29 Mart 2017 Çarşamba2 Recep 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Biz, insanlara belli zaman aralıklarıyla okuyasın diye Kur’an’ı parçalara ayırdık ve onu bölümler halinde indirdik.” (İsra, 17/106)
  • “Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” (Buhârî, "Fezâilü’l–Kur’ân", 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:18Güneş 06:46Öğle 13:16İkindi 16:45Akşam 19:33Yatsı 20:54
    • 10°C Adana
    • 4°C Adıyaman
    • 3°C Afyon
    • -5°C Ağrı
    • 0°C Amasya
    • -2°C Ankara
    • 10°C Antalya
    • 1°C Artvin
    • 9°C Aydın
    • 1°C Balıkesir
  • BIST: 90.182 0.54
  • Altın: 147,216 0.93
  • Dolar: 3,6478 0.95
  • Euro: 3,9515 0.65

Fıkıh ve Mezhep Zarurîdir

M. Şevket Eygi

Birinci FIKIH, İslam ümmetinin bin küsur yıl boyunca yapmış olduğu en büyük ilim hizmetidir.

Fıkıh Kur'an, Sünnet'ten ve icmâ-i ümmetten çıkartılmış hükümlerin tamamına verilen isimdir.

Müslüman bir toplumun dünya hayatında iyi, doğru, güzel, haysiyetli, dengeli bir şekilde yaşaması için fıkıh gereklidir, fıkha uymak gereklidir.

Ehl-i Sünnet aleminde bin küsur yıl boyunca 15-20 kadar mutlak müctehid çıkmıştır.

Zamanımızda müctehidlik taslayanlar gerçek müctehid değildir.

Bunların dördünün fıkıh mezhepleri (ekolleri) kayıt altına alınmış ve Müslümanların yüzde sekseninden fazlası tarafından hükümleri hayata uygulanmıştır.

Fıkıh ilmi ve mezhepleri olmadan Kur'an ve Sünnet hayata doğru olarak uygulanamaz.

Mezhepsizlik ve fıkıhsızlık İslam Şeriatını tehdit eden en büyük tehlike ve bid'attir.

Mezheplerin hükümlerini karmakarışık şekilde uygulamak dini oyuncak etmek, dinle alay etmektir.

Mezhepsizlik dinsizliğe köprüdür.

Dört mezheb usûlde, temellerde, esasta bir ve beraberdir.

Sadece teferruata (ayrıntılara) ait hükümlerde ve ictihadlarda bazı çeşitlilik vardır ki, bu çeşitlilik Müslümanlar için geniş bir rahmettir.

Reformcular açıkça ve gizlice Sünnete saldırıyor. Sünnet yıkılırsa fıkıh da yıkılır. Fıkıh yıkılırsa İslam aleminde kaos ve anarşi başlar.

Fıkıh ilmi bir bahr-i bipâyandır.

Cahil ve mukallid Müslümanlar kendi kafalarına ve kendi re'y ve hevalarına göre Kur'andan ve Sünnetten hüküm çıkartamaz.

Kur'anı yorumlamak için icazetli din alimi, icazetli fakih ve icazetli müfessir olmak gerekir.

Onlar da mukaddes kitabımızı re'y ve heva ile yorumlayamaz.

Kur'anı re'y ve heva ile yorumlamak büyük günahtır. Küfre kadar gidebilir.

Ehl-i Sünnet fıkhına ve mezheplerine muhalif olanlar, onları yıkmaya çalışanlar bid'at fırkalarının ajanlarıdır. Ehl-i Sünnet yıkılsın ki, o bid'at fırkaları revaç bulsun, taraftar kazansın, hâkim olsun.

Ehl-i Sünnet Kur'anın ve Sünnetin doğru yorumudur.

Ehl-i Sünnet dışı fırkaların ve mezheplerin, Ehl-i Sünnete ters düşen hükümlerinin bir teki bile doğru değildir. Ehl-i Sünnet yüzde yüz doğrudur, haklıdır.

Ehl-i Sünnet, hadîste geçen Fırka-i Nâciyedir.

Ehl-i Sünnet hadîste geçen Sevad-ı Âzamdır.

Osmanlı devleti ve Hilafeti Ehl-i Sünnet inancı ve fıkhı üzerineydi.

Osmanlı İslam devletine hıyanet eden bid'atçilerin yaptıklarını biliyoruz ve görüyoruz.

"İslam'ın yanında iki hak ibrahimî din vardır, bunların mensupları da ehl-i necat ve ehl-i Cennettir" bozuk inancı Ehl-i Sünnete aykırıdır.

Böyle bir inanca sahip kimselerin ardında namaz kılınmaz.

İslam'da cihad farizası yoktur diyenler Ehl-i Sünnet dışına çıkmıştır.

Ehl-i sÜnnete göre kafirler dost ve veli edinilmez. Edenler bid'atçidir.

Şefaati inkar edenler Ehl-i Sünnet dışıdır.

Kaderi inkar edenler de öyle.

Ehl-i Sünnette beş vakit namazı üç vakitte cem ederek kılmak yoktur. Böyle yapanlar Ehl-i Sünnet sınırları dışına çıkmıştır.

Ehl-i Sünnetin zaruriyat-ı diniye olarak kabul ettiği İslamî kurum, değer ve hükümler Kıyamet'e kadar bakidir, yürürlüktedir. Bunlara aykırı ictihad yapılamaz.

İslam Allah katında tek hak, makbul, geçerli dindir.

