15 Aralık 2017 Cuma26 R.Evvel 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:42Güneş 08:15Öğle 13:06İkindi 15:23Akşam 17:44Yatsı 19:11
    • 12°C Adana
    • 4°C Adıyaman
    • 1°C Afyon
    • -16°C Ağrı
    • 1°C Amasya
    • 0°C Ankara
    • 10°C Antalya
    • 3°C Artvin
    • 11°C Aydın
    • 7°C Balıkesir
  • BIST: 109.666 1.40
  • Altın: 156,594 1.76
  • Dolar: 3,8910 1.53
  • Euro: 4,5831 1.68

Deprem, miting, provokasyon...

Hüseyin Gülerce

Van ve Erciş'i vuran deprem, müminler açısından İlahî bir ikazdır. O'ndan habersiz hiçbir şey olmuyor. Kıtaları kaydıran da O, fay hatlarında enerji biriktiren de O.


Tabiata kanunları koyan da O. Kanunları bir kenara koyup, mucizeleri yapan da O. Bu bizim inancımız. O zaman, koskoca bir depremin zamanlamasına kafa yormamız gerekmez mi?

İlahi ikaz, Allahualem, bizim kardeşliğimizle ilgili. Çünkü bu topraklarda ısrarla ve haince bir Türk-Kürt çatışması ile kardeşliğimiz, birliğimiz, dirliğimiz hedef alındı. Gönüllerimizi bir arada tutan sadece inancımız, ortak değerlerimiz kaldı. O değerlerden kopartılan yeni nesiller eliyle sağlam zeminlerden, çürük zeminlere çekiliyoruz...

Allah, bize, bizi bir arada tutan tutkalı hatırlatıyor: Kardeşliğimiz... Deprem sonrasında olana bakar mısınız? Deprem bölgesine yardım yağıyor. Devletin imkânları, sivil toplumun imkânları seferber oldu. Fert fert hayırsever insanlar yardıma koşuyorlar. Battaniyeler ile su ile ekmek ile seyyar mutfaklar ile kan ile ter ile kucaklaşmaya koşuyorlar. Şu anda Van, Türkiye'nin kalbidir. Bu yürekten sarılma, bu içten kucaklaşma herkesi bir daha, bir daha düşünmeye sevk etmelidir. Parti tüzüklerinden kardeşlik kelimesini kaldıranlar bile şimdi kardeşliğin kokusunu hatırladılar... Bugün, kardeşliği hafife alanların, yüreğin gücünü küçümseyenlerin nerede yanlış yaptıklarını sorgulama günüdür. Daha önümüzde tuzaklar, her köşe başında kurulmuş pusular var. Hepsini ama hepsini bizim kardeşliğimiz bozacaktır. Yüreğimizi konuşturalım; Türk-Kürt ne demek, biz kardeşiz. İşte deprem, İlahî üslubun dili ile bize kardeşliğimizi hatırlatıyor, belki de son dönemeçte en büyük ikazı yapıyor.

Çözüm kardeşliğimizde ve herkesin eşit yurttaş olduğu, hukukun üstünlüğü ile taçlanmış demokratik ileri Türkiye'dedir. Herkes sorumluluğunun gereğini yapmalıdır. Sözü, İstanbul'da yapılması planlanan milyonluk mitinge getirmek istiyorum.

En önde bulunan 24 sivil toplum kuruluşu tarafından oluşturulan "Birliğe Çağrı Platformu", mitingi; artan terör olayları neticesinde şehit düşen polis, asker ve sivil halkın acısını, toplumun her kesiminin, derinden hissettiğini belirterek bu olaylara tepki göstermek için yapacaklarını söylüyor. İyi niyetlerinden şüphe duymayabiliriz. Ama kanaatimce yanlış yapılıyor. Doğu'da deprem acılarının sarılmaya çalışıldığı bir sırada, Batı'da Türkiye'nin en büyük şehrinde milyonlarca insanın sokaklarda sloganlar atmasını doğru bulmuyorum. Bu kalabalıklar her türlü provokasyona açıktır. Cumhuriyet mitinglerinden netice alamayanların yüz binlerin arasına sızmasını kimse önleyemez. Sahibi Kürt olarak ilan edilecek işyerlerine saldırılar yapılabilir. Kardeşlik adına, yaraların sarılması adına, depremle doğan en büyük fırsat dinamitlenebilir.

Kaldı ki, hangi iyi niyetle olursa olsun, bu tür mitingler, gösteriler, çözümü halka havale etme yanlışlığının tezahürüdür. Sokak, darbelerle sabittir, bizim ülkemizde vesayetçilerin aletidir. Şehit cenazelerinde 25 yıldır "Şehitler ölmez, vatan bölünmez" diye bağrılıyor, ama yara daha da derinleşti. Şimdi öfke değil, şefkat zamanıdır.

Bir gerçeği de unutmayalım. Bu ülkede gücü halka yeten darbeciler, bu toplumu hep kutuplaştırarak, vuruşturarak gayelerine ulaştılar. Sağcı-solcu, ilerici-gerici, laik-dindar kutuplaştırmalarından sonra ellerinde tek bir şey kaldı: Türk-Kürt çatışması...

Sütten ağzı yanan, yoğurdu üfleyerek yer. Tekrar ediyorum, mitingi tertipleyenlerin iyi niyetinden şüphe etmemek başka şey, provokasyonlara karşı uyanık bulunmak başka şey. Herkesin dikkatli, temkinli olması gereken günlerin içerisinden geçiyoruz. Sorumluluğu olan herkesi sağduyuya davet etmemiz gerekiyor.

Depremin getirdiği şefkat ve kardeşlik atmosferini, yaralarımızı sararken sokaklarda yürümenin doğru olmayacağını gerekçe göstererek bu mitingden tamamen vazgeçilebilir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.