27 Temmuz 2017 Perşembe3 Zilkâde 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 04:00Güneş 05:48Öğle 13:18İkindi 17:11Akşam 20:34Yatsı 22:14
    • 31°C Adana
    • 33°C Adıyaman
    • 25°C Afyon
    • 24°C Ağrı
    • 28°C Amasya
    • 25°C Ankara
    • 29°C Antalya
    • 27°C Artvin
    • 28°C Aydın
    • 26°C Balıkesir
  • BIST: 107.206 0.15
  • Altın: 143,369 -0.11
  • Dolar: 3,5533 -0.29
  • Euro: 4,1312 -0.52

Cumhuriyet Bayramını Kimler Niçin Kutlar?

Ahmet Doğan İlbey

“Cumhuriyet Bayramı” ifadesi yanlıştır ve “bayram” sıfatını haiz değildir. “Bayram”, ıstılahî mânada İslâmî bir kelimedir. Âyetlerde emredildiği üzere Ramazan ve Kurban Bayramları’na bayram denir ve ancak Müslüman milletçe kutlanır.

Cumhuriyet, zorba askerî bürokrasi ve Batıcı aydınlar tarafından Avrupaî tarzda bir devlet olarak düşünüldüğü için “Cumhuriyet Törenleri” demek daha münasiptir.

Bu sebeptendir ki Cumhuriyet kutlamaları, totaliter rejimlerin törenlerinden taklit edilen, Batılı gibi olmayı telkin eden ve Kemalizm’in varlığını “kutsayan” törenlerdir.

BALO VE CUMHURİYET “ANLAMDAŞ” KELİMELERDİR

Balo, danslı ve özel kıyafetli gece eğlencesi demektir. Baloların kaynağı Pera’da (Galata-Beyoğlu) azınlıklarla Türk modernleşmecilerinin buluşup karnaval havasında yapılan toplantılardır.

II. Meşrutiyet’le kadınlı-erkekli balolar Batıcı-Türk zümrelerce moda olur.

Bolşevik Devrimi’nden kaçan Beyaz Rusların gelmesi ve 1918’de İstanbul’un işgal edilmesinden sonra Batıcı aydın ve askerî bürokrasi eliyle balo sosyal hayata dahil edilir.

Cumhuriyet Baloları’nın resmî yolla mecburi bir âdet hâline getirilmesi, Kemalist ideolojiyi, yani Batılılaşmayı “sosyalleştirmek” içindir. Bu balolarda özellikle Bach, Beethoven gibi Avrupa mûsikisinin temsilcilerinden konçertolar çalınır. Cumhuriyet kutlamalarında bağlama ile çalınan “aziz türkülerimizin” ve tasavvufî ilahilerimizin okunduğu konserler hiç görülmüş müdür?

Kutlamalar için özel dekolte kıyafetler hazırlanır, bütün şehir ve ilçelerde mülkî âmirler ve seçkin zevat laikçi cumhuriyeti kutlamayı resmî bir mecburiyet olarak görürler. Cumhuriyet için her tarafa ay-yıldızlı bayraklar asılır. Oysa ay-yıldızlı bayrak, Batılı âdetlere, baloya, içkiye ve laikçi rejime karşı olan bir bayraktır.

Cumhuriyet, Mehmet Âkif’in hayâlini kurduğu İslâm eksenli bir millî cumhuriyet olsaydı, her yıl Hacı Bayram Veli Câmii’ne gidilirdi, cumhurbaşkanlığı “resepsiyonlarında” Frenkler gibi ayakta kadehler kaldırılmazdı. Oturularak İstiklâl Harbi’ni yapan ceddimiz ve askerimiz hakkında sohbet edilir ve sonra da duâ edilirdi.

Fakat böyle midir yapılan cumhuriyet kutlamaları? Yürürlükteki cumhuriyet kutlamaları “haydi balolara, dansa ve modern yaşama” çılgınlıklarıyla kutlanıyor. CHP’nin hususen cumhuriyet baloları düzenlemesi rejimin Altı Ok’la ideolojik ortaklığıdır. Kutlamalara en çok şuh artistler, mankenler, sanatçılar ve Roteryanlar gibi millete ağyar zümreler davet edilir.

Milletin kanaat önderlerinin, âlim ve fâzıl zâtlarının cumhuriyet kutlamalarına çağrılmaması, cumhuriyetin millete ait olmadığını göstermez mi?

CUMHURİYETİ KUTLAYANLARIN FİKR Ü ZİHNİYETİ

Cumhuriyet kutlamaları, muazzez İslâm medeniyetinin hâmisi olan Müslüman Türklüğün değerlerinden kopmak mânasına gelir.

İslâm değerlerine yer verilmeyen cumhuriyet, milletin rızasıyla ilân edilmediği için sadece Kemalist bürokrasi, CHP ve benzeri zihniyetteki zümreler tarafından kutlanır.

Cumhuriyet kutlamaları, devlet eliyle yapılan Batılılaşmanın bir veçhesi olup, Müslüman milletin medenî ve mânevî değerlerinden çıkmak, “muasır Avrupa”nın eşkâl ve kıyafetine, kültür ve zihniyetine bürünmektir.