Resulullah Efendimizin (Salat ve selam olsun ona) hadîslerinin yeni tasnifleri yapılabilir ama hadîsler asla ve asla AB normlarına, Feminizm ideolojisine, Batı medeniyeti kriterlerine, Kemalizme göre göre değerlendirilip ayıklanamaz.

Ehl-i Sünnet İslamlığında zina kebairdendir (büyük günahlardandır). Şeriat zina suçunu işleyenlere ağır cezalar verir. Zinanın suç ve günah olduğunu inkar edenler Ehl-i Sünnet'ten ve İslam'dan çıkmış olur.

İslam sekülarizmi kabul etmez.

İslam'da din ve dünya ayırımı yoktur.

Bu devirde mutlak müctehid yoktur.

Dinde reform yapılamaz.

Dinde değişim yapılamaz.

Dinde yenilik yapılamaz.

Ilımlı, light İslam olmaz; ılımlı Müslüman olabilir.

İslam'ın temel hükümleri, zaruriyat-ı diniye evrenseldir, değiştirilemez.

Bütün doğru inançların, iyi amellerin, güzel şeylerin kaynağı Şeriattır.

Osmanlı devleti maddî ve mânevî gücünü Ehl-i Sünnetten ve Şeriat-ı Garra-i Ahmediyyeden almıştır.

Ehl-i Sünnet İslamlığında taqiyye yoktur.

Ehl-i Sünnet İslamlığında din ilimlerini para kazanmak ve zengin olmak niyetiyle öğrenmek haramdır.

Ehl-i Sünnet İslamlığında Allah ile olan bütün işlerde ihlas, yaratıklarla olan muamelerde adalet esastır.

Ehl-i Sünnet İslamlığına göre bütün mü'minler tek bir Ümmet oluşturur.

Ehl-i Sünnet Müslümanında kuvvetli bir ümmet şuurunu vardır.

Olgun bir Ehl-i sünnet Müslümanı hizip, fırka, grup, cemaat, klik, tarikat asabiyetine saplanmaz.

Ehl-i Sünnet Müslümanlığında, Ümmetin başında âlim, fâzıl, ehil, layık, muktedir bir İmam-ı Kebir bulunması ve bütün mü'minlerin bu zata biat ve itaat etmeleri temel şartı vardır.

Ehl-i Sünnet Müslümanlığında, mü'minlerin Allah katında dereceleri taqvalarına göredir.

Taqva, ilim, irfan, fazilet, ahlak ölçüsünü bırakıp cemaat veya hizip mensubiyetini öne alanlar korkunç bir bid'at içindedir.

Bütün Sünnî Müslümanlar, en uygun ve etkili şekilde Ehl-i Sünneti korumak, güçlendirmek, yaymakla mükelleftir.

Ehl-i Sünnete hizmet etmek Kur'ana, Sünnete, Şeriata hizmettir.

Bu hizmet mutlaka ihlasla yapılmalıdır.

Allah ihlassız hizmetleri kabul etmez.

(Sahih-i Müslim'deki 1905 numaralı hadîse bakınız.)

Cenab-ı Hak cümlemizi ihlaslı, akıllı, firasetli, âdil, dengeli, gerçekten hizmet eden kullarından eylesin. Âmin.

* (İkinci yazı)

Açık Saçık Liseli Kız

Pek genç bir kız... On sekizinden küçük... Sevgilisi ile birlikte çekilmiş fotoğrafını gördüm. Kıyafeti açık saçıktı pek dekolteydi... Elbisesi göğüslerinden tutturulmuştu, askı falan yoktu. Affedersiniz memelerinin bir kısmı görülüyordu. Kız makyajlıydı. Pek şuh ve işveli şekilde gülüyordu... El tırnakları ojeliydi (Takmaymış)... Bu kız geceleri tek başına sokağa çıkıyor ve yabancı erkek arkadaş(lar)ının evine gidiyormuş...

Sonra kızın başına çok fena şeyler gelmiş, sevgilisi tarafından feci ve vahşi şekilde öldürülmüş.

Bu kız bir lise öğrencisiymiş.

Millî eğitimimiz çok ilerledi.

Çok uygar ve çağdaş bir toplum olduk.

Baksanıza liseli küçük (reşid olmayan) bazı kızlar ne kadar açıldı saçıldı uygarlaştı.

On dört yaşında böyle açık saçık uygar özgür nice kız o kadar olgunlaştı ki, 18'inde gösteriyor.

Bazı liseli kız öğrenciler mini etek giyiyor.

Laik rejim okullarda karma eğitimi yaygın hale getirdi.

Kızların ayrı, erkek çocukların ayrı sıralarda oturmalarına bile izin verilmiyor. Kaynaşsınlar isteniyor.

Laik, karma, Kemalist, çağdaş, uygar eğitim sistemi gençliği, yeni nesilleri yaman şekilde yetiştiriyor.

Bundan birkaç yıl önce bir firma bir lisede cinsellik konferansı verdirmiş, konferanstan sonra öğrencilere bedava prezervatif dağıtmıştı.

Doğrusu çok ilerledik.

Öyle ilerledik, çağdaş uygarlık düzeyine öyle bir fırladık ki, kız ve oğlan çocukları eskisine nispetle bir iki yıl önce bülûğa ermeye başladırlar.

Açık konuşmak istemiyorum:

Tanıdığınız, samimî olduğunuz jinekolog, psikolog ve psikiyatri uzmanları varsa onlarla konuşun. Size çok acayip şeyler anlatacaklardır. Kürtaj mürtaj ensest mensest ve saire...

Zaten artık zina da suç değil.

Atatürk'ü geçtik. Onun zamanında zina suçtu.

Ah ne ilerledik ne ilerledik.

Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.