14 Aralık 2017 Perşembe25 R.Evvel 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:41Güneş 08:14Öğle 13:06İkindi 15:23Akşam 17:44Yatsı 19:11
    • 7°C Adana
    • 7°C Adıyaman
    • 1°C Afyon
    • 0°C Ağrı
    • 1°C Amasya
    • -2°C Ankara
    • 8°C Antalya
    • 0°C Artvin
    • 9°C Aydın
    • 7°C Balıkesir
  • BIST: 108.153 -0.82
  • Altın: 153,903 0.01
  • Dolar: 3,8325 -0.13
  • Euro: 4,5073 0.05

Türkiye İçin Her Yer Şehid Her Yer Duâ-1

Ahmet Doğan İlbey

Daha önce nâcizâne yazdıklarımı şehidlerimizin ruhu ve milletimizin kanayan yüreği için bir daha tekrar ediyorum. Aziz şehitlerimizi cepheye yollayan hükümetin “efendi”lerine ve komutanlara hitaben bir müddet önce nâçiz kelimelere döktüğüm yüreğimi kanatan sayhalarımı tekrar “acıyan yerimden” çıkarıp âyet emrine bağlı olarak atom bombasından daha yakıcı bir şekilde muhatapların sağır ve ebleh dimağlarına bir daha tebliğ ediyorum.

Her şehit haberi geldikçe o mübârek şehitlerle birlikte “vurulup vurulup kıvranıyor” millet. Öfke ve figan Anadolu’yu sarıyor, öfke ve gözyaşı anaların, babaların, eşlerin, çocukların ciğerlerini dağlıyor, öfke ve acı damar damar, yürek yürek büyüyor efendi! Bu öfkede nefs ve kin yok. Bu öfkede menfaat ve hınç yok, bu öfkede Allah (c.c)’ın âyetlerine, Hz. Peygamber (s.a.v)’in sünnetine aykırılık yok.

Kadere ve kazaya inanıyoruz efendi! Allah (c.c)‘ın ecel vaktini yazdığına inanıyoruz elhamdülillah. Şüphesiz ki Allah (c.c), âyetinden bildirdiği üzere her kul bir vesile kılınarak ölecektir ve şehitlik mertebesine ulaşacaktır. Âmenna! Fakat efendi! Düşman, yani PKK azıttı, haddini bilmez oldu, kan içen vampirlere dönüştü yine. Askerlerimizi peş peşe şehit etmeye başladı. Dağlar, ovalar yine şehit kanlarına boyandı.

Bu ülke ki, devasa ordusu bir avuç PKK’ ile çeyrek asırdır baş edemiyor. Ülkenin generalleri ve komutanları beş yıldızlı lojmanlarda, tatil evlerinde ve gazinolarda semiriyorlar. Bu ülke ki, hafta geçmeden askerleri ve polisleri şehitleri oluyor ve yüreklere ateş düşüyor. Fakat bu ülkenin idarecileri, komutanları utanmadan içi boş protokol beyanatlar yarıştırmakla meşguller.

Kandil Dağı’nın yakacaksın efendi! Silahlı gördüğün her PKK’lıyı meydanlarda asıp sallandıracaksın. Savaştır bunun adı. Savaş açan düşman alçaklığın, namussuzluğun, canavarlığın bütün icaplarını ve şenaatını taşıyarak saldırıyor. O zaman açıp Kur’an-ı Kerim’i, böyle bir düşmana ne yapılır, okuyup gereğini yerine getireceksin efendi! Kısasa kısas; âyet böyle buyuruyor.

Asıp sallandırmazsan olmaz efendi! Bu şenî ve cinaî meseleler için âyet var. “Müşrikler sizinle toptan savaştıkları gibi, siz de onlarla toptan savaşın” (Tevbe / 36). “Sizlinle savaşanlarla siz de Allah yolunda savaşın ve aşırı gitmeyin. Şüphesiz Allah aşırı gidenleri sevmez” (Bakara /190).

Kürt insanımızın tırnağına dahi zarar vermeden şu âyet üzere silahlı yakaladığın her PKK’lı teröristi görünür yerlerde ibret için asacaksın: “Kendilerine haksız yere saldırılan kimselere savaşma izni verilmiştir. Şüphesiz Allah onlara yardım etmeye kadirdir (Hacc suresi / 39-40).


YUMUŞAK KARNINI VE MİLLET DOSTLARINI İYİ TANIMALISIN

Bu ülkede çeyrek asırdır hep Mehmetçikler ve polisler şehit edilir. Siyah Türkler ve Siyah Kürtler, yani Müslümanca yaşayan milletin çocukları PKK’yla savaşır ve şehit olurlar.

Bu fedakâr ve sâdık, Müslümanlığıyla temayüz etmiş gençleri, bu, hesapsız vatansever delikanlıları, bu, kıt kanaat geçinen ailelerin çocuklarını sen iyi tanırsın efendi! Askerlik zamanları geldi mi hiçbir kaçamağa, bürokratik üçkağıda, sahte sağlık raporuna, yurt dışı ikametlerine tenezzül ve tevessül etmezler.

Askerlik çağları geldi mi gâzâya gider gibi giderler sülüslerinde yazılı kıtalarına.

Gerçi azılı ve laikçi generaller bu şehitlerin analarını, bacılarını başörtülü olduğu için kışlanın ve askerî lojmanların dış kapısından içeriye sokmazlar. Onlara bunun hesabını bu şehitlerin yetimleri soracaktır inşallah.

Güneydoğu’nun “ölüm tarlalarına” dönüşen mayınlı mıntıkalarında, Türkiye’nin en gayr-ı millî zümreleri olan bilumum Beyaz ve laikçi Türklerin, yani generallerin, kapitalist dükaların, egemen oligarkların, bürokratik imtiyazlı sınıfın, kokuşmuş burjuvanın, Pera kültürlü namusuz ve iğrenç sinema ve sahne sanatçılarının kendilerinin ve çocuklarının askerlik yaptığını gören ve duyan var mı? Şehidlik kavramına, şehadet şerbeti içmeye inanır mı bu şenî zümreler?

Ol vakit, Türkiye’nin, yani Hakk’a tapan Türklüğün hangi zünrelerden meydana geldiğini bir daha hatırlayıp, şehidlerin aidiyet hissettiği milleti başının üstüne almalısın.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.