Cumhuriyeti kutlayanlar, İstiklâl Harbine, yani “vatan-ı İslâmiye” dâvasıyla başlatılan Millî Mücadele’nin ruhuna ihanet eden güruh ve İslâmlaşmış Türk kimliğinin içini boşaltıp mânasından soyarak dış maddesiyle pozitivist Batılı bir “ulusa” benzetmek isteyen laik devrimci zabitan sınıfıdır.

Cumhuriyeti kutlayanlar, “medeniyet-i İslâmiye” nin potasında bin yılda meydana gelen Türklüğü “ılga” ederek yerine İslâmî ruh köklerinden koparılmış “asrî Türklüğü” cebren ikâme etmek isteyenlerdir.

Dahası, İslâm’ı “kamusal alanda” belirleyici olmaktan çıkarıp, ferdin vicdanına mahkûm edenlerdir.

CUMHURİYETİ KURANLAR “TROYALI TÜRKLERDEN”MİŞ

Her yıl cumhuriyet kutlamalarında yapılan senfoni konserlerinin, tiyatro ve oyunların, Kuvva-yı Milliye’yi meydana getiren askeriyenin ve milletin taşıdığı inançla hiçbir ilgisi yoktur.

Millî Mücadele’de kovulan Yunanlıların pagan cedlerine ait “mitolojik tanrıların” kahramanlıklarıyla dolu bu konser ve gösteriler birer gaflet ve dalâlet numunesidir.

Cumhuriyet konserlerinden birkaçının ne anlama geldiğini öğrenince dudaklarınız uçuklayacak mıdır göreceğiz?

“Hektor’un İntikamı”: Homeros Destanları’nda anlatılan Troyalıların kahramanlarından Hektor, Grekler tarafından öldürülür.

Kemalist tarih yanlıları, İslâm mâzimizi, yani Osmanlı Türklüğünü reddettikleri için, “yeni Türk ulusunun” menşeini pagan, yani putperest Troyalıların yaşadığı iddia edilen Anadolu’da arayarak kendilerine İslâmsız bir tarih kimliği icat ederler.

M. Kemal’in, Çanakkale Savaşı’ndan sonra kullandığı “Hektor’un intikamını aldık” sözünü bu tarih anlayışından hareketle, “Troya kahramanı Hektor”u, M. Kemal’in şahsına uyarlayarak, Çanakkale ve İstiklâl Savaşlarında ölenlerin birer “Hektor” olduğunu, cumhuriyeti kuranların da “Hektorların”, yani Troya Türklerinin intikamını alan kahramanlar olduğu martavalını sanatlaştırırlar.

Her cumhuriyet kutlamalarında “Hektor’un Kanının İntikamı” adlı konser düzenlerler. Troyalıların Türk olduğunu ileri sürüp, İslâm kimliğinden arındırılmış, pagan Grek özellikler taşıyan “Senfonik Türk” adlı piyano eserini “cumhuriyete armağan” ederler.

Batılılaşma gayesindendir ki, cumhuriyeti kutlayan zümre, Millî Mücadele’de kovulan Yunanlıların putperest efsanelerindeki uyduruk kahramanları sembolleştirerek, cumhuriyet ideolojisinin millet değerlerine karşı olduğu mesajını vermektedirler.

Cumhuriyet törenlerinde en çok icra edilen bir diğer senfonik konser de “Güneşin Askerleri”dir. İslâm’ın gâza tarihine ve gâzilerine, kahraman ve şehitlerine ait tek kare bulunmayan cumhuriyet kutlamalarında “Güneşin Askerleri” yine putperest çağların Mısır, Roma, Yunan mitolojilerinden mülhem bir eserdir.

“Işığın kaynağı” mânasına gelen “Helipolis (güneşin şehri)” pagan Mısır medeniyetinin merkezidir. Grekler için de “güneş”, Anadolu’dur, yani “güneşin doğduğu yerdir.”

Bu senfonik esere göre, “Güneşin Askerleri”, yani Kemalizm’in askerleri Türkiye’nin istiklâli için savaşırken de, cumhuriyeti kurarken de Müslüman Türkler olarak değil, pagan Anadolu’nun Troyalı Türk askerleri olarak savaşıyorlardı.

Şimdi sıkı durun, cumhuriyet kutlamalarının baş sırasında yer alan, opera ve tiyatro olarak icra edilen “Antik Anadolu’dan Kahramanlık Öyküleri”nin ne anlama geldiğini öğreneceksiniz.

Troyalı tanrıların yurdu olan putperest Anadolu’nun “mitolojik kahramanlarının”, halklarına yaptığı iyilikler ve mücadeleler, M. Kemal ve silah arkadaşlarının İstiklâl Harbindeki “mücadelesiyle” aynîleştirilir.

İslâm medeniyetinden arındırılmış cumhuriyet idealini gerçekleştirenler, “Antik Anadolu’nun Kahramanları”na benzetilerek, tarih bağları Türklükle ilgisi olmayan medeniyetlerde aranır.

Not: Salı günü “Cumhuriyeti Nasıl Bilirsiniz?” sualiyle bu mevzua devam edeceğiz.






UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.