82.300 -0.58
  • Altın: 147,981 0.63
  • Dolar: 3,8287 1.55
  • Euro: 4,0719 1.10

Kürt Ergenekonu

Aziz Üstel

Şamil Tayyar dostumun önümüzdeki hafta yayınlanacak, “Kürt Ergenekonu/Derin PKK’nın Kodları” mutlaka hemen alınıp okunması gereken bir kitap. İstihbarat raporlarından yola çıkarak Murat Karayılan ve İran yönetiminin PKK’ya kucak açtığını belirten Şamil, Milli Güvenlik Kurulu’nda “Ne zaman operasyonlar başlasa, İran’daki PKK’lı sayısı ikiye, üçe katlanıyor” görüşünün gündeme oturduğunu anlatıyor. “Karayılan’ın yakalanması söz konusu değil” çünkü adam ta 2010’da İran’la pazarlık masasına oturmuş. Kandil’e yönelik harekat başladığındaysa İran’da başını sokacak bir kovuk bulmuş bile! “Son olarak Urumiye Otel’de kaldı. İran’la pazarlık masasına oturdu. Bu bilgiyi MİT İran’a bildirdiyse de yanıt alamadı.” Dahası da var. Son Kandil harekatı sırasında ağır yaralı 35 PKK’lının, Urumiye’deki Cumhuri Hastanesi’nde tedaviye alındığını, ayrıntılara girerek anlatıyor Şamil. Urumiye’de Cafer kod adlı Hüseyin Engizek yönetiminde 500 kişilik PKK’lının barındığını, Ağrı’da cirit atan PKK’lıların harekattan sonra İran’a kaçarak Makü/Dumbat bölgesini mesken tuttuğunu, Makü-Yarmuke ve Tikme Köyü’nün kuzeyindeki dağlık bölgede 20’ye yakın PKK’lının bulunduğunu, Urumiye/Şino yakınlarında, Goder Köyü’nde kimi PKK’lının yerleşik düzene geçtiğini uyuşturucu ticaretinin yanısıra, örgüte yeni çapulcu devşirmeye çalıştığını, bölgeye de patlayıcı, silah ve cephane yolladığını belirtiyor. Bunların hepsi İran’a anlatılmış ancak Tahran yanıt bile vermemiş.

Elbette İran’ın bu düşmanca tutumunun arkasında, Türkiye’nin bölgede her geçen gün saygınlığının artması, İslam dünyasının önderi konumuna gelmesi, Mısır’dan, Tunus’dan Libya’ya değin her yerde milyonlarca insanın Türkiye ve demokrasiye çok sıcak bakması yatıyor. Şamil’in kitabı, sadece İran konusunda kafası karışlık olanlara ışık tutmaya yarasa bile olağanüstü bir başarıdır. Kalemine sağlık arkadaş.

Avustralya’da Türkler’in mahallesi Dallas!

“Avustralya’nın Melbourne kentinde, Türklerin yoğun olarak yaşadığı semte Dallas deniyor” diye anlatıyor Ferruh Bey gönderdiği e-postada: Dallas’daki kasaplardan market vitrinlerinde ‘Helal’ yazar etlerin İslami yöntemlerle kesildiğini belirtmek için. Geçen yıl Dallas’a bir Çinli taşındı ve büyük bir market açtı. Çinceden başka da dil bilmiyor ne kendi ne de ailesi. Semtteki diğer marketlerde ‘Helal’ yazdığını görünce, bunun Türkçe’de market anlamına geldiğini sanmış olacak ki, o da vitrine kocaman bir ‘Helal’ yazısı yapıştırdı. Ama yanına da ‘Pig’ yazdı. Yani ‘Helal Domuz’. Bunu görenler adama güç bela da olsa domuzun helal olmadığını anlattı uzun uğraşlardan sonra. Çinli yazıyı indirdi ama üç gün sonra yeni bir yazı yapıştırdı: Helal Fransız şarapları geldi!



Kendinizi nasıl gaza getirirsiniz?

Salih Candoğan bir gece yarısı Anadolu’da arabasıyla giderken lastik patlamış.”Ah Salih, kör talih diyerek indim. Yanımda kriko da yok. Hemen üç beş yüz metre ötede büyükçe bir köyün ışıkları görünüyor. Başladım yürümeye. Yol boyunca da düşünüyorum: ‘Şimdi kapıyı çalacağım, Adamın biri uyanacak, kapıyı açacak, tanımadığı birini görünce ben daha ağzımı açmadan başlayacak sövüp saymaya, belki de elindeki çifteyi bana doğrultacak, ben kaçarken arkamdan ateş edip beni kıçımdan vuracak...’ Bunları düşüne düşüne, sinirlene sinirlene bir eve vardım. Kapıyı çaldım. Neden sonra evde ışık yandı, bir adam kapıyı açtı. Ve ben, ‘al ulan o krikoyu kulağına sok!’ diye bağırdım adamcağızın suratına! “

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.