15 Aralık 2017 Cuma26 R.Evvel 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:42Güneş 08:15Öğle 13:06İkindi 15:23Akşam 17:44Yatsı 19:11
    • 18°C Adana
    • 13°C Adıyaman
    • 5°C Afyon
    • -11°C Ağrı
    • 5°C Amasya
    • 0°C Ankara
    • 18°C Antalya
    • 7°C Artvin
    • 10°C Aydın
    • 13°C Balıkesir
  • BIST: 109.332 -0.30
  • Altın: 156,185 -0.27
  • Dolar: 3,8622 -0.74
  • Euro: 4,5556 -0.60

Kapitalizme Osmanlı sistemini yamamaya çalışmak

Abdulkadir Özkan

Vahşi kapitalizmin çöküşünü sadece ekonomiye dayandırmak, uygulanan ülkelerde sosyal ve dini temelleri görmezden gelmek eksik değerlendirme olur. Çünkü, ekonomi sadece gelir-gider dengesinden ya da üretim ve tüketimden ibaret değildir. Hangi kültürel değerler üzerine oturduğunu bilmeden sıkıntıya düşüldüğünde başka kültürlere ait bazı kurumları aktararak bunalıma çare bulmaya kalkışmak, hastalığı tedaviden çok ağrı kesici ile çekilen acıyı hissettirmemeye çalışmaktan öte gitmez.

Dünkü bir gazetede Wall Street Journal Gazetesi'nden alınma ve "Küresel isyana Osmanlı çözümü" başlığı ile verilen haber ister istemez insanın gururunu okşuyor. Ama, bunun yanında hemen bir takım düşüncelerde gündeme geliyor. Çünkü, ülkemizde Cumhuriyeti kuran kadronun temel hareket noktası geçmişe ait ne varsa kötülemek ve gündemden çıkarmak olmuştur. Böyle bir ortamda yetişmiş ama geçmişine saygısını da yitirmemiş birisi olarak Amerikalılara ekonomik krizden çıkış için Osmanlı'daki vakıf sisteminin hem de bir Amerikan gazetesinde önerilmesi elbette gururumu okşadı... Biz yıllardan beri Osmanlı'ya ait ne varsa kötüleyip atmakla meşgul olurken birilerinin bizim reddettiklerimizi kendi yöneticilerine tavsiye etmeleri hoş değil mi? Bana hoş geldi.

Ancak haberin detayını okuduğumda teklifin kapitalist sisteme İslam kültürünün ve medeniyetinin gönüllülüğe dayalı bir kurumunun önerilmesi bana biraz tuhaf geldi. Çünkü, bu kapitalist sistemin değiştirilmesi değil, sistemin açılan yırtıklarının bir takım yamalarla kapatılmaya çalışılmasından ibaretti. Vahşi kapitalizmin toplumları isyana sürükleyen uygulamalarının yol açtığı yırtığın kapatılmasında Osmanlı kurumlarının yama olarak kullanılmasından ibaret. Halbuki sistemler bu tür yamalarla sağılığa kavuşturulamaz. Belki Osmanlı kumaşından yeni bir elbise dikilmesi işe yarayabilir. Bunda da vakıf kurumunun İslam medeniyetinin bir ürünü olduğunu unutmak gibi bir tehlike söz konusudur. Çünkü, vakıflar zengin Müslümanların toplumdan aldıklarının bir kısmını karşılığını sadece Allah'tan bekleyerek topuma vermeleri demektir. İşin bu boyutunu bilmeyince ya da anlaşılamayınca Wall Street Journal'in teklifi vakıf kurumunu Kapitalist kurallarla hayata geçirmek anlamına gelir. Devlet teşvikleri ile oluşturulacak kurumun adı İslam kültüründe vakıf değildir. Küresel isyana vakıflar yoluyla çözüm bulunabileceğini belirten gazete haberinde, "Devletin yetişemediği okul, hastane, yol gibi altyapı yatırımlarını zenginler yaptırabilirler. Bu hem istihdam yaratır hem de yatırımcıyı çeker" deniliyor. Ancak bu söylenenin vakfın mahiyeti ile pek bir bağlantısı yoktur. Kaldı ki haberde Osmanlı vakıflarından söz edilirken günümüz Türkiyesi'ndeki bir takım vakıfların faaliyetlerinden söz ediliyor. Yani kapitalist sisteme yamanmış vakıflar örnek gösteriliyor. Çünkü, İslam kültür ve medeniyetinin ürünü olan vakıflara bağışlanan menkul ve gayrimenkul sermayelerde kâr amacı yoktur. Tamamen hayır amaçlı ve Allah rızasını elde etmeye dönük kurumlardır.

Meseleye bu açıdan bakıldığında vakıf müessesesini kendi kültürü içinde ele almak gerekir. Vakıf müessesine hayat veren inanç ve medeniyetin olmadığı yerde vakıf adı altında bir takım kurumlar oluşturulsa bile Osmanlı Vakıf sistemini hayata geçirmiş olmazsınız.

Bu haberden elbette almamız gereken dersler de vardır. Bu dersin başında Batı medeniyeti ateş çemberinin ortasında kalmış akrep misali kendi kendini sokarak yok etmek üzeredir. Buna çare arayışı da doğaldır. Ancak, çare ararken her toplum kendi değerleri içinde çözümü bulmak durumundadır. Eğer kendi değerleri içinde toplumu ayakta tutmalarının mümkün olmadığını görmüşlerse o zaman yeni bir alternatif bulmak durumdadırlar. Görünen o ki maddeyi esas alan, bunun da ötesinde maddeyi putlaştıran bir medeniyete İslam medeniyetinin bazı kurumlarını yakmamaya kalkışmak derde derman olmaz. Bu bakımdan Batılılar önce kendi medeniyetlerini sorgulamak durumundadırlar. Bundan sonradır ki yeni bir arayışa girebilirler, bundan sonradır ki gittikleri yolun yanlış olduğunu görebilirler. Hastalığa doğru teşhis koyduktan sonra tedavi gündeme gelebilir. Bu tedavi madde medeniyetinin yerine manayı esas alan İslam Medeniyetinin bir bütün olarak geçirilmesi ile mümkündür. Bunun dışındaki tüm çabalar bir arayıştan öte sonuç vermeyecektir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